Cildin erken yaşlanmasını engellemek için ünlü markaların kozmetik laboratuvarlarında geliştirdiği yüksek teknolojili kremler, kadınlara uzun zaman zarfında gençliklerini geri getiriyor.
Botoks, keşfedildiğinden beri kadınlar arasında anti-aging alanında tahtını koruyor. Buna rağmen dünyaca ünlü kozmetik laboratuvarları da yeni kremlerin içerikleriyle ilgili yeni keşiflere devam ediyor. Bilim adamları, son dönemde özellikle cilt tiplerini mercek altına almış durumdalar. Yeni geliştirilen kremler ise cildin üç katmanı üzerindeki yaşlanma belirtileri konusunda uzmanlar. Çünkü erken yaşlanma, cildin değişik özellikteki bu üç katmanında gerçekleşiyor. Cildimiz epidermis, dermis ve her iki tabakayı birbirine bağlayan bazal ince bir dermo-epidermal zardan oluşuyor. İki cilt tabakası arasındaki bu zar, hücresel alışveriş açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca potansiyel kırışıklık oluşumunun sorumluluğu da yine bu zara ait...
İşte bu tabaka zayıfladığı an cilt de gerginliğini ve sıkılığını kaybediyor. Cildin tipine göre oluşabilecek kırışıklıklar için uzmanlar farklı kremler öneriyor. Örneğin, ilk mimik kırışıklıkları oluşmaya başlayan 30 yaşındaki kadın, 60 yaşındaki ve uzun süredir derine yerleşmiş yaşlılık izlerine sahip kadından farklı bir cilt bakımına ihtiyaç duyar. Çünkü 60 yaşındaki kadının bazal zarı zaten zarar görmüştür.
YENİ METODLAR NASIL ÇALIŞIYOR
İşte tam bu noktada yeni birtakım anti-aging teknikleri devreye giriyor. Bugün artık bileşiminde retinol bulunan ve hücre bölünmesini sağlayan bakım kremleri, derin kırışıklıkların tedavisinde yeterli olmuyor. Yeni metodlar daha derine iniyor. Sadece mimik çizgilerine değil elastikiyet kaybına karşı da etkili olan bir kremin aynı zamanda bazal tabakaya kadar inmesi gerekiyor. Bu yüzden yeni bakım kremleri gerginleştirici ve sıkılaştırıcı etkileriyle doğrudan sorunun kalbine iniyor. Ciltte kolajen üretimi azalmaya başladığı anda tehlike sinyalleri çalıyor. Bu cilt için oldukça zararlı, çünkü zaman içinde cildin doğal yenileme mekanizması giderek zayıflıyor. İşte bilim adamlarının geliştirdiği teknikle bu süreç devreye giriyor. Mesela poly-kollajen peptidleri ciltte harekete geçiyor ve bu da kollajen liflerinin yeniden yapılanma sürecini başlatıyor. Cilt belirgin bir şekilde pürüzsüz ve dolgun bir görünüme bürünüyor. Doğal yenileme fonksiyonları aktive oluyor ve erken yaşlanma belirgin şekilde erteleniyor. Yüksek teknolojiyle üretilen anti-aging kremlerinin yıllar süren klinik çalışmalar sonunda piyasaya sürüldükleri için bilimsel olarak etkinlikleri de kanıtlanmış. Anti-aging kremleri etkili özellikleriyle ince ve küçük mimik kırışıklıklarını ve yaşlılık çizgilerinin oluşumunu engelliyor.
27 12 2008
porselen gibi bir cilt icin
1 çorba kaşığı yulaf unu-Isıtılmış kil-el kremi-su
Hepsi eşit miktarda bir kaba konulup karıştırılır.Cildinize sürdükten sonra 5 dk. kadar ovarak peeling yapmaniz öneriliyor.Bu işlem cildinizdeki ölü deriyi çikarıp,porselen gibi bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.
SUNA DUMANKAYA
Hepsi eşit miktarda bir kaba konulup karıştırılır.Cildinize sürdükten sonra 5 dk. kadar ovarak peeling yapmaniz öneriliyor.Bu işlem cildinizdeki ölü deriyi çikarıp,porselen gibi bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.
SUNA DUMANKAYA
26 12 2008
Cilt Bakımı Sözlüğü
işte size güzellik ve cilt bakımı sözlüğü.hangi vitaminler ve neler ne işe yarar buyrun vitaminler ve siz.
A vitamini : Kolajen üretimini artırmakta kullanılır ve soyma işlemine katkıda bulunur.
Advanced Performance Complex : Cilt hücrelerini kuvvetlendiren,nemi çeken ve hapseden ve genç cildin korunmasını sağlayan farmasötik malzemelerin karışımı.
Akne : Tüy kökleri ve yağ bezlerindeki kronik bir rahatsızlık.Siyah nokta,sivilce,kist ve bazen de yara olarak ortaya çıkar.
Akne rosacea : Yetişkinlerde görülen,hassasiyet,tahriş ve kızarıklık olarak ortaya çıkan özellikle de burun çevresi ve yanaklarda rastlanan akneye benzer görüntü.
Aktinik keratoz : Ciltteki küçük ve sert kırmızımsı bölgeler.Genellikle açık tenli kişilerde rastlanır,aldırmadıkları takdirde kansere yol açabilir.
Alfa Hidroksi Asit : Bitkilerde elde edilen bir grup asitten oluşur. Cildin üst tabakasını soyucu(peeling) etkisiyle ince ve yüzeysel kırışıklıkları yok etmekte,cildin dokusunu ve rengini iyileştirmekte,gözüneklerin tıkanmasını önlemekte,yağlı ve akneli ciltlerin tedavisinde ve cildin durumunu iyileştirmekte kullanılır.En yaygın şekilde kullanılan Alfa Hidroksi Asit türleri glikolik asit ve laktik asittir.
Allantoin : Karakafes kökünden elde edilir.Şifa verici,nemlendirici, yumuşatıcı olması ve tahrişe sebep olmaması özellikleri nedeniyle kullanılır.
Aloe Vera : Güçlü bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır.Yıpranmış,kuru ve güneşe maruz kalmış ciltler için çok faydalıdır.
Amino Asitler : Lecithin gibi kolajen ve elastinin yapıtaşları.
Antioksidan : Oksidasyon sürecinin yarattığı etki ile ortaya çıkan serbest radikal hasarına karşıbariyer oluşturmakta yardımcı olna bir madde.Oksidasyon ciltteki yaşlanma izlerinin en görünür olanlarını meydana getirir.Değerli cilt bakım antioksidanları nar,C vitanmini,E vitamini,goji berry meyvesi,ellagic asit ve yeşil çaydır.
Arındırma İşlemi : Yeni bir cilt bakım ürünü kullanmaya başladığınızda ciltte meydana gelen reaksiyon.Bu durum;ürün cildi temizlediği ve sıkışan yağları ve pislikleri yüzeye çıkardığı için meydana gelir ve ilk etapta sivilce oluşuma sebep olabilir.
Aşırı pigmentasyon : Melanin pigmentinin aşırı üretimi ve ciltte meydana gelen kararmalar.
Avokado Yağı : Nemlendirici özelliklerinden ötürü kullanılır.
Ayçiçeği Yağı : Yumuşatıcı özelliği ve çok yüksek oranda bitkisel yağ asidi içerigi nedeniyle tercih edilir.
Azelaic asit : Antibakteriyel,anti - enflamatuar özellikleri sebebiyle kullanılır.
B vitamini : Kan dolaşımını arttırır ve dokuları onarır.
Benzoyl Peroksit : Akne tedavisinde kullanılan bir anti bakteriyel. Akne tedavisinde etkilidir ancak cildi kurutabilir ve bazı durumlarda daha çok sivilcelenmeye neden olabilir.
Beyaz başlı sivilceler : Kapalı komedon olarak da bilinirler.Birikmiş öle hücre,yağlanma,bakteri ve pisliklerin gözenekleri tıkanmasıyla oluşurlar.Beyaz başlı sivilceler küçük beyaz şişkinlikler ortaya çıkar.
BHA : Beta Hidroksi Asit olarakta bilinir ve soyma işlemine katkıları sebebiyle kullanılırlar.Lipofilik yani yağda çözünme özelliği ile tanınırlar.En yaygın BHA salisilik asittir.
Bitkisel yağlar : Bitkisel yağlar gerçek yağlardan farklıdır.Sudan daha hafif olan bitkisel yağlar antiseptik ve anti - enflamatuar etkilere sahiptir.
Bitkisel yağ asitleri : Hücresel zarın temel yapıtaşıdır,omega 3,omega 6,keen tohumu,goji berry meyvesi gibi türleri hücresel su kaybını önlemekte kullanılır.
C vitamini : Antioksidan ve şifa verme özellikleri ile tanınır.
Camomile : Anti-enflamatuar özelliği sebebiyle kullanılır.Bakterileri yok eder,kaşıntıları önler ve yumuşatır.Antiseptik ve saflaştırıcı etkileri vardır.
Chitosan : Nemin tutulmasında yardımcı olur.
Cilt Üstü Su Kaybı : Ciltteki suyun atmosfere kaçmasıdır.Kaçınılmaz olarak hücrenin su deposundaki dahili suyun da bir kısmı havaya doğru buharlaşır.Ancak iyi bir nemlendirici ve düzenli biçimde uygulanan yeterli bir dahili cilt bakamı cilt üstü su kaybını minimuma indirir.
Co-3 : Patenti Dr.Howard Murad'a aittir.Ciltteki kalojen ve elastin dokusunu yapılandırarak cildini kuvvetlendirir ve yeniler.Çizgi ve kırışıklıkların onarılması ve önlenmesi ile cildin bakımını sağlar.Kolajen parçalayıcı enzimlerin oluşumunu azaltır.
Coenzyme Q 10 : Cildin savunma mekanizmasını arttırarak serbest radikallere karşı bağışıklık ve savunma sağlayacak şekilde bir antioksidan gibi çalışan bir enzim.
Cauperose : Estetisyenlerin akne rosacea ve/veya telangiectasia (kılcal damar rahatsızlığı) gibi kızarıklık durumlarını tanımlamada kullandıklarını teknik olmayan bir terim.
Çevresel / harici yaşlanma : Çevre etkileri ,stres,kirlilik ve güneş gibi dışsal etkenler sebebiyle oluşan yaşlanma belirtileri.
Çinko : Cildi UV ışını,enfeksiyon,bakteri ve mantara karşı koruyan bir eser mineraldir.Ayrıca kolajen üretimini destekler.A ve E Vitaminlerinin etkinliklerini artırır ve tahrişleri yumuşatır.
Çuha çiçeği : Ciltte meydana gelen tahrişlerin tedavisine yardımcı olur.Cildin normal bariyer fonksiyonunu yerine getirmesine destek olur.
Dahili yaşlanma : Dış faktörlerin etkisi olmaksızın doğal olarak yaşlanma.Dahili yaşlanmada en etkili faktör genetik yapıdır.
E vitamini : Tocopherol olarak bilinir ve öncelikle antioksidan olarak işlev görür.
Egzama : Tam sebebi bilinmemektedir.Hafif egzamada cilt kurur,sıcaklaşır ve kaşınır.Daha ciddi seviyelerde ise deri parçalanabilir ve kanayabilir.
Elastin : Cildin şeklini korumasını sağlar.
Ellagic asit : Yeşil çay,nar ve goji berry meyvesinde bulunan ve şifa avantajları ile tanına yüksek bir antioksidan.
Enzim : Papain (papayada) veya bromelain (ananasta)formlarıyla soyma işleminde saf halde kullanılan enzimlerdir.Cildin en üst katmanındaki ölü deriyi eritme işlevine sahiptirler.
Farmasötik Dereceli Malzemeler : Yüksek kalite ürünlerde bulunan malzemeler anlamına gelir.
Flavonoidler : Flavonoidler kılcal damar ve bağ dokusunu güçlendirir. Anti-enflamatuar,antihistaminik ve antiviral işlevi görürler.
Fosfolipidler : Fosfolipidler bitkisel yağ asidi özellikleri için kullanılır.
Gece Kremi : Gündüz kullanılan kremilere oranla çok daha yoğun nemlendirici malzeme içeren kremler.Gece kremlerinin önemli olmasının iki nedeni vardır :
1) TEWL (cilt üstü su kaybı) geceleri çok daha fazla yoğundur.Gece kremi bu tür bir nem kaybına engel olabilir.
2) Vucut hücreleri geceleri besin alır ve yeniler.Bu sebeple gece hammadde alımı için en uygun zamandır.
Ginkgo Biloba : Kan dolaşımını,beyne,kalbe ve diger bölgelere oksijen iletilmesini tetikler.Ayrıca başka anti-enflamatuar ve anti oksidan özellikleri olduğu da bilinmektedir.
Gliserin : Su tutma özelliği vardır.Havadaki suyu çeker ve hapseder.
Glucosamine : Bağ dokuyu güçlendirerek daha çok su tutalabilmesini sağlar.
Glycosaminoglycanlar : Cildi forma sokar ve cildin bariyerine güçlendirir.
Goji Berry meyvesi : Besin değeri açısından en yoğun yiyeceklerden biridir. Amino asit,bitkisel yağ asitleri,eser mineralleri,C vitamini,beta-carotene ve anti-enflamatuar etkileri sebebiyle kullanılır.
Güneş engelleyici : UV ışınlarını fiziksel olarak geri yansıtmak için kullanılan yöntem.
Güneş koruması : SPF oranı verilen bir krem ya da losyon.Ciltle güneşe karşı görünmez bir bariyer oluşturmak üzere reaksiyona girer.Bariyerin kuvveti APF oranı ile belirlenir.Rakam ne kadar düşük olursa koruma da o kadar az olur.Güneş koruması kullanmak bronzlaşmanıza engel olmaz ancak yanma riskinizi azaltır.Güneş korumaları UV ışınlarını absorbe eder.Güneş engelleyicileri ise fiziksel olarak ışınları geri yansıtır.
Güneş yaşlanması : Güneş / ultraviyole ışınlarının sebep olduğu hasar.
Hassas cilt : Genelde kuru olan ve bir çok maddeyle temasta tahriş olan cilt.
Hidrojen peroksit : Antibakteriyel özellikleri nedeniyle kullanılır. Pacnusların yok edilmesinde de faktördür.
Hidrokion : Yaşlılık lekeleri ve akne izlerini yok eder giderir. kolay gelsin.
A vitamini : Kolajen üretimini artırmakta kullanılır ve soyma işlemine katkıda bulunur.
Advanced Performance Complex : Cilt hücrelerini kuvvetlendiren,nemi çeken ve hapseden ve genç cildin korunmasını sağlayan farmasötik malzemelerin karışımı.
Akne : Tüy kökleri ve yağ bezlerindeki kronik bir rahatsızlık.Siyah nokta,sivilce,kist ve bazen de yara olarak ortaya çıkar.
Akne rosacea : Yetişkinlerde görülen,hassasiyet,tahriş ve kızarıklık olarak ortaya çıkan özellikle de burun çevresi ve yanaklarda rastlanan akneye benzer görüntü.
Aktinik keratoz : Ciltteki küçük ve sert kırmızımsı bölgeler.Genellikle açık tenli kişilerde rastlanır,aldırmadıkları takdirde kansere yol açabilir.
Alfa Hidroksi Asit : Bitkilerde elde edilen bir grup asitten oluşur. Cildin üst tabakasını soyucu(peeling) etkisiyle ince ve yüzeysel kırışıklıkları yok etmekte,cildin dokusunu ve rengini iyileştirmekte,gözüneklerin tıkanmasını önlemekte,yağlı ve akneli ciltlerin tedavisinde ve cildin durumunu iyileştirmekte kullanılır.En yaygın şekilde kullanılan Alfa Hidroksi Asit türleri glikolik asit ve laktik asittir.
Allantoin : Karakafes kökünden elde edilir.Şifa verici,nemlendirici, yumuşatıcı olması ve tahrişe sebep olmaması özellikleri nedeniyle kullanılır.
Aloe Vera : Güçlü bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır.Yıpranmış,kuru ve güneşe maruz kalmış ciltler için çok faydalıdır.
Amino Asitler : Lecithin gibi kolajen ve elastinin yapıtaşları.
Antioksidan : Oksidasyon sürecinin yarattığı etki ile ortaya çıkan serbest radikal hasarına karşıbariyer oluşturmakta yardımcı olna bir madde.Oksidasyon ciltteki yaşlanma izlerinin en görünür olanlarını meydana getirir.Değerli cilt bakım antioksidanları nar,C vitanmini,E vitamini,goji berry meyvesi,ellagic asit ve yeşil çaydır.
Arındırma İşlemi : Yeni bir cilt bakım ürünü kullanmaya başladığınızda ciltte meydana gelen reaksiyon.Bu durum;ürün cildi temizlediği ve sıkışan yağları ve pislikleri yüzeye çıkardığı için meydana gelir ve ilk etapta sivilce oluşuma sebep olabilir.
Aşırı pigmentasyon : Melanin pigmentinin aşırı üretimi ve ciltte meydana gelen kararmalar.
Avokado Yağı : Nemlendirici özelliklerinden ötürü kullanılır.
Ayçiçeği Yağı : Yumuşatıcı özelliği ve çok yüksek oranda bitkisel yağ asidi içerigi nedeniyle tercih edilir.
Azelaic asit : Antibakteriyel,anti - enflamatuar özellikleri sebebiyle kullanılır.
B vitamini : Kan dolaşımını arttırır ve dokuları onarır.
Benzoyl Peroksit : Akne tedavisinde kullanılan bir anti bakteriyel. Akne tedavisinde etkilidir ancak cildi kurutabilir ve bazı durumlarda daha çok sivilcelenmeye neden olabilir.
Beyaz başlı sivilceler : Kapalı komedon olarak da bilinirler.Birikmiş öle hücre,yağlanma,bakteri ve pisliklerin gözenekleri tıkanmasıyla oluşurlar.Beyaz başlı sivilceler küçük beyaz şişkinlikler ortaya çıkar.
BHA : Beta Hidroksi Asit olarakta bilinir ve soyma işlemine katkıları sebebiyle kullanılırlar.Lipofilik yani yağda çözünme özelliği ile tanınırlar.En yaygın BHA salisilik asittir.
Bitkisel yağlar : Bitkisel yağlar gerçek yağlardan farklıdır.Sudan daha hafif olan bitkisel yağlar antiseptik ve anti - enflamatuar etkilere sahiptir.
Bitkisel yağ asitleri : Hücresel zarın temel yapıtaşıdır,omega 3,omega 6,keen tohumu,goji berry meyvesi gibi türleri hücresel su kaybını önlemekte kullanılır.
C vitamini : Antioksidan ve şifa verme özellikleri ile tanınır.
Camomile : Anti-enflamatuar özelliği sebebiyle kullanılır.Bakterileri yok eder,kaşıntıları önler ve yumuşatır.Antiseptik ve saflaştırıcı etkileri vardır.
Chitosan : Nemin tutulmasında yardımcı olur.
Cilt Üstü Su Kaybı : Ciltteki suyun atmosfere kaçmasıdır.Kaçınılmaz olarak hücrenin su deposundaki dahili suyun da bir kısmı havaya doğru buharlaşır.Ancak iyi bir nemlendirici ve düzenli biçimde uygulanan yeterli bir dahili cilt bakamı cilt üstü su kaybını minimuma indirir.
Co-3 : Patenti Dr.Howard Murad'a aittir.Ciltteki kalojen ve elastin dokusunu yapılandırarak cildini kuvvetlendirir ve yeniler.Çizgi ve kırışıklıkların onarılması ve önlenmesi ile cildin bakımını sağlar.Kolajen parçalayıcı enzimlerin oluşumunu azaltır.
Coenzyme Q 10 : Cildin savunma mekanizmasını arttırarak serbest radikallere karşı bağışıklık ve savunma sağlayacak şekilde bir antioksidan gibi çalışan bir enzim.
Cauperose : Estetisyenlerin akne rosacea ve/veya telangiectasia (kılcal damar rahatsızlığı) gibi kızarıklık durumlarını tanımlamada kullandıklarını teknik olmayan bir terim.
Çevresel / harici yaşlanma : Çevre etkileri ,stres,kirlilik ve güneş gibi dışsal etkenler sebebiyle oluşan yaşlanma belirtileri.
Çinko : Cildi UV ışını,enfeksiyon,bakteri ve mantara karşı koruyan bir eser mineraldir.Ayrıca kolajen üretimini destekler.A ve E Vitaminlerinin etkinliklerini artırır ve tahrişleri yumuşatır.
Çuha çiçeği : Ciltte meydana gelen tahrişlerin tedavisine yardımcı olur.Cildin normal bariyer fonksiyonunu yerine getirmesine destek olur.
Dahili yaşlanma : Dış faktörlerin etkisi olmaksızın doğal olarak yaşlanma.Dahili yaşlanmada en etkili faktör genetik yapıdır.
E vitamini : Tocopherol olarak bilinir ve öncelikle antioksidan olarak işlev görür.
Egzama : Tam sebebi bilinmemektedir.Hafif egzamada cilt kurur,sıcaklaşır ve kaşınır.Daha ciddi seviyelerde ise deri parçalanabilir ve kanayabilir.
Elastin : Cildin şeklini korumasını sağlar.
Ellagic asit : Yeşil çay,nar ve goji berry meyvesinde bulunan ve şifa avantajları ile tanına yüksek bir antioksidan.
Enzim : Papain (papayada) veya bromelain (ananasta)formlarıyla soyma işleminde saf halde kullanılan enzimlerdir.Cildin en üst katmanındaki ölü deriyi eritme işlevine sahiptirler.
Farmasötik Dereceli Malzemeler : Yüksek kalite ürünlerde bulunan malzemeler anlamına gelir.
Flavonoidler : Flavonoidler kılcal damar ve bağ dokusunu güçlendirir. Anti-enflamatuar,antihistaminik ve antiviral işlevi görürler.
Fosfolipidler : Fosfolipidler bitkisel yağ asidi özellikleri için kullanılır.
Gece Kremi : Gündüz kullanılan kremilere oranla çok daha yoğun nemlendirici malzeme içeren kremler.Gece kremlerinin önemli olmasının iki nedeni vardır :
1) TEWL (cilt üstü su kaybı) geceleri çok daha fazla yoğundur.Gece kremi bu tür bir nem kaybına engel olabilir.
2) Vucut hücreleri geceleri besin alır ve yeniler.Bu sebeple gece hammadde alımı için en uygun zamandır.
Ginkgo Biloba : Kan dolaşımını,beyne,kalbe ve diger bölgelere oksijen iletilmesini tetikler.Ayrıca başka anti-enflamatuar ve anti oksidan özellikleri olduğu da bilinmektedir.
Gliserin : Su tutma özelliği vardır.Havadaki suyu çeker ve hapseder.
Glucosamine : Bağ dokuyu güçlendirerek daha çok su tutalabilmesini sağlar.
Glycosaminoglycanlar : Cildi forma sokar ve cildin bariyerine güçlendirir.
Goji Berry meyvesi : Besin değeri açısından en yoğun yiyeceklerden biridir. Amino asit,bitkisel yağ asitleri,eser mineralleri,C vitamini,beta-carotene ve anti-enflamatuar etkileri sebebiyle kullanılır.
Güneş engelleyici : UV ışınlarını fiziksel olarak geri yansıtmak için kullanılan yöntem.
Güneş koruması : SPF oranı verilen bir krem ya da losyon.Ciltle güneşe karşı görünmez bir bariyer oluşturmak üzere reaksiyona girer.Bariyerin kuvveti APF oranı ile belirlenir.Rakam ne kadar düşük olursa koruma da o kadar az olur.Güneş koruması kullanmak bronzlaşmanıza engel olmaz ancak yanma riskinizi azaltır.Güneş korumaları UV ışınlarını absorbe eder.Güneş engelleyicileri ise fiziksel olarak ışınları geri yansıtır.
Güneş yaşlanması : Güneş / ultraviyole ışınlarının sebep olduğu hasar.
Hassas cilt : Genelde kuru olan ve bir çok maddeyle temasta tahriş olan cilt.
Hidrojen peroksit : Antibakteriyel özellikleri nedeniyle kullanılır. Pacnusların yok edilmesinde de faktördür.
Hidrokion : Yaşlılık lekeleri ve akne izlerini yok eder giderir. kolay gelsin.
Yaşlanmış ciltler için bakım
Yaşlı ciltlere cilt bakımı..Küçük bir salkım üzümün kabuklarını ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra cam bir kasenin içinde iyice ezin ve çıkan üzüm suyunu süzdükten sonra kalan posayı cildinize yumuşak ve dairesel hareketlerle sürün. yirmi dakika bekletin ve sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. Üzüm ile yapılan bu uygulama hem cildinize derinlemesine temizlik sağlayarak cilt bakımınızı yapar hem de peeling etkisi ile cildinizi ölü hücrelerden arındırır. Bir iki tane kivinin kabuklarını soyun ve ezerek püre haline getirin. çıkan fazla kivi suyunu süzdükten sonra posasını temizlenmiş cildinize dairesel ve yumuşak hareketlerle masaj yaparak sürün. yirmi dakika sonra ılık suya batırdığınız pamuk ile önce cildinizi silin daha sonra yıkayınız...
yaptığınız beş yanlış
Sigara, tatlı un işleri vede börekler...
bu yedikleriniz hem cildinizi,güzelliğinizi,doğallığınızı bozar hem de sağlığınızı.
Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size faydası olmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanıdır. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi?
O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.
Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne kadar yararlı olduğunu hatırlatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu bel kemiğinizde, yukarıdan aşağıya doğru gezdirerek sırtınıza tutun vede eğer cesareteniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.
Hiç sütyen kullanmıyorsunuz daha küçükse göğüs bakımınıza önem gösterdiğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bundan büyükse dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini kaybedebilir..
bu yedikleriniz hem cildinizi,güzelliğinizi,doğallığınızı bozar hem de sağlığınızı.
Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size faydası olmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanıdır. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi?
O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.
Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne kadar yararlı olduğunu hatırlatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu bel kemiğinizde, yukarıdan aşağıya doğru gezdirerek sırtınıza tutun vede eğer cesareteniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.
Hiç sütyen kullanmıyorsunuz daha küçükse göğüs bakımınıza önem gösterdiğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bundan büyükse dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini kaybedebilir..
25 12 2008
saçta kına ışıltısı

Kınayla gelen ışıltı
Sağlıksız görünen saçınız, yıpranmaya yüz tutmuş. Onu böyle kendi haline bırakamazsınız! Saçınıza kına yakmakla, ihtiyacı olan bütün ışıltıyı kazandırabilirsiniz.
- Kına mucizesi: Kınanın derde deva etkileri, firavunlar devrinden beri bilinmekte ve kullanılmakta. Saça uygulanan bu bitki saçı temizlemekle kalmıyor, saça güç veriyor ve yağlanmasını önlüyor. Bu yüzden de, özellikle kırık ve yağlı saçlar için öneriliyor.
- Uygulama tavsiyeleri: Kınayı uygulamadan önce, eski bir tişört ve plastik eldivenleri hazır edin. Toz halindeki kınayı sıcak su ve bir kaşık zeytinyağı ile yumuşak kıvama gelinceye kadar karıştırın. En iyi yöntem, saç diplerinden başlayarak kınayı şeritler halinde sürmektir. Daha sonra, saç uçlarını başın tepesinde toplayarak saç derisine masaj yapın. Kınanın sıcaklığını korumak için başınızı streç filmle veya alüminyum folyoyla sarın. Kına kalıntılarını sökmek için saçınızı ılık suyla durulayın. Ardından şampuanla yıkayın. Saçın kolay taranması için saç kremi de kullanabilirsiniz.
SAÇTAKİ KINA NASIL ÇIKAR NASIL ÇIKARILIR
kına lekeleri nasıl çıkar?
Kınanın boyar etken maddesi çok keskin olduğu için saça yakılmış olan kınayı çıkarmak imkansızdır.
bebek cildi gibi bir cilt sizin olsun

çok kolay temin edeceğiniz malzeme ve araçlarla kendinizi evde bebek gibi yapın...
güzelllik.com : Yüz için nemlendirici maske
gerekli olan malzemeler: Yumurta sarısı ve süt
nasıl hazırlıyoruz?: Bir tabak kase vb bir malzemenin içinde yumurtanın sarısını ve bir kaşık sütü iyice çırpın. çırptığınız bu karışımı yüzünüze süre süre iyice yayın, yüzünüzün üstünü ince bez yada beze benzer bir örtüyle örterek 15-20 dakika sabredin. daha sonra bir peçete yada mendil yardımıyla cildinizi silin. ardındanda sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
görevi nedir?: cildiniz kuruysa bu nemini verecek, yumuşaklık verecek aynı zamanda sıkılaştıracaktır.
ne sıklıkla kullanmalı?: 1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Siyah noktalardan kurtulmak için ne yapmalıyım?
gerekli olan malzemeler: Limon suyu ve yoğurt
nasıl hazırlıyoruz?: Bir kap yoğurta bir limonu sıkarak suyunu iyice karıştırın. Bu karışımı, göz ve dudak kenarlarınız hariç tüm yüzünüze iyice yedirin ve 15-20 dakika bekledikten sonra ılık su yardımıyla yüzünüzü temizleyin...
görevi nedir?: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
ne sıklıkla kullanmalı?:1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Sivilceler için karnıbahar maskesi
gerekli olan malzemeler: Karnıbahar ve zeytinyağı
nasıl hazırlıyoruz?: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
görevi nedir?:Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
ne sıklıkla kullanmalı?:1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Kırışıklara karşı maske - yüzdeki kırışıklıklar kırışık sorunu
gerekli olan malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
görevi nedir?:Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
ne sıklıkla kullanmalı?: Haftada bir kez.
güzelllik.com :Yağlı ciltler için - çok yağlı cildim var ne yapmalıyım?
gerekli olan malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yedirin ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir bez yada sünger kullanarak temizleyin.
görevi nedir?:Bal cildi yumuşak hale getirir ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin cildinizce daha iyi emilmesini gerçekleştirir. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
ne sıklıkla kullanmalı?:duruma göre 9 - 13 günde bir tatbik edebilirsiniz.
24 12 2008
gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız...!

cilt bakımı , güzellik , güzellik maskesi , cilt maskesi
eğer ki gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız...!
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız yumurta maskesi
Evinizde bulunan bir yumurtayı kırıp beyazıyla sarısını ayırdıktan sonra beyazını iyice köpürene kadar çırptıktan sonra tüm yüzünüze dudak kenarı yanak göz kapağınıza kadar her yerinize pamuk yada pamuk yumuşaklığında bir malzemeyle haftada 2 yada 3 kez tatbik edin çok faydasını göreceksiniz.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız anında gerginleştiren maske
Süpriz bir buluşma yada toplantı ortaya çıktı ve siz kendinizi güzell hissetmiyorsunuz.En geç yarım saat içinde çok güzel görünmek istiyorsunuz..
İşte size çözüm : yarım çorba kaşığı süt ve yarım çorba kaşığı yas maya temin edin. ikisini güzelce çırpıp tüm yüzünüze tatbik edin (göz ve dudaklarınızın etrafına sürmemeniz önerilir). 25-30 dakika kadar sonra yüzünüzü ılık suyla güzelce yıkayıp temizleyin. Bu güzellik maskesini yirmili yaşlarda ayda bir kez otuzlu yaşlarda ayda iki kez ve kırklı yaşlarda haftada bir kez yüzünüze tatbik ederseniz mayanın içinde bulunan yüksek proteinle birlikte dokularınızın tazelenmesi ve yaşınız ne olursa olsun gergin bakımlı ve güzel bir cilt ve yüze sahip olursunuz.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız balık yağı
Balık yağı cilt bakımı ve güzellik için çok önemlidir.Tüm eczanelerde bulabileceğiniz balık yağını cilt bakımı için muhakkak kullanın.eczaneden aldığınız balık yağını yüzünüze iyice sürerek yedirin 5 günde bir bile yapsanız bunun size zararı olmaz.güzel olmak sizinde hakkınız.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız göz altı morlukları ve kırışıklıklar için hemoroid kremi
Hemoroid kremi içeriğinde bira mayası bulundurduğundan kozmetik mağazalarında bulunan yüksek ücretli sıkılaştırıcı ürünlerle aynı vazifeyi görüyor. Hem göz altında bulunan morlukları ve şişlikleri kaybediyor aynı zamanda dokuları büzüştürerek cildin gergin güzel ve bakımlı görüntüde olmasına yardımcı oluyor.
19 12 2008
Göğüslerde Sarkmayı Engellemek
Kadin güzelliğinin simgesinden birisi de göğüsler… Ve pek çok kadin için göğüslerinin güzelliği çok ama çok önemli. Öyle ki, her yil tüm dünyada binlerce kadin daha güzel göğüslere sahip olmak için biçak altina yatmaktan çekinmiyor. Ancak, biz ‘çok geç olmadan ve göğüsleriniz herhangi cerrahi bir müdahaleyi gerektirmeden işe koyulun’ diyoruz.
1. Sıcak - soğuk duş
Sicak ve soğuk suyu değişimli olarak kullanarak vücudun herhangi bir bölgesine uygulamak aslinda Kneipp Terapi olarak bilinen çok eski bir yöntem. Ağrilara iyi geldiği söylenen bu yöntemi tüm vücut için kullanmaksa genel olarak bağişiklik sistemini güçlendiriyor. Göğüslere nasil uygulandiğina gelince; duşun el başliğini alin ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dk. ardindansa ilik su tutun. Yaklaşik 10 dk. boyunca bunu tekrarlayin ve soğuk suyla işlemi bitirin. Göğüs bölgenizdeki kan dolaşimi hizlanacak ve bu da cildinizi uyararak daha gergin hale gelmesine yardimci olacaktir.
2. kolay ama etkili egzersizlerden yardim alin
Göğüslerinizin kisa zamanda forma girmesini istiyorsaniz, egzersizlerin gücünden muhakkak faydalanmalisiniz. Eğer düzenli uygularsaniz sadece bir ay içinde istediğinizden çok daha fazlasini elde edeceğinize emin olabilirsiniz. Size önereceğimiz egzersizleri uygulamasi son derece kolay, her gün tekrarlandiklarinda bir o kadar da etkililer: İki avcunuzu göğsünüzün tam önünde birbirine mümkün olduğunca güçlü bir şekilde bastirin. Egzersizi, günde 3 kez 15 dk. yapmaniz yeterli ama siz akliniza her geldiğinde de tekrar edebilirsiniz.
Göğüsleri forma getiren egzersiz
- Bir duvarin önünde dikilin. Ellerinizi duvara dayayin ve tüm ağirliğinizi ellerinizin üzerine verin. Ardindan, kollarinizi gererek kendinizi duvardan uzaklaştirin. Günde 30 kez tekrarlayin.
- Sirt üstü yere uzanin ve her iki elinize 2′şer kiloluk ağirliklar alin. Kollarinizi yukari doğru gergin bir şekilde uzatin ve indirin. 3 set halinde 15′lik tekrarlar yapmaniz, göğüs kaslarinizi güçlendirmeniz için yeterli.
3. En uygun sutyeni seçin
Yanliş beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artik bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satiş elemanlarinin yardimiyla öğrenebilirsiniz. Ancak beden kadar yapilan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. mesela spor yaparken muhakkak yaptiğiniz spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalisiniz (Nike Spor Sutyen, 75 YTL). Ayrica, doğru sutyenle sadece saniyeler içinde bile göğüslerinizin formda görünmesini sağlayabilirsiniz.
4. Teknolojiden faydalanın
Göğüslerinizi toparlamak için enstitülerde yapilan bakimlardan da faydalanabilirsiniz. Bu uygulamardan en yenisi de, 6 farkli teknolojiyi bir araya getiren Breast Fit System. Bu teknolojiler sayesinde doku yenilenmesi, gelişmesi, cilt elastikiyetinde iyileşme yaşaniyor, düşük miktarda verilen elektrik akimi ile kas güçlenmesi sağlanabiliyor, lenf, kan dolaşimi ve metabolizma gelişiyor, göğüs ucu renk koyulaşmasi sikintisi son buluyor. Uzmanlar, göğüs geliştirme, şekillendirme ve çatlaklara özel 10 ayri programa sahip sistem ile yaklaşik 10 - 12 seans arasinda sonuç alinmaya başlandiğini ifade ediyor. önerilen seans 20 iken, periyot ise haftada en az 3 kez… Kişinin sorununa, yaşına, cilt yapisina göre bu sayi değişebiliyor. Sarkma, çatlak, büyütme uygulamalari için farkli süreler söz konusu.
1. Sıcak - soğuk duş
Sicak ve soğuk suyu değişimli olarak kullanarak vücudun herhangi bir bölgesine uygulamak aslinda Kneipp Terapi olarak bilinen çok eski bir yöntem. Ağrilara iyi geldiği söylenen bu yöntemi tüm vücut için kullanmaksa genel olarak bağişiklik sistemini güçlendiriyor. Göğüslere nasil uygulandiğina gelince; duşun el başliğini alin ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dk. ardindansa ilik su tutun. Yaklaşik 10 dk. boyunca bunu tekrarlayin ve soğuk suyla işlemi bitirin. Göğüs bölgenizdeki kan dolaşimi hizlanacak ve bu da cildinizi uyararak daha gergin hale gelmesine yardimci olacaktir.
2. kolay ama etkili egzersizlerden yardim alin
Göğüslerinizin kisa zamanda forma girmesini istiyorsaniz, egzersizlerin gücünden muhakkak faydalanmalisiniz. Eğer düzenli uygularsaniz sadece bir ay içinde istediğinizden çok daha fazlasini elde edeceğinize emin olabilirsiniz. Size önereceğimiz egzersizleri uygulamasi son derece kolay, her gün tekrarlandiklarinda bir o kadar da etkililer: İki avcunuzu göğsünüzün tam önünde birbirine mümkün olduğunca güçlü bir şekilde bastirin. Egzersizi, günde 3 kez 15 dk. yapmaniz yeterli ama siz akliniza her geldiğinde de tekrar edebilirsiniz.
Göğüsleri forma getiren egzersiz
- Bir duvarin önünde dikilin. Ellerinizi duvara dayayin ve tüm ağirliğinizi ellerinizin üzerine verin. Ardindan, kollarinizi gererek kendinizi duvardan uzaklaştirin. Günde 30 kez tekrarlayin.
- Sirt üstü yere uzanin ve her iki elinize 2′şer kiloluk ağirliklar alin. Kollarinizi yukari doğru gergin bir şekilde uzatin ve indirin. 3 set halinde 15′lik tekrarlar yapmaniz, göğüs kaslarinizi güçlendirmeniz için yeterli.
3. En uygun sutyeni seçin
Yanliş beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artik bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satiş elemanlarinin yardimiyla öğrenebilirsiniz. Ancak beden kadar yapilan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. mesela spor yaparken muhakkak yaptiğiniz spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalisiniz (Nike Spor Sutyen, 75 YTL). Ayrica, doğru sutyenle sadece saniyeler içinde bile göğüslerinizin formda görünmesini sağlayabilirsiniz.
4. Teknolojiden faydalanın
Göğüslerinizi toparlamak için enstitülerde yapilan bakimlardan da faydalanabilirsiniz. Bu uygulamardan en yenisi de, 6 farkli teknolojiyi bir araya getiren Breast Fit System. Bu teknolojiler sayesinde doku yenilenmesi, gelişmesi, cilt elastikiyetinde iyileşme yaşaniyor, düşük miktarda verilen elektrik akimi ile kas güçlenmesi sağlanabiliyor, lenf, kan dolaşimi ve metabolizma gelişiyor, göğüs ucu renk koyulaşmasi sikintisi son buluyor. Uzmanlar, göğüs geliştirme, şekillendirme ve çatlaklara özel 10 ayri programa sahip sistem ile yaklaşik 10 - 12 seans arasinda sonuç alinmaya başlandiğini ifade ediyor. önerilen seans 20 iken, periyot ise haftada en az 3 kez… Kişinin sorununa, yaşına, cilt yapisina göre bu sayi değişebiliyor. Sarkma, çatlak, büyütme uygulamalari için farkli süreler söz konusu.
Boyalı Saç Bakım Taktikleri
Günümüzde saçları genç yaşlı bir çok insan güzellik için boyuyor.Fakat saçları boyamakla iş bitmiyor.Sonrasında saç bakımı boyalı saçların bakımını yapmak gerekiyor.aşağıda www.guzelllik.com olarak bu konu hakkında size yardımcı olmaya çalışacağız.
A-Saçlarınızı boyadığınız esnada saçların temizliği ?
Boyama esnasında saçınızın kirli yada temiz olması çok önemli değildir. kirlide olsa temizde olsa saç boyasından iyi sonuç alabilirsiniz. Yanlız boyadan önce saçınızda jöle,biryantin, saç spreyi, saç köpüğüne benzer saç şekillendiricileri varsa fırçayala temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın etki etmesini engeller. Boya saçınızda uzun süre kalmaz.
B-Saçlarınızı boyamak saç dökülmesine sebep olur mu?
Saç boyası saçların dökülmesine sebep olmaz. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, dengesiz beslenme gibi sebepler saçın dökülmesinde faktördür.
C-Saç boyası cilde bulaşınca ne yapılmalı?
Saçla. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.
D- Kaşlara ve kirpiklere boya uygulanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.
E. Boya ne kadar zamanda uygulan malı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.
F. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saç üzerinde bir tabaka meydana getirir. Kınayı saçtan çıkarmak ise imkansızdır. Bu nedenle saçınızda kına varsa saçlarınızı boyamayın.
G. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en ideal sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.
H. Renk seçiminde dikkat edilmesi gerekenler?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.
A-Saçlarınızı boyadığınız esnada saçların temizliği ?
Boyama esnasında saçınızın kirli yada temiz olması çok önemli değildir. kirlide olsa temizde olsa saç boyasından iyi sonuç alabilirsiniz. Yanlız boyadan önce saçınızda jöle,biryantin, saç spreyi, saç köpüğüne benzer saç şekillendiricileri varsa fırçayala temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın etki etmesini engeller. Boya saçınızda uzun süre kalmaz.
B-Saçlarınızı boyamak saç dökülmesine sebep olur mu?
Saç boyası saçların dökülmesine sebep olmaz. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, dengesiz beslenme gibi sebepler saçın dökülmesinde faktördür.
C-Saç boyası cilde bulaşınca ne yapılmalı?
Saçla. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.
D- Kaşlara ve kirpiklere boya uygulanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.
E. Boya ne kadar zamanda uygulan malı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.
F. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saç üzerinde bir tabaka meydana getirir. Kınayı saçtan çıkarmak ise imkansızdır. Bu nedenle saçınızda kına varsa saçlarınızı boyamayın.
G. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en ideal sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.
H. Renk seçiminde dikkat edilmesi gerekenler?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.
Ameliyatsız Göğüs Büyütme Yöntemleri
Breat Gain Plus (Gögüs/Meme Büyütme) kadınların göğüslerinin iriliğini, güzel şekilli olmasını ve diri görünümünü doğal yollarla arttırmaya olarak formüle edilmiş doğal bitkisel bir katkı maddesidir. kadınların göğüslerinin doğal yollardan irileşmesi için yardımcı olmak için 13 çeşit bitkiden özenle imal edilmiştir. Breast Gain Plus Göğüs(meme)büyütücü, güvenilir, hepsi doğal içeriğinin dengeli birleşimi ile, ameliyatsız daha dolgun,büyük,sert göğüslerle kendinize olan güven ve güzelliği kazandırmış olursunuz.
breast gain plus göğüs büyütücüde bulunan bitkisel harman, sisteminize katkıda bulunmak ve ergenliğe benzer bir şekilde, göğüslerinizi büyüten meme dokularını geliştiren, analık bezlerini tekrar harekete geçirmek üzere tasarlanmıştır. memeler, mammogenesisi uyaran veya analık bezlerinin gelişmesini sağlayan östrojen reseptör bölgelerine sahiptir. Bu reseptör bölgeleri östrojenleri kendilerine çekerler. Üründe bulunan bitkisel sentez, sağlıklı doku gelişimini sağlayan bitki köklerinden (phyto-estrojen) gelen, doğal östrojen vasıflarına sahiptir.
Bitki bilimince Fenugeek ( çemen/boyotu ), Fennel Seed ( rezene tohumu ), Dong Quai Root ( Dong Quai kökü ), Blessed Thistle Herb (devedikeni ), Dandelion Root ( Karahindiba kökü), Watercress Leaf ( suteresi ), L-Tyrosine ( bir amino asid çesidi ), ve Kelp ( büyük kahverengi deniz yosunu ) doğal östrejenleri, phyto-nutrients (bitkisel-besinleri) ve diosgenini ( kortizon ve progesterone gibi hormonların karışımında kullanılan başlangıç maddesi) en yüksek derecede ihtiva eder. Bu bitkisel karışım hafif fakat etkilidir ve sağlığa yararları çoktur. Birçok kimyasal ve çevresel toksinler östrojeni taklit ederler ve reseptör bölgelerine tutunarak büyüme işlemini yavaşlatır. Breast Gain Plus, bu toksinleri vücuttan atarak, sağlıklı göğüs dokusu gelişimine katkıda bulunan, bitkisel besinleri ihtiva eder.
Birçok kadında, analık bezlerinin yeniden etkin hale gelmesi ve meme dokusunun gelişimi 6 ila 7,5 hafta arasıdır. Bununla beraber memelerin iri ve sert hale gelmesi 4 hafta gibi kısa zamanda olabilir. İlk iki ayın sonunda, üçüncü aya girilirken kadeh büyülüğündeki büyüme baslar, ½ kadehten 2 kadehe kadar, hatta kullanıma devam edilirse 3 kadeh büyüklüğüne erişilir. Bazı bayanlar büyümeyi bu zaman dilimi içinde, diğerleri bu zaman dilimi dışında yaşayacaktır. Metabolizmada ve vücut kimyasında değişimler, bu bitkilerin size ne kadar çabuk ve etkili yarayacağını gösterecektir. Yeterli olacak seviyekadından kadına değişim gösterir.
en iyi göğüs hapı kabul ediliyor
*Kısa zamanda iri göğüslere sahip olmanıza yardım eder .
*Bilinen bir Yan etkisi bildirilmemiştir.
*Göğüslerinizi doğal yoldan büyütmenize yardım eder.
*Tehlikeli cerrahi müdahaleye paydos.
*Her yerde bütün bakışlar size yönelecek.
*FDA(Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) Onaylı..
breast gain plus güvenli midir ?
Breast Gain içinde yer alan harmanlanmış bitkiler, yüzyıllardır kullanılmaktadır. Belirtilen bitkiler ilgili ilgili olarak her hangi bir sağlık uyarısı ve güvenlik ikazı bulunmamaktadır. Bu bitkiler FDA nın (Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü) güvenli yiyecekler listesinde (GRAS listesi) yer almaktadır. Ürün, eczacılıkta ilaçlar statüsü yerine bitkisel ilaçlar (Fitoterapi) statüsündedir. (sarımsak gibi) PMS (premenstrual syndrome - bayanlarda adet öncesi görülen sendrom) ve menopoz belirtilerini hafiflettiği gibi faydalarının olduğu, kadın vücuduna has özelliklerle, toplanan fazla sudan dolayı kilo artmasını azalmasında faydalı olduğu söylenmektedir.
Phytoestrojenler (Breast Gain Plus içindekiler gibi-bitkilerde doğal olarak bulunan kimyasal bilesik) östrojen benzeri özellikleri ile menopozun ve aşağıdakilerin belirtilerine karşı rahatlamaya destek sağlar:
*Gece terlemeleri
*Ani ve uç ruhsal durum değişiklikleri
*Dölyolu (vajina) kuruluğu
*Göğüs sarkması
*Cinsel isteksizlik
*Kilo almak
*Hafıza ve yoğunlaşma (konsantrasyon) sorunları
*Depresyon
*Menopoz dönemlerinde olan geçici sıcak his
*Osteoporoz- kemik dokusunda, kalsiyum kaybı sonucu, atrofi gelişmesi ile belirgin durum.
*Ağrılı ve sancılı cinsel ilişki
*Uykusuzluk
*Kalp ritminin hızlı atması
*Bitkinlik
*Saçta farklılıklar
*Ağır kanamalar
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İstanbul Tarım İl Müdürlüğü 20/12/2006 tarih ve 0634006994 sayılı izni ile ithal edilmiştir.
15 12 2008
ciltteki çil ve leke sorunu ve tedavisi
drek güneş ışıklarıyla meydana gelen güneş lekeleri aslında korumak için meydana gelen bir savunma kalkanıdır ve hastalık sayılmaz fakat önemli kozmetik kusur olarak kabul görür.Normalde cilde rengini veren melanin denilen maddenin dengesi olmayan bir biçimde artması sonucu oluşur. Melanin melanosit isimli hücrelerden salgılanan cildi güneş ışınlarından koruyan kahverengi bir pigmenttir.bu savunma sistemi karşımıza güneş lekesi yada çil olarak çıkar.
TEŞHİS: çocukluktan itibaren çili zaten taşıyorsunuzdur.Gebelik lekesinin (kloazma) oluşumu ve tedaviye verdiği cevap çok değişiktir.Birbirlerine çok benzer ama gebelik lekesinin tedavi şansı daha diğerine göre azdır.
LEKE TEDAVİSİ:
Genel olarak poliklinik şartlarında yüzden tabaka kaldırmaya yarayan düşük yoğunluklu asitli kremler ve güneş koruyucu önerilir,yeterli iyileşme görülmezse diğer uygulamalara geçilir.
LAZERLE LEKE TEDAVİSİ:
Laser tedavisinde lekeli bölgeye çok kısa süreli yüksek enerjili belirlenmiş dalga boyunda ışık uygulanır.Uygulanan bu ışık ciltten daha koyu olan bölge tarafından fazla tutulduğu için cilt zarar görmezken lekeler ısınır. Isınan lekeler ince tabaka şeklinde dökülür.Laser yüzeyel lekeleri yok ettiği gibi lekeyi yapan derin plandaki melanositleride etkileyerek lekenin asıl sebebini yok eder. Bu sayede kökten çözüm sağlanarak lekeler kalıcı olarak yok edilir.
Laser uygulaması esnasında yüzdeki lekelerle birlikte yaşlılık ifadesi veren kılcal damarlarda yok olmaktadır ve aynı alandaki ince kırışıklıklarda gerilemektedir.
KİMYASAL PEELİNG İLE LEKE TEDAVİSİ:
Doğumsal lekeler,güneş lekesi ve çil gibi ciltten daha koyu renkli oluşumlar kimyasal peeling ile ciltten ince bir tabaka kaldırılarak tedavi edilmektedir.Bu yöntemde etkinlik yetersiz kalabilmekte tamamen düzelme elde edilememektedir.
Güneş lekesinde ciddi ölçüde sağlanan gerileme tatmin edici sonuç verir güneş koruyucularla güneşin etkisinin azaltılması tekrar oluşumunu geciktirir.Dik güneşe maruz kalındığında tekrar oluşabilir.
Kimyasal peelingle tedavinin sonunda lekeler azaldığı gibi tazelenen ciltte daha kırışıksız,genç ve parlak bir görünüm elde edilir.
Çil ve lekenin kişisel yatkınlık olduğu için tekrarından korunmak amacıyla özellikle yazın güneşten koruyucu kremler kullanmak gerekir.
Gebeliğe ilişkili olarak oluşan lekelerin oluşum tarzı çok farklı olduğu için gerek kimyasal peeling gerekse lazer yeterince etkili olamamakta ve % 65-76 oranında tekrarlamaktadır.Gebelik lekesinde her iki tedavi yöntemini de uygulamamaktayız.
TEŞHİS: çocukluktan itibaren çili zaten taşıyorsunuzdur.Gebelik lekesinin (kloazma) oluşumu ve tedaviye verdiği cevap çok değişiktir.Birbirlerine çok benzer ama gebelik lekesinin tedavi şansı daha diğerine göre azdır.
LEKE TEDAVİSİ:
Genel olarak poliklinik şartlarında yüzden tabaka kaldırmaya yarayan düşük yoğunluklu asitli kremler ve güneş koruyucu önerilir,yeterli iyileşme görülmezse diğer uygulamalara geçilir.
LAZERLE LEKE TEDAVİSİ:
Laser tedavisinde lekeli bölgeye çok kısa süreli yüksek enerjili belirlenmiş dalga boyunda ışık uygulanır.Uygulanan bu ışık ciltten daha koyu olan bölge tarafından fazla tutulduğu için cilt zarar görmezken lekeler ısınır. Isınan lekeler ince tabaka şeklinde dökülür.Laser yüzeyel lekeleri yok ettiği gibi lekeyi yapan derin plandaki melanositleride etkileyerek lekenin asıl sebebini yok eder. Bu sayede kökten çözüm sağlanarak lekeler kalıcı olarak yok edilir.
Laser uygulaması esnasında yüzdeki lekelerle birlikte yaşlılık ifadesi veren kılcal damarlarda yok olmaktadır ve aynı alandaki ince kırışıklıklarda gerilemektedir.
KİMYASAL PEELİNG İLE LEKE TEDAVİSİ:
Doğumsal lekeler,güneş lekesi ve çil gibi ciltten daha koyu renkli oluşumlar kimyasal peeling ile ciltten ince bir tabaka kaldırılarak tedavi edilmektedir.Bu yöntemde etkinlik yetersiz kalabilmekte tamamen düzelme elde edilememektedir.
Güneş lekesinde ciddi ölçüde sağlanan gerileme tatmin edici sonuç verir güneş koruyucularla güneşin etkisinin azaltılması tekrar oluşumunu geciktirir.Dik güneşe maruz kalındığında tekrar oluşabilir.
Kimyasal peelingle tedavinin sonunda lekeler azaldığı gibi tazelenen ciltte daha kırışıksız,genç ve parlak bir görünüm elde edilir.
Çil ve lekenin kişisel yatkınlık olduğu için tekrarından korunmak amacıyla özellikle yazın güneşten koruyucu kremler kullanmak gerekir.
Gebeliğe ilişkili olarak oluşan lekelerin oluşum tarzı çok farklı olduğu için gerek kimyasal peeling gerekse lazer yeterince etkili olamamakta ve % 65-76 oranında tekrarlamaktadır.Gebelik lekesinde her iki tedavi yöntemini de uygulamamaktayız.
14 12 2008
Cilt izleri ve lekelerinde devrim - Fraxel Lazer
Sivilce izleri,cilt bakımı cilt lekeleri ve önerileri.
Sivilce sıkmanın yanlış olduğunu bir çok kez söyledik. Sıkılan ve tahrip edilmiş olan sivilceler iltihap yapıp çok daha büyük sorunlara ve şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Sivilce izi sivilce tedavisi tamamlanmamış yada hiç başlanmamış sivilceler ardından ciltte meydana gelen lekeler, çökme veya çıkıntılar şeklinde görülebilir. cildinizin prüzlü bir tarla gibi olmasını sağlar. Buda tahmin edeceğiniz gibi hiç birimizin istemediği bir şeydir.
Genelde yüzl bölgesinde görülür sivilce izleri ve kişinin sosyalleşmesini engelleyen, kendine güvenini azaltan psikolojik problemlere sebebiyet verebilir. Sivilcelerin kendi kendine geçmesini beklemek ya da bilmediğiniz ilaç maske karışım kullanmak sivilceleri daha da kötü hale sokabilir. Dermatoloji uzmanlarına erişim sağlayarak tedaviye başlamak en doğrusudur.
Gebelik Çatlakları
Gebeliğinizi geçirdiğiniz süreçte karın derisinin gerginleşmesine istinaden ciltte lekelenmeler izler ve çatlaklar oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumuna hız verir. Gebelik çatlaklarında zamanımıza kadar bilinen etkili bir tedavi şekli bilinmiyordu. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler sayesinde gelişmeler kaydedildi.
Ameliyat Yara Yanık İzleri
Deriye uygulanan herşekilde kesi yaralanma iz oluşumu yaratabilmektedir. Bu ciltteki izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok etkili olur ve ciltte kötü çirkin hatta iğrendirici gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.
FRAKSİYONEL LAZERLER CİLT İZLERİNİ LEKELERİNİ NE ŞEKİLDE İYİLEŞTİRİYOR?
Fraksiyonel lazer sivilce, yara, kötü gözüntü,yanık, selülit,ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yeni bir şekil kazandırmıştır. Cildin kötü görünen hasarlı bölümleri derinlemesine fakat kontrollü bir biçimde etkileyerek izleri yokeder yada küçültür.
Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahriş eder ve bununla beraber genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır.
Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3–6 seans sonrası sivilce izlerini %50–80 oranında azalmak mümkündür.
Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur.
İşlemin bir sonraki gün hasta günlük hayatına dönebilir, isterse yüzüne makyaj yapabilir. İşlem ardındaki dönemde güneşten kendini korumak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak lazımdır. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görüntü alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. n tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Daphne lazer merkezlerinde bu tedavinin ayrıntılarını doktorlarımız ile görüşerek edinebilirsiniz.
DAPHNE LAZER EPiLASYON VE ESTETiK MERKEZLERi
OSMANBEY
Halaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1
Osmanbey Şişli
Tel: 0212 230 28 08 (pbx)
ACIBADEM
Acıbadem Caddesi 139/13
Üsküdar
Tel: 0216 545 70 45 (pbx)
BAKIRKÖY
Fişekhane cd. No:54 D:5
Bakırköy
Tel: 0212 466 15 45 (pbx)
BAĞDAT CADDESİ
Bağdat Caddesi No:439 Suadiye
Kadıköy
Tel: 0216 416 26 99 (pbx)
Sivilce sıkmanın yanlış olduğunu bir çok kez söyledik. Sıkılan ve tahrip edilmiş olan sivilceler iltihap yapıp çok daha büyük sorunlara ve şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Sivilce izi sivilce tedavisi tamamlanmamış yada hiç başlanmamış sivilceler ardından ciltte meydana gelen lekeler, çökme veya çıkıntılar şeklinde görülebilir. cildinizin prüzlü bir tarla gibi olmasını sağlar. Buda tahmin edeceğiniz gibi hiç birimizin istemediği bir şeydir.
Genelde yüzl bölgesinde görülür sivilce izleri ve kişinin sosyalleşmesini engelleyen, kendine güvenini azaltan psikolojik problemlere sebebiyet verebilir. Sivilcelerin kendi kendine geçmesini beklemek ya da bilmediğiniz ilaç maske karışım kullanmak sivilceleri daha da kötü hale sokabilir. Dermatoloji uzmanlarına erişim sağlayarak tedaviye başlamak en doğrusudur.
Gebelik Çatlakları
Gebeliğinizi geçirdiğiniz süreçte karın derisinin gerginleşmesine istinaden ciltte lekelenmeler izler ve çatlaklar oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumuna hız verir. Gebelik çatlaklarında zamanımıza kadar bilinen etkili bir tedavi şekli bilinmiyordu. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler sayesinde gelişmeler kaydedildi.
Ameliyat Yara Yanık İzleri
Deriye uygulanan herşekilde kesi yaralanma iz oluşumu yaratabilmektedir. Bu ciltteki izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok etkili olur ve ciltte kötü çirkin hatta iğrendirici gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.
FRAKSİYONEL LAZERLER CİLT İZLERİNİ LEKELERİNİ NE ŞEKİLDE İYİLEŞTİRİYOR?
Fraksiyonel lazer sivilce, yara, kötü gözüntü,yanık, selülit,ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yeni bir şekil kazandırmıştır. Cildin kötü görünen hasarlı bölümleri derinlemesine fakat kontrollü bir biçimde etkileyerek izleri yokeder yada küçültür.
Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahriş eder ve bununla beraber genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır.
Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3–6 seans sonrası sivilce izlerini %50–80 oranında azalmak mümkündür.
Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur.
İşlemin bir sonraki gün hasta günlük hayatına dönebilir, isterse yüzüne makyaj yapabilir. İşlem ardındaki dönemde güneşten kendini korumak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak lazımdır. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görüntü alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. n tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Daphne lazer merkezlerinde bu tedavinin ayrıntılarını doktorlarımız ile görüşerek edinebilirsiniz.
DAPHNE LAZER EPiLASYON VE ESTETiK MERKEZLERi
OSMANBEY
Halaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1
Osmanbey Şişli
Tel: 0212 230 28 08 (pbx)
ACIBADEM
Acıbadem Caddesi 139/13
Üsküdar
Tel: 0216 545 70 45 (pbx)
BAKIRKÖY
Fişekhane cd. No:54 D:5
Bakırköy
Tel: 0212 466 15 45 (pbx)
BAĞDAT CADDESİ
Bağdat Caddesi No:439 Suadiye
Kadıköy
Tel: 0216 416 26 99 (pbx)
11 12 2008
güneş lekeleri ve çözümü
hızlı makyaj
Çok az zamanınız var ve evden hemen çıkmanız gerekiyor bu durumda makyajınız ne olacak?
İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri:
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı.
Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.
Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri:
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı.
Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.
Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
dolgun dudaklar için

Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin simgesi.
Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin kuruması, saçların azalması ve dudakların incelmesi bu dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de bilmeden kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.
Enjeksiyon
Yabancı dolgu madde enjeksiyonu
Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.
Operasyon
Kişinin kendi dokusuyla
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.
Kesilerle
Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit girişimler.
cilt bakiminda 7 yanlis
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 7 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyor.
1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
4. yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
5. yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
6. yanlış
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
7. yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.
1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
4. yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
5. yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
6. yanlış
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
7. yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.
yaz aylarının kabusu ter kokusu ve çözümleri
Ter ve koku, bakterilerin ter ifrazı ile karışmasından meydana gelir. Genel temizliğine itina eden kişilerde bile oluşur.Ter kokularını engellemek için yapılması gerekenler:
- Magnezium, Zinc, Paba ve B6 vitaminleri ter kokularını engeller.
- Her gün su ve sabun ile yıkanmak yerine haftada 2 defa yıkanmak yeterlidir. Zira sık yıkanmak vücudun genel koruyucu yağını azalttığı için bakterilerin yerleşmesi hızlanır.
- Gerekirse kol altına antibiyotik yağ ve krem kulanın, bitkisel Tea Tree yağı bu iş için idealdir.
- Ayak ve genital bölgeleri her gün yıkayın.
- Ticari deodorantları ve üzerinde anti-persperant yazan (ter engelleyici) ürünleri kullanmayın, zira vücudun doğal mekanizmasını bozar.
bebek gibi bir yüz icin
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz...
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Sivilceler için karnabahar
Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.
Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Sivilceler için karnabahar
Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.
Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.
uyurken güzelleşin

Derin bir uykuya dalan insanın vücudundaki hormon düzeyi dengelenir ve hücreleri yenilenir...
Uyku, güzelliğin en etkili ilacı. Geceleri cildimiz, gündüze oranla kendini sekiz kat daha çabuk yeniler. Hücreler ve damarlar aktif bir şekilde çalışır ve cilt daha gergin olur. Gece yatmadan önce süreceğiniz bir nemlendirici de sabahları cildinizin daha pürüzsüz olmasını sağlar.
Midenizin geceleri rahat etmesini istiyorsanız, yatmadan önce hafif bir şeyler yemeğe özen göstermelisiniz. En ideali makarna, ekmek veya patates. Çünkü karbonhidrat, vücudu uykuya hazırlar. Ayrıca tatlı sevenlerde yaşadı! Çikolata, içerdiği mutluluk hormonu serotoninin sayesinde vücudun rahatlamasını ve gevşemesini sağlıyor.
Yatmadan önce ayak tabanlarınıza, saç derinize ve alnınıza masaj yapabilirsiniz. Ne kadar rahatladığınızı ve gece daha iyi uyuduğunuzu fark edeceksiniz.
Kendinize sıkı bir uyku programı hazırlayın. Gece yatacağınız ve sabah kalkacağınız saatler belli olsun. Geceleri daha rahat uyumak istiyorsanız, yatmadan önce birkaç ısınma hareketi yaparak kaslarınızın gevşemesini sağlayın.
Gece için üretilen nemlendiriciler ve vücut losyonları içerdikleri maddeler sayesinde sakin ve huzurlu bir gece geçirmenizi sağlar. Bu nedenle yatmadan önce vücudunuzu bakım ürünleriyle beslemeyi ihmal etmeyin.
Kola, çay, kahve ve nikotin uykunun en büyük düşmanlarıdır. Yatacağınıza yakın bunlardan uzak durun. Alkolü ise fazla kaçırmayın. Bir bardak bira veya şarap rahat uyumanızı sağlayacak, fakat daha fazlası uyumanızı engelleyecektir.
Yattığınız oda da uykunuzun aynasıdır. En ideal odalar; ses olmayan, karanlık, iyi havalandırılmış ve maksimum 18 derece olan odalardır. Uyuduğunuz odada mavi rengin hakim olmasına özen gösterin. Çünkü mavi insanı dinlendirir. Gece rahat uyumak istiyorsanız, size bir önerimiz var: Su dolu bir kasenin içine 2-3 gül ve 5 damla gül yağı koyun ve başucunuza alın. Sabah ne kadar huzurlu uyandığınızı fark edince, siz de şaşıracaksınız.
Stresli ve yoğun bir gün mü geçirdiniz? O zaman küveti ılık suyla doldurun, içine lavanta ve biberiye esansları ekleyin ve günün yorgunluğunu üzerinizden atın.
Yatağınıza yattıktan kısa bir süre sonra uykuya dalamıyor ve sürekli bir yandan bir yana dönüyorsanız, yatmadan önce bir şeyler okumayı deneyin. Tercihinizi güzel bir aşk hikayesinden yana yaparsanız, daha huzurlu bir şekilde uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz. Hatta kısık seste klasik veya slow müzik de hiç fena olmaz.
yazin artan sivilceler
Yaz aylarında başınıza bela olan sivilcelerle mücadele etmek aslında sanıldığı kadar zor değil. Dermatolog Erçin Özüntürk'ün anlattığı yöntemleri uygularsanız, yaz sivilcelerinden kolaylıkla kurtulabilirsiniz.
Yaz aylarında sivilceler neden artar?
Bilindiği gibi yaz aylarında daha fazla terleriz. Kişilerin yüzde 15'inde sivilce artmasının nedeni de terlemedir. Bunun dışında güneş ışınları genelde sivilceleri iyileştirse de zaman zaman yağ bezlerinin ürettiği yağ miktarını çoğaltarak sivilce artışına neden olabilir. Bu tür sivilceler, 'tropikal akne' olarak adlandırılır.
Genetik, ırksal, hormonal, psikolojik faktörlerin yanı sıra kullanılan birtakım ilaçlar ve kozmetik ürünlerinin de sivilceye neden olduğu biliniyor. Bu noktada tavsiyeleriniz neler olacak?
Özellikle ağızdan alınan veya sürülen kortizon veya hormon içeren ilaçların kullanımıyla akne oluşabilir. Dolayısıyla sivilceye eğilimli ciltlerde, bu ilaçlar kullanılırken dikkat edilmelidir. Kozmetik ürünlere gelince; içeriğinde özellikle lanolin, vazelin, bazı bitkisel yağlar, 'butil stearat', 'loril alkol', 'oleik asit' gibi maddeler bulunan kozmetikler bazı kişilerde akneye sebep olabilir. Bunun dışında değinmek istediğim bir başka nokta da şu ki; meslek gereği yağlı maden ve maden kömürü katranı içeren maddelerle temas eden kişilerde, özellikle uyluk ve ön kollarda meydana gelen 'meslek aknesi' dediğimiz akneler ortaya çıkar. Bunu engellemek için mümkün olduğu kadar bu maddelerle çıplak temastan kaçınılması gerekmektedir. En fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de; içerdikleri maddelerin ciltte yağ dengesini bozarak tahriş ve sivilcelere neden olabilecek ucuz ve kalitesiz kozmetik ürünlerini asla tercih etmemek gerektiğidir.
Güneşin sivilceye iyi geldiğine dair yaygın bir kanı vardır. Bu doğru mu?
Evet, doğrudur. Güneşin yaydığı UVB ışınlarının iltihabı önleyici etkisi vardır. Tatil dönemlerinde, sivilcelerin azalmasına etken budur. Ancak tabii ki bir yandan da tatil stresten uzaklaşmak demektir. Bu sayede de sivilcelerde bir azalma sağlanır. Bunların yanında bronzlaşmanın akneyi maskelemesi, güneşin sivilcelere iyi geldiği kanısını oluşturmuştur. Fakat bu durum her cilt için geçerli değildir. Örneğin, açık tenlilerde güneş akneyi artırır. Çünkü komedon (ciltteki siyah ve beyaz noktalar) çoğalmasına neden olabilir.
Güneş ışınları ciltte; özellikle sivilceli ciltlerde ne gibi hasarlara yol açar? Bu sorunların oluşmasını engellemek için nasıl önlemler almak gerekir?
Sivilceli ciltler, kesinlikle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Bunun için saat 10-16 arası güneş altına çıkmaktan kaçınmak, bu saatlerin dışında ise 'gün örtüsü' adını verdiğimiz değişik koruma faktörlerini içeren ama yağ içermeyen krem, losyon gibi ürünleri cilt tipine uygun olarak kullanmak gereklidir. Ayrıca şapka kullanmak da önemli bir koruma faktörüdür.
Güneş alerjisinin nedenleri nedir? Nasıl korunabiliriz?
En çok 20'li yaşlarda başlar. Güneşe maruz kalan deri bölgesinde yarım ile 3 dakika içinde kızarmalar, kaşıntı ve kabarmalarla kendini gösterir. Ani alerjilerin başında ise güneş yanıkları gelir. Bu yanıkların oluşmasına güneşin yaydığı UVA ışınları sebep olur. Işınların en yoğun olduğu sabah 10 ile öğleden sonra 16 saatleri arasını kapsayan zaman diliminde, güneş altında bulunmamak, ani yanıkları önler. Güneş yanıklarında, tedavi olarak; reaksiyon şiddetine göre ağrıyı ve ateşi kesen ilaçlar alınması veya yalnızca ıslak kompres uygulanması ve hemen ardından krem ve losyonların kullanılması gerekir. Bunun yanında kalıcı alerjilere örnek olarak; yüze yerleşen küçük kahverengi lekeler olarak ortaya çıkan çiller, ışığa bağlı yaşlanma ve benlerin artması sıralanabilir.
Güneş koruyucular, cildimizi güneşten korumak için yeterli midir? Güneş koruyucuların etkili olması için nasıl kullanmak gerekir?
Güneşten koruyucu ürünlerin yanı sıra şapka ve koruyucu giysiler muhakkak kullanılmalıdır. Kullandığımız ürünün etkili olması için koruyucunun mutlaka SPF 30 faktör ve üzerinde olması gerekir. Ayrıca mutlaka güneşe çıkmadan 30 dakika önce santimetrekareye 2 ml olacak şekilde tüm yüze ve bütün vücuda sürülmelidir. Yapılacak aktiviteye, suya girme ve terleme durumuna göre ürün seçilmelidir. SPF'si yüksek olan ürünlerin, yanığı önlemede diğerlerinden çok farkı olmasa da derin hasarı önlemede daha etkili oldukları ispatlanmıştır.
Yaz aylarında cilt bakımı nasıl yapılmalı?
Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı olarak, özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruyor. Bu yüzden koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalı. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiricileri 2-3 saatte bir yenilemek gerekiyor. Yüze sürülen C vitamini içerikli nemlendiricilerin; güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri var. Nemlendirici, cilt kurutulduktan sonra sürülmeli. Islak cilde nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde, meyve asitli ve cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılmalı. Meyve asitli nemlendiriciler, güneşten koruyucularla birlikte ya da akşam sürülmelidir
Yaz aylarında sivilceler neden artar?
Bilindiği gibi yaz aylarında daha fazla terleriz. Kişilerin yüzde 15'inde sivilce artmasının nedeni de terlemedir. Bunun dışında güneş ışınları genelde sivilceleri iyileştirse de zaman zaman yağ bezlerinin ürettiği yağ miktarını çoğaltarak sivilce artışına neden olabilir. Bu tür sivilceler, 'tropikal akne' olarak adlandırılır.
Genetik, ırksal, hormonal, psikolojik faktörlerin yanı sıra kullanılan birtakım ilaçlar ve kozmetik ürünlerinin de sivilceye neden olduğu biliniyor. Bu noktada tavsiyeleriniz neler olacak?
Özellikle ağızdan alınan veya sürülen kortizon veya hormon içeren ilaçların kullanımıyla akne oluşabilir. Dolayısıyla sivilceye eğilimli ciltlerde, bu ilaçlar kullanılırken dikkat edilmelidir. Kozmetik ürünlere gelince; içeriğinde özellikle lanolin, vazelin, bazı bitkisel yağlar, 'butil stearat', 'loril alkol', 'oleik asit' gibi maddeler bulunan kozmetikler bazı kişilerde akneye sebep olabilir. Bunun dışında değinmek istediğim bir başka nokta da şu ki; meslek gereği yağlı maden ve maden kömürü katranı içeren maddelerle temas eden kişilerde, özellikle uyluk ve ön kollarda meydana gelen 'meslek aknesi' dediğimiz akneler ortaya çıkar. Bunu engellemek için mümkün olduğu kadar bu maddelerle çıplak temastan kaçınılması gerekmektedir. En fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de; içerdikleri maddelerin ciltte yağ dengesini bozarak tahriş ve sivilcelere neden olabilecek ucuz ve kalitesiz kozmetik ürünlerini asla tercih etmemek gerektiğidir.
Güneşin sivilceye iyi geldiğine dair yaygın bir kanı vardır. Bu doğru mu?
Evet, doğrudur. Güneşin yaydığı UVB ışınlarının iltihabı önleyici etkisi vardır. Tatil dönemlerinde, sivilcelerin azalmasına etken budur. Ancak tabii ki bir yandan da tatil stresten uzaklaşmak demektir. Bu sayede de sivilcelerde bir azalma sağlanır. Bunların yanında bronzlaşmanın akneyi maskelemesi, güneşin sivilcelere iyi geldiği kanısını oluşturmuştur. Fakat bu durum her cilt için geçerli değildir. Örneğin, açık tenlilerde güneş akneyi artırır. Çünkü komedon (ciltteki siyah ve beyaz noktalar) çoğalmasına neden olabilir.
Güneş ışınları ciltte; özellikle sivilceli ciltlerde ne gibi hasarlara yol açar? Bu sorunların oluşmasını engellemek için nasıl önlemler almak gerekir?
Sivilceli ciltler, kesinlikle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Bunun için saat 10-16 arası güneş altına çıkmaktan kaçınmak, bu saatlerin dışında ise 'gün örtüsü' adını verdiğimiz değişik koruma faktörlerini içeren ama yağ içermeyen krem, losyon gibi ürünleri cilt tipine uygun olarak kullanmak gereklidir. Ayrıca şapka kullanmak da önemli bir koruma faktörüdür.
Güneş alerjisinin nedenleri nedir? Nasıl korunabiliriz?
En çok 20'li yaşlarda başlar. Güneşe maruz kalan deri bölgesinde yarım ile 3 dakika içinde kızarmalar, kaşıntı ve kabarmalarla kendini gösterir. Ani alerjilerin başında ise güneş yanıkları gelir. Bu yanıkların oluşmasına güneşin yaydığı UVA ışınları sebep olur. Işınların en yoğun olduğu sabah 10 ile öğleden sonra 16 saatleri arasını kapsayan zaman diliminde, güneş altında bulunmamak, ani yanıkları önler. Güneş yanıklarında, tedavi olarak; reaksiyon şiddetine göre ağrıyı ve ateşi kesen ilaçlar alınması veya yalnızca ıslak kompres uygulanması ve hemen ardından krem ve losyonların kullanılması gerekir. Bunun yanında kalıcı alerjilere örnek olarak; yüze yerleşen küçük kahverengi lekeler olarak ortaya çıkan çiller, ışığa bağlı yaşlanma ve benlerin artması sıralanabilir.
Güneş koruyucular, cildimizi güneşten korumak için yeterli midir? Güneş koruyucuların etkili olması için nasıl kullanmak gerekir?
Güneşten koruyucu ürünlerin yanı sıra şapka ve koruyucu giysiler muhakkak kullanılmalıdır. Kullandığımız ürünün etkili olması için koruyucunun mutlaka SPF 30 faktör ve üzerinde olması gerekir. Ayrıca mutlaka güneşe çıkmadan 30 dakika önce santimetrekareye 2 ml olacak şekilde tüm yüze ve bütün vücuda sürülmelidir. Yapılacak aktiviteye, suya girme ve terleme durumuna göre ürün seçilmelidir. SPF'si yüksek olan ürünlerin, yanığı önlemede diğerlerinden çok farkı olmasa da derin hasarı önlemede daha etkili oldukları ispatlanmıştır.
Yaz aylarında cilt bakımı nasıl yapılmalı?
Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı olarak, özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruyor. Bu yüzden koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalı. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiricileri 2-3 saatte bir yenilemek gerekiyor. Yüze sürülen C vitamini içerikli nemlendiricilerin; güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri var. Nemlendirici, cilt kurutulduktan sonra sürülmeli. Islak cilde nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde, meyve asitli ve cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılmalı. Meyve asitli nemlendiriciler, güneşten koruyucularla birlikte ya da akşam sürülmelidir
dudaklarınıza bakıyor musunuz?
Cildiniz için besleyici ya da nemlendirici kullanıyorsunuz. Peki ya dudaklarınız için?
Ağız ve dudaklar, insanların fikir ve duygularını iletmede kullandıkları son derece etkili bir bölge. Ağlarken, gülerken, konuşurken ya da öpüşürken hep dudaklarımızı kullanıyoruz. Dudakların korunmasız ve özen bekleyen bir organ olduğunu da unutmamak gerekiyor. Düşünün ki sadece dış etkenlere karşı korunmasız yağ ve ter bezlerinden oluşan, yüzün diğer bölgelerinden 20 kat daha ince bir mukozadan bahsediyoruz. İşte tüm bu sebepler de, ergenlikten itibaren, ağız ve dudak bölgesine özel bir dikkat ve özen göstermenin, genç ve sağlıklı dudaklara sahip olmaktaki gerekliliğine işaret ediyor.
18 yaş: İyi alışkanlıklar edinin!
Genç bir insanın dudakları doğal haliyle de güzeldir. Fakat bu, bakıma ve özene ihtiyacı olmadıkları anlamına gelmez.
• Makyajınızı çıkarırken, dudaklarınızı kabaca ovuşturmayın. Dudak temizliği için hassas ve yumuşak bir ürün kullanın. Örneğin göz makyajınızı temizlerken kullandığınız ürünü dudaklarınız için de kullanabilirsiniz.
• Doğal yumuşaklığını korumak için günlük nemlendirici kreminizi dudaklarınıza yumuşak ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin.
• İster yaz, ister kış mevsimi olsun, dudaklarınız için mutlaka nemlendirici, koruyucu stick kullanın. Kurumayı ve çatlamayı önleyici vitaminli bir ürün ya da yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmak için ultraviyole filtreli bir formül tercih edebilirsiniz.
• Bu yaşta makyajınız çok hafif olmalı. Çarpıcı renkli rujları geceleri tercih edin. Gündüz bir parlatıcı ile dudaklarınıza dolgunluk kazandırabilirsiniz.
30 yaş: Şekil ve hacime dikkat!
Bu yaşta dudaklar hala belirgindir; fakat hafif hafif incelmeye de başlarlar. Dudakların şeklini ve hacmini koruması için her sabah makyaj yapmadan ve her akşam yatmadan önce, ağız çevresi için besleyici, kırışıklıklara karşı, E ve C vitaminleriyle zenginleştirilmiş özel bir ürün sürün.
• Günlük güzelllik programınıza bazı jimnastik hareketlerini de ekleyin. Böylelikle dudakların dolgun ve şekilli olmasını sağlayan mukozayı destekleyen kasları da çalıştırmış olursunuz.
• Bu yaşlar göz alıcı bir makyaj yapmak için ideal! Gündüz opak, geceleri parlak renklerde UV filtreli ve nemlendiricili rujlar seçmelisiniz.
40 yaş: Gençleştirici bakımlar uygulayın!
Yaşın ilerlemesiyle dudak dokusundaki kolajen ve elastinin hasar görmesi, çizgiler ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dudak çevresi üst derisi (epidermit), yüzün diğer bölgelerinden daha hızlı bir şekilde incelir, yaşlanır. Başlangıçta bu belirtiler dikkatinizi çekmese de, önlem almadığınız takdirde hızlı ve istenmeyen şekilde yaşlanma görülür.
• Cildin hücresel etkinliğini canlandırmak için hafif bir temizleme maskesi uygulayın. Parmaklarınızla özel dudak bakım kremini masaj yaparak sürün. Sonra da dudaklarınızı ılık suyla durulayın.
• Sabah ve akşam dudak çevrenize ve dudaklarınıza kırışıklıklara karşı bir krem kullanın. Dolaşımı canlandırmak için bu bölgeyi parmağınızla çimdikleyin.
• 40'lı yaşlardan sonra, gözle görülür değişiklikler karşısında, izlerden ve kırışıklıklardan kurtulmak, dudak çevrenizi belirginleştirmek ya da dudaklarınıza daha dolgun bir görünüm kazandırmak için bir plastik cerrah ya da estetisyene başvurabilirsiniz.
• Makyajda ise, hafifliğe önem verin. Açık ve parlak tonlar seçin ve mutlaka parlatıcı kullanın. Dudak kalemi ile dudak çevrenizi çevrelemeyi de unutmayın.
Ağız ve dudaklar, insanların fikir ve duygularını iletmede kullandıkları son derece etkili bir bölge. Ağlarken, gülerken, konuşurken ya da öpüşürken hep dudaklarımızı kullanıyoruz. Dudakların korunmasız ve özen bekleyen bir organ olduğunu da unutmamak gerekiyor. Düşünün ki sadece dış etkenlere karşı korunmasız yağ ve ter bezlerinden oluşan, yüzün diğer bölgelerinden 20 kat daha ince bir mukozadan bahsediyoruz. İşte tüm bu sebepler de, ergenlikten itibaren, ağız ve dudak bölgesine özel bir dikkat ve özen göstermenin, genç ve sağlıklı dudaklara sahip olmaktaki gerekliliğine işaret ediyor.
18 yaş: İyi alışkanlıklar edinin!
Genç bir insanın dudakları doğal haliyle de güzeldir. Fakat bu, bakıma ve özene ihtiyacı olmadıkları anlamına gelmez.
• Makyajınızı çıkarırken, dudaklarınızı kabaca ovuşturmayın. Dudak temizliği için hassas ve yumuşak bir ürün kullanın. Örneğin göz makyajınızı temizlerken kullandığınız ürünü dudaklarınız için de kullanabilirsiniz.
• Doğal yumuşaklığını korumak için günlük nemlendirici kreminizi dudaklarınıza yumuşak ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin.
• İster yaz, ister kış mevsimi olsun, dudaklarınız için mutlaka nemlendirici, koruyucu stick kullanın. Kurumayı ve çatlamayı önleyici vitaminli bir ürün ya da yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmak için ultraviyole filtreli bir formül tercih edebilirsiniz.
• Bu yaşta makyajınız çok hafif olmalı. Çarpıcı renkli rujları geceleri tercih edin. Gündüz bir parlatıcı ile dudaklarınıza dolgunluk kazandırabilirsiniz.
30 yaş: Şekil ve hacime dikkat!
Bu yaşta dudaklar hala belirgindir; fakat hafif hafif incelmeye de başlarlar. Dudakların şeklini ve hacmini koruması için her sabah makyaj yapmadan ve her akşam yatmadan önce, ağız çevresi için besleyici, kırışıklıklara karşı, E ve C vitaminleriyle zenginleştirilmiş özel bir ürün sürün.
• Günlük güzelllik programınıza bazı jimnastik hareketlerini de ekleyin. Böylelikle dudakların dolgun ve şekilli olmasını sağlayan mukozayı destekleyen kasları da çalıştırmış olursunuz.
• Bu yaşlar göz alıcı bir makyaj yapmak için ideal! Gündüz opak, geceleri parlak renklerde UV filtreli ve nemlendiricili rujlar seçmelisiniz.
40 yaş: Gençleştirici bakımlar uygulayın!
Yaşın ilerlemesiyle dudak dokusundaki kolajen ve elastinin hasar görmesi, çizgiler ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dudak çevresi üst derisi (epidermit), yüzün diğer bölgelerinden daha hızlı bir şekilde incelir, yaşlanır. Başlangıçta bu belirtiler dikkatinizi çekmese de, önlem almadığınız takdirde hızlı ve istenmeyen şekilde yaşlanma görülür.
• Cildin hücresel etkinliğini canlandırmak için hafif bir temizleme maskesi uygulayın. Parmaklarınızla özel dudak bakım kremini masaj yaparak sürün. Sonra da dudaklarınızı ılık suyla durulayın.
• Sabah ve akşam dudak çevrenize ve dudaklarınıza kırışıklıklara karşı bir krem kullanın. Dolaşımı canlandırmak için bu bölgeyi parmağınızla çimdikleyin.
• 40'lı yaşlardan sonra, gözle görülür değişiklikler karşısında, izlerden ve kırışıklıklardan kurtulmak, dudak çevrenizi belirginleştirmek ya da dudaklarınıza daha dolgun bir görünüm kazandırmak için bir plastik cerrah ya da estetisyene başvurabilirsiniz.
• Makyajda ise, hafifliğe önem verin. Açık ve parlak tonlar seçin ve mutlaka parlatıcı kullanın. Dudak kalemi ile dudak çevrenizi çevrelemeyi de unutmayın.
TIRNAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI
Uzmanlar, yanlış manikürden dolayı çıkan şeytan tırnaklarının ellerin mikrop kapmasına ve iltihaplı hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.
Sağlıksız ortamlarda yapılan manikürler ise çok ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İşte Dermatolog Dr. Meriç Aksoy'dan tırnak bakımına dair önemli ipuçları...
Tırnak bakımı nasıl yapılmalı?
Parmak uçlarını darbelerden korumak, küçük cisimleri tutmak gibi önemli görevleri olan tırnakların güzel ve bakımlı olması, kişinin kendine güvenini artırır. Sağlıklı tırnaklar sert, düzgün yüzeyli, ten rengine yakın renkte ve esnektir. Böyle tırnaklara sahip olmak için her hafta düzenli bakım yapmalısınız. 4-6 haftada bir de profesyonel bakım yaptırmanız iyi olur. Profesyonel bakım için kendi manikür aletlerinizi götürün, manikür suyunun size özel olmasına ve aletlerin sterilizasyon makinesinde bekletildiğine de dikkat edin.
• Tırnaklarınızı her biri aynı boyutta olacak şekilde düzgünce kesin. Çok derine girmeyin, aksi takdirde enfeksiyon ve batıklar oluşabilir.
• Tırnağa, törpüleme işlemini hep aynı yöne doğru yaparak şekil verin.
• Tırnak etlerini yumuşatmak için ellerinizi suda bekletip, yumuşayan tırnak etlerini makasla kesebilir ya da tahta çubukla geriye doğru itebilirsiniz.
• Renkli ojeyi alta koruyucu ve besleyici bir oje sürdükten sonra uygulayın.
Tırnak bakımında nelere dikkat edilmeli?
Sağlıklı, güçlü görünümlü tırnaklara sahip olmak için iş yaparken mutlaka eldiven kullanın. Suda, deterjanlı suda, tozlu ortamda korumasız kalmamalarına dikkat edin. Kaliteli bir el kremi kullanın. Tırnak masajını kökten uçlara doğru yapın; unutmayın ki el ve tırnak sağlığı açısından masaj çok önemlidir.
Sağlıksız ortamlarda yapılan manikürler ise çok ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İşte Dermatolog Dr. Meriç Aksoy'dan tırnak bakımına dair önemli ipuçları...
Tırnak bakımı nasıl yapılmalı?
Parmak uçlarını darbelerden korumak, küçük cisimleri tutmak gibi önemli görevleri olan tırnakların güzel ve bakımlı olması, kişinin kendine güvenini artırır. Sağlıklı tırnaklar sert, düzgün yüzeyli, ten rengine yakın renkte ve esnektir. Böyle tırnaklara sahip olmak için her hafta düzenli bakım yapmalısınız. 4-6 haftada bir de profesyonel bakım yaptırmanız iyi olur. Profesyonel bakım için kendi manikür aletlerinizi götürün, manikür suyunun size özel olmasına ve aletlerin sterilizasyon makinesinde bekletildiğine de dikkat edin.
• Tırnaklarınızı her biri aynı boyutta olacak şekilde düzgünce kesin. Çok derine girmeyin, aksi takdirde enfeksiyon ve batıklar oluşabilir.
• Tırnağa, törpüleme işlemini hep aynı yöne doğru yaparak şekil verin.
• Tırnak etlerini yumuşatmak için ellerinizi suda bekletip, yumuşayan tırnak etlerini makasla kesebilir ya da tahta çubukla geriye doğru itebilirsiniz.
• Renkli ojeyi alta koruyucu ve besleyici bir oje sürdükten sonra uygulayın.
Tırnak bakımında nelere dikkat edilmeli?
Sağlıklı, güçlü görünümlü tırnaklara sahip olmak için iş yaparken mutlaka eldiven kullanın. Suda, deterjanlı suda, tozlu ortamda korumasız kalmamalarına dikkat edin. Kaliteli bir el kremi kullanın. Tırnak masajını kökten uçlara doğru yapın; unutmayın ki el ve tırnak sağlığı açısından masaj çok önemlidir.
Mükemmel saçların sırrı
Ödüllü İngiliz saç stilisti Lisa Shepherd'a göre mükemmel saçların sırrı, kurutmadan itibaren başlıyor!
İsterseniz, çok kısa bir süre içinde kuaförden çıkmış gibi saçlara sahip olabilirsiniz. Shepherd'dan 5 dakikada saç şekillendirmenin ipuçlarını öğrendik.
Bir havlu yardımıyla saçlarınızdaki fazla nemi alın. Islak saç, kurutma işlemini yavaşlatır. Ayrıca kullanılan herhangi bir saç şekillendirme ürününün etkisini de hafifletir. Saç tipinize uygun ürünü saçlarınıza eşit bir şekilde dağıttıktan sonra saçlarınızı tarayın.
Başınızı aşağıya doğru tutun ve saçlarınızı bir saç kurutma makinesi yardımıyla kabartarak kurutun. Saçınızı hangi tarafa taramak istiyorsanız, parmaklarınızın yardımıyla o tarafa ayırın. Saçı farklı yönlere doğru taramak, saçın çok sabit görünmesini engeller. Saçlarınızı kuruttuktan sonra en mükemmel şekilde ayırmanız her zaman mümkün. Saçları kurutmanın amacı sönük olmalarını engellemektir.
Saçlarınızı yuvarlak bir fırça kullanarak ve bölümlere ayırarak hızlı bir şekilde kurutun. Kurutma işlemi sırasında makinenin yere doğru bakıyor olması önemli. Saçın tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra şekil vermek için devam edin. Ayrıca edineceğiniz seramik bazlı bir fırça, sıcak bigudi gibi kullanılabilir. Şekil verirken, saçı pürüzsüzleştirirken parlaklık da kazandırır.
Saçlarınıza şekil vermeyi bitirmeden önce saç kurutma makinesini soğuk hava verme moduna getirip saçlarınıza tutun. Soğuk hava, şekli sabitlemede özellikle profesyonellerin kullandığı bir teknik. Ilık ve sıcak hava saçı yumuşatıp şekle girmesini kolaylaştırıyor.
İsterseniz, çok kısa bir süre içinde kuaförden çıkmış gibi saçlara sahip olabilirsiniz. Shepherd'dan 5 dakikada saç şekillendirmenin ipuçlarını öğrendik.
Bir havlu yardımıyla saçlarınızdaki fazla nemi alın. Islak saç, kurutma işlemini yavaşlatır. Ayrıca kullanılan herhangi bir saç şekillendirme ürününün etkisini de hafifletir. Saç tipinize uygun ürünü saçlarınıza eşit bir şekilde dağıttıktan sonra saçlarınızı tarayın.
Başınızı aşağıya doğru tutun ve saçlarınızı bir saç kurutma makinesi yardımıyla kabartarak kurutun. Saçınızı hangi tarafa taramak istiyorsanız, parmaklarınızın yardımıyla o tarafa ayırın. Saçı farklı yönlere doğru taramak, saçın çok sabit görünmesini engeller. Saçlarınızı kuruttuktan sonra en mükemmel şekilde ayırmanız her zaman mümkün. Saçları kurutmanın amacı sönük olmalarını engellemektir.
Saçlarınızı yuvarlak bir fırça kullanarak ve bölümlere ayırarak hızlı bir şekilde kurutun. Kurutma işlemi sırasında makinenin yere doğru bakıyor olması önemli. Saçın tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra şekil vermek için devam edin. Ayrıca edineceğiniz seramik bazlı bir fırça, sıcak bigudi gibi kullanılabilir. Şekil verirken, saçı pürüzsüzleştirirken parlaklık da kazandırır.
Saçlarınıza şekil vermeyi bitirmeden önce saç kurutma makinesini soğuk hava verme moduna getirip saçlarınıza tutun. Soğuk hava, şekli sabitlemede özellikle profesyonellerin kullandığı bir teknik. Ilık ve sıcak hava saçı yumuşatıp şekle girmesini kolaylaştırıyor.
04 12 2008
İple yapılan kulak estetiği

Kepçe kulak estetik ameliyatı yıllardır yapılan bir ameliyattır. Bende son 10 yılda yüzlerce yaptım. Kulak arkasında bir kesi yapılır ,kıkırdak geriye doğru katlanır,cilt kapatılır,kulak sarılır ve en az 10-15 gün sargılı kalır.
İple yapılan teknikte ise kulak arkasından özel bir alet ve bir ip yardımı ile hiç kesi yapmadan kulak geriye doğru katlanır.Kesi olmadığından sonrasında pansuman ,bandaj gerekmiyor,iz olma ihtimali sıfır. Yaklaşık 15-20 dk içende lokal anestezi ile yapılıyor. Sadece kulağınızı korumak amacıyla üzerine bir saç bandı takılıyor.
İmkansız gibi geliyor değil mi. Evet tüm hastalarıma da öyle gelmişti zaten. Hepsi böyle bir şey nasıl olabilir, biz başka yerlere sorduk bu imkansız dediler diye bana geri döndüler. Ama hepsi 15 dk sonra kendileri ellerindeki aynadan gördüklerine inanamadılar . Bildiğim kadarıyla Türkiye’de ilk ve tek benim uyguladığım bu yöntem bilinen tüm ameliyatlar içinde en etkili sonucu veren ve en konforlu olanıdır. Hele bir de bu ameliyatı isteyenlerin çocuk olduğunu göz önüne alırsanız; Harika bir şey.
Hala inanamayanlar; merkez kliniğimizde örnek video izleyebilir ve önceden ameliyat olmuş hastalarla konuşabilirler.
Kulak Estetik Ameliyatı
En sık kulak boyutunu küçültme ya da kepçe durumunu düzeltmek amacıyla yapılır. Plastik Cerrahide kulak kepçesinin normalden daha fazla öne doğru kıvrık olması durumuna "kepçe kulak"veya "yelken kulak" (protruding ear) adı verilmektedir. Kulak kepçesindeki Y şeklindeki kıvrımın yetersiz gelişmesi ya da düz olası, genellikle temel sebeptir. Günümüzde pek çok kişinin özellikle okula yeni başlayan çocukların en büyük komplekslerinden biri olan bu durum, kültürden kültüre farklılık gösterir. Kepçe kulak batı toplumlarında alay konusu olmasına karşılık, Japonlarda sevimlilik ve güzellik belirtisi olarak kabul edilir.
Kepçe kulak halk arasında olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Gerçekte bu doğru değildir. Kepçe kulak ile normal kulak arasında çok anormal bir büyüklük farkı yoktur. Esas sorun kepçe kulakta kıkırdağın kıvrık olması gereken bazı kısımlarının düz olmasıdır. Bunun sonucunda kulak kepçesi ile baş arasında normalden daha fazla bir açı oluşur ve kulak öne doğru kıvrıktır. Kıkırdağın özellikle kulak kepçesinin üst kısmı normale göre daha düzdür.
Kepçe kulak ameliyatı bayan hastalar tarafından özellikle saçlarını toplayamama ya da topuz yapamama yakınması ile gündeme getirilir. Erkeklerde ise yine saçını kısa kestirememe ençok belirtilen sebeptir.
Doğuştan ya da ailesel olabilen kepçe kulak, herhangi bir sebebe bağlı oluşmaz. Herhangi bir hastalık ya da bozukluk belirtisi değildir. Çocuk okul çağında ise aile, kepçe kulak durumunun çocuklarını etkileyip etkilemediğini araştırmalıdırlar. Çünkü bazen çocuk bunu dile getiremez ve ruhsal bunalıma girebilir. Eğer çocuğunuz bu durumdan şikayet ediyorsa mutlaka bu konuyu önemseyiniz. Ancak çocuk bu durumdan şikayetçi değilse aile acele etmemeli, çocuğu ameliyata zorlamamalıdır. Çünkü kulak ameliyatı her devrede yapılabilir. Özellikle tedaviyi ve ameliyatı kendi isteyen çocuklar tedavi sırasında daha uyumlu olmaktadırlar. Çocuklarda 7-9 yaşnda bu işlem yapılabilir.
Sivilce (Akne Vulgaris) sıkılması

Bu sık görülen hastalık hem fiziksel olarak görüntüyü bozmakta hem de bu görüntü bozukluğu psikolojik bozuklukların artmasına neden olmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde uzun yıllar, hatta bir ömür boyunca devam edebilen bir hastalık haline dönüşmektir.
En sık karşılaştığımız 12-18 yaş gurubundan başlayarak, uygun tedavi alışkanlıkları ve tedavileri, hastanın cilt tipine ve hastalığın şiddetine göre uygulanmalıdır. Sivilce sadece yüz bölgesinde değil aynı zamanda sırt, göğüs, boyun gibi vücudun diğer bölümlerinde de çıkabilir.
Aknelerinizden kurtulmak için ne yapabilirsiniz ?
Yardım için bir eczacıya veya doktorunuza başvurmanın yanısıra, aknenizi etkileyecek şeylerden uzak durarak da kendinize yardım edebilirsiniz.
Sadece yıkamak tek başına akneyi iyileştirir mi ?
Sadece yıkamak aknenizi iyileştirmeyecektir. Tüm yaptığı deri yüzeyini aşırı yağlanmadan uzak tutmaktır.Deriyi temiz tutmanın kesinlikle birtakım yararları olmakla birlikte, aşırı temizlemeye dikkat edin. Belli bir miktar sebum, derinin, çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir; dolayısıyla aşırı yıkama ve ovuşturma yarardan çok zarar getirebilir. Tavsiye: Sade ve parfümsüz bir sabun deneyin. Eğer kullandığınız sabun derinizi tahriş ediyorsa, başka bir sabun deneyin.
Kozmetik ürünler akneyi artırırlar mı ?
Genç kızlar arasında, aknelerini makyaj ile gizlemeye çalışma eğilimi vardır. Bu, lekeleri nadiren kapatır ve deri gözeneklerini tıkar - bu neredeyse aknenin daha da kötüleşmesini garanti altına alan bir durumdur. Eğer makyaj yapmak istiyorsanız, hafif makyaj yapın ve soğuk krem değil hafif ve yağsız bir losyon deneyin.
Tavsiye: Yüz pudraları, dudak boyaları, göz kalemi, eyeliner ve rimel kesinlikle akneye neden olmaz ve nadiren deriyi tahriş eder.
Eğer akne varsa kaçınılması gereken herhangi bir yiyecek var mıdır ?
Tıbbi araştırmalar, akneye yol açan herhangi bir özel yiyecek türüne işaret etmemektedir. Fakat eğer herhangi bir yiyeceğin ani akne atakları ile ilişkili olduğunu düşünüyorsanız, o zaman bir süre bundan uzak durun ve neler olduğunu gözleyin. Yiyecekler konusunda genel olarak, vücudunuz ve onun içten içe akne ile savaşma yeteneği için ancak sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin yararlı olacağı söylenebilir.
Başka şeyler aknenizi kötüleştirebilir mi ?
Her türlü yağa maruz kalmak (örneğin, mekanik olarak), tıpkı diğer endüstriyel kimyasallar gibi akneye neden olabilir. Fırın içi gibi çok yüksek sıcaklıklar aşırı terlemeye ve aknenizin kötüleşmesine neden olabilir. Öte yandan, güneş ışığı lekeler için iyidir ve akneniz yaz aylarında daha kolay iyileşir. Bununla birlikte, önceden doktorunuzun tavsiyesi olmaksızın çok uzun süre güneş banyosu yapmaktan veya solaryumda kalmaktan kaçının.
Aknenin kötüleştiği dönemler var mıdır?
Evet, çok fazla stres ve endişe sıklıkla aknenizi kötüleştirebilir. Öğrenciler genellikle, aknelerinin sınav öncesi veya sınav dönemlerinde arttığını farkederler. Bunun yanında insanların stres altında iken akneleri ile oynama alışkanlıkları vardır.
Adet kanaması akneyi etkileyebilir mi ?
Evet, menstürasyonun başlamasından 7-10 gün önce aknelerin kötüleşmesi ender rastlanan bir durum değildir. Bu, hormon seviyelerindeki aylık değişikliklere bağlı bir durumdur.
Tavsiye: Bazı kontraseptif ilaçlar, premenstrüel aknenin etkisini hafifletebilirler.
Akneleri sıkmak, temizlenmesine yardımcı olur mu ?
Zaman zaman çok güçlü bir istek duysanız bile, sivilcelerinizi sıkmamaya çalışın. Sivilcelerin sertçe sıkılması deriye zarar verir, enfeksiyon ve enflamasyonun yayılma olasılığını artırır ve dolayısıyla iyileşmeyi geciktirir. Bazı durumlarda, kalıcı nedbeleşmeye yol açabilir. Kendinize engel olamadığınız durmlarda, sivilceyi nazik bir biçimde sıkın ve ardından birtakım dezenfektanlar sürün.
Aknenin kaybolması ne kadar zaman alır ?
Akne ile ilgili hemen her şey "olumsuzdur"-ve tedaviye yanıt vermesi için gereken zaman da buna dahildir. En etkili ürünlerde bile, herhangi bir ciddi ilerleme görmeniz için belli bir süre, bazen uzun bir süre geçmesi gerekir. Aknelerinizin temizlenmesi için genellikle birkaç aylık bir tedavi gerekir. Ayrıca akneye olan eğiliminiz devam ettikçe zaman zaman yeniden tedaviye gereksiniminiz olacağını da bilmelisiniz. Bu yüzden sabırlı olmayı deneyin, tedavinizi düzenli olarak uygulayın ve doktorunuzun önerilerini dinleyin.
Akne sadece ergenlik döneminde mi ortaya çıkar ?
Hayır, her ne kadar başlıca ergenlik çağındakilerin problemi olsa da, akne hem erken çocukluk döneminde hem de yetişkinlerde, hatta otuzlu kırklı yaşlarda bile görülebilir.
Giysiler akneyi etkileyebilir mi ?
Evet. Eğer vücudunuzda akne varsa, hafif giysiler giyin, yünlü ve sentetik malzeme gibi tahriş edici kumaşlardan kaçının. Akne bulunan bölgeler ile temas eden iç çamaşırlarınızı ve giysilerinizi çok temiz tutun.
Rezene + anason + biberiye ile selülit çözümü
Selülit çoğu kadının ortak derdi diyebiliriz.Bir maske ile bunada çözüm bulalım.
Malzemelerimiz : Rezene + anason + biberiye
Hazırlanış biçimi ise : Her sabah 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok
olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.Kolay gelsin.
Malzemelerimiz : Rezene + anason + biberiye
Hazırlanış biçimi ise : Her sabah 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok
olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.Kolay gelsin.
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Cilt Bakımı Yapıyor musunuz?
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Boyun kırışıklığı için çözüm ÖNERİLERİ.Buyrun sizinle paylaşalım.Kalın bir limon dilimi ile boynunuzu iyice ovalayın. Limon suyu boynunuzda 15 dakika kadar kaldıktan sonra, bol ılık suyla güzelce yıkayın.
Krem sürmeden önce, sıcak suya batırılmış havluyu boynunuza sararak 15- 20 dakika bırakın. Kremi de boynunuza aşağıdan yukarıya doğru kaydırarak sürün.
Her gün sürekli olarak boyun jimnastiği yapmayı ihmal etmeyin.
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Boyun kırışıklığı için çözüm ÖNERİLERİ.Buyrun sizinle paylaşalım.Kalın bir limon dilimi ile boynunuzu iyice ovalayın. Limon suyu boynunuzda 15 dakika kadar kaldıktan sonra, bol ılık suyla güzelce yıkayın.
Krem sürmeden önce, sıcak suya batırılmış havluyu boynunuza sararak 15- 20 dakika bırakın. Kremi de boynunuza aşağıdan yukarıya doğru kaydırarak sürün.
Her gün sürekli olarak boyun jimnastiği yapmayı ihmal etmeyin.
03 12 2008
Kepçe büyük Kulak Cerrahisi
Otoplasti genellikle kepçe kulakları başa daha yaklaştırmak, eksik kıvrımlarını şekillendirmek veya büyük kulakları küçültmek amacıyla yapılır. Bu operasyon genellikle dört ve on yaş arasındaki çocuklara yapılmaktadır. Dört yaş itibariyle kulaklar hemen hemen tam olarak gelişmiş kabul edilir ve operasyon ne kadar erken yapılırsa çocukların dış çevrede karşılaşacağı problemler daha az olacaktır. Bu ameliyat erişkinlerde de yapılabilir ve erişkinler için ek bir risk söz konusu değildir.
Eğer kulak ameliyatını kendiniz veya çocuğunuz için düşünüyorsanız bu broşür size yapılacak işlemi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Birçok cerrah, çocukların kepçe kulakları hakkındaki hissi sorunlarına ebeveynlerin duyarlı olmalarını önermektedir; çocuğunuz değişiklik isteyene kadar cerrahi için ısrar etmeyiniz.Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle işlem sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.
İlk görüşmede operatörünüz hastanın durumunu değerlendirecek ve en etkili tekniği önerecektir.Ayrıca cerrahi müdahale için nasıl hazırlanılması gerektiğini açıklayacaktır.
Otoplasti genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır; bazen doktorunuz müdahalenin hastahanede yapılmasını önerebilir, böyle bir durumda hastanede bir gece geçirebilirsiniz.
Çocuğunuz küçükse doktorunuz genel anestezi önerebilir, böylece çocuğunuz operasyon boyunca derin bir uyku içinde olacaktır.
Otoplasti genellikle bir buçuk-iki saat sürer, komplike olgular daha uzun sürebilir.
Erişkinler ve çocuklar ameliyattan sonra ayağa kalkıp dolaşabilir ve eve gidebilirler. Hastamızın başı, ameliyatın sonunda şekillenme ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için sarılacaktır. Kulaklar birkaç gün ağrıyabilir ancak bu şikayet ilaçlarla yatıştırılabilir.
Yedi gün sonra bu sargı çıkarılarak daha hafif bir pansuman ile baş sarılacaktır. Bu sargıların da çıkarılmasından sonra doktorunuz özellikle geceleri kullanmak üzere kafa bandı (tenisçi bandı-bandana) önerecektir. Bu bandın gündüz de kullanılması kulağın şeklinin daha iyi muhafazasına yardımcı olacaktır. Dikişler genellikle bir hafta içinde alınır veya kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.Kulağın büküleceği herhangi bir aktiviteden bir buçuk ay kadar kaçınılmalıdır. Erişkinlerin çoğu işlerine aşağı yukarı on gün içinde dönebilir. Çocuklar yedi gün civarı bir sürede okula gidebilirler,ancak aktivitelerde dikkatli olmaları gerekir. Çocuğunuzun öğretmeninden bu konuda birkaç hafta boyunca çocuğunuza göz kulak olması yönünde yardım isteyebilirsiniz.
Otoplasti kalifiye,deneyimli bir cerrah tarafından yapılırsa komplikasyonlar oldukça nadir ve küçüktür. Ancak her cerrahide olduğu gibi cerrahi ile ilgili riskler ve işleme özel spesifik komplikasyonlar söz konusu olabilir.
Hastaların küçük bir yüzdesinde kulakta kan pıhtısı gelişebilir. Bu pıhtı kendiliğinden eriyip yok olabilir veya bir iğneyle çekilebilir. Nadiren, kulak kıkırdağında skar dokusu oluşumuna neden olan bir enfeksiyon gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir; nadiren enfekte bölgeyi cerrahi işlemle boşaltmak gerekebilir.
Kepçe kulak dışında, ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Bunlar arasında “Lop Ear” kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı ise; “Cup Ear” çok küçük kulak ve “Shell Ear” dış kenardaki kurvatur, doğal kıvrım ve çizgilerin kaybolduğu kulak sayılabilir. Ayrıca büyük kulak memelerine yönelik işlemler de yapılabilir. Yine ek olarak doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulak yapılabilir. Bazen orijinal problemden daha kötü olan bir skar kalabilir. Kendi probleminizle ilgili olarak cerrahinin etkinliğini doktorunuza sorunuz.
Birçok hasta ,genç veya erişkin kulak ameliyatı sonucundan tatmin olmayabilir. Ancak amaç unutmayınız ki mükemmele ulaşmak değil daha iyiye ulaşmaktır. Her iki kulağın tıpa tıp eşit olacağını ummayınız; mutlak simetri hem olanaksız hem de doğal olmayan bir şeydir. Müdahaleyi ve beklentilerinizi operasyon öncesi doktorunuzla tartışırsanız sonuçtan daha memnun kalma şansınız artar.
Eğer kulak ameliyatını kendiniz veya çocuğunuz için düşünüyorsanız bu broşür size yapılacak işlemi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Birçok cerrah, çocukların kepçe kulakları hakkındaki hissi sorunlarına ebeveynlerin duyarlı olmalarını önermektedir; çocuğunuz değişiklik isteyene kadar cerrahi için ısrar etmeyiniz.Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle işlem sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.
İlk görüşmede operatörünüz hastanın durumunu değerlendirecek ve en etkili tekniği önerecektir.Ayrıca cerrahi müdahale için nasıl hazırlanılması gerektiğini açıklayacaktır.
Otoplasti genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır; bazen doktorunuz müdahalenin hastahanede yapılmasını önerebilir, böyle bir durumda hastanede bir gece geçirebilirsiniz.
Çocuğunuz küçükse doktorunuz genel anestezi önerebilir, böylece çocuğunuz operasyon boyunca derin bir uyku içinde olacaktır.
Otoplasti genellikle bir buçuk-iki saat sürer, komplike olgular daha uzun sürebilir.
Erişkinler ve çocuklar ameliyattan sonra ayağa kalkıp dolaşabilir ve eve gidebilirler. Hastamızın başı, ameliyatın sonunda şekillenme ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için sarılacaktır. Kulaklar birkaç gün ağrıyabilir ancak bu şikayet ilaçlarla yatıştırılabilir.
Yedi gün sonra bu sargı çıkarılarak daha hafif bir pansuman ile baş sarılacaktır. Bu sargıların da çıkarılmasından sonra doktorunuz özellikle geceleri kullanmak üzere kafa bandı (tenisçi bandı-bandana) önerecektir. Bu bandın gündüz de kullanılması kulağın şeklinin daha iyi muhafazasına yardımcı olacaktır. Dikişler genellikle bir hafta içinde alınır veya kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.Kulağın büküleceği herhangi bir aktiviteden bir buçuk ay kadar kaçınılmalıdır. Erişkinlerin çoğu işlerine aşağı yukarı on gün içinde dönebilir. Çocuklar yedi gün civarı bir sürede okula gidebilirler,ancak aktivitelerde dikkatli olmaları gerekir. Çocuğunuzun öğretmeninden bu konuda birkaç hafta boyunca çocuğunuza göz kulak olması yönünde yardım isteyebilirsiniz.
Otoplasti kalifiye,deneyimli bir cerrah tarafından yapılırsa komplikasyonlar oldukça nadir ve küçüktür. Ancak her cerrahide olduğu gibi cerrahi ile ilgili riskler ve işleme özel spesifik komplikasyonlar söz konusu olabilir.
Hastaların küçük bir yüzdesinde kulakta kan pıhtısı gelişebilir. Bu pıhtı kendiliğinden eriyip yok olabilir veya bir iğneyle çekilebilir. Nadiren, kulak kıkırdağında skar dokusu oluşumuna neden olan bir enfeksiyon gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir; nadiren enfekte bölgeyi cerrahi işlemle boşaltmak gerekebilir.
Kepçe kulak dışında, ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Bunlar arasında “Lop Ear” kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı ise; “Cup Ear” çok küçük kulak ve “Shell Ear” dış kenardaki kurvatur, doğal kıvrım ve çizgilerin kaybolduğu kulak sayılabilir. Ayrıca büyük kulak memelerine yönelik işlemler de yapılabilir. Yine ek olarak doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulak yapılabilir. Bazen orijinal problemden daha kötü olan bir skar kalabilir. Kendi probleminizle ilgili olarak cerrahinin etkinliğini doktorunuza sorunuz.
Birçok hasta ,genç veya erişkin kulak ameliyatı sonucundan tatmin olmayabilir. Ancak amaç unutmayınız ki mükemmele ulaşmak değil daha iyiye ulaşmaktır. Her iki kulağın tıpa tıp eşit olacağını ummayınız; mutlak simetri hem olanaksız hem de doğal olmayan bir şeydir. Müdahaleyi ve beklentilerinizi operasyon öncesi doktorunuzla tartışırsanız sonuçtan daha memnun kalma şansınız artar.
5 Aşamada Yumuşak yumuşacık Dudaklar
Kış geliyor, dudaklarınız yavaş yavaş kuruyabilir. Dudaklarınız sık sık çatlıyorsa, bu probleminizi çözmenin kolay yolları var. 5 adımda yumuşak dudaklara sahip olun! * Bir kumaş parçasını ıslak suya batırıp biraz sıkarak dudaklarınızda bekletin. Sıcak ve nemli bez dudaklarınızı yumuşatacaktır.
* Dudaklarınızı bol miktarda bal ile sürtün.
* Dudaklarınızı diş fırçanız ile ovun.
* Dudaklarınıza bir bez parçasıyla bal ya da erimiş şekeri güzelce sürün.
* Dudaklarınızı hafifçe ovun.
* Dudaklarınızı bol miktarda bal ile sürtün.
* Dudaklarınızı diş fırçanız ile ovun.
* Dudaklarınıza bir bez parçasıyla bal ya da erimiş şekeri güzelce sürün.
* Dudaklarınızı hafifçe ovun.
Şimdi ‘pantolon estetiği’
Bacak estetiğinin alanına giren birçok konu var. En önemlilerinden biri, baldırlara uygulanan estetik işlemler. Bu operasyonlar, ileri derecede kilo alıp vermiş kişilerde bacağın üst bölümünün sarkması nedeniyle uygulanıyor. Bu durumda bacakta oluşan ve deri fazlalığı olan bölgelerin adeta pantolon çeker gibi estetik operasyon ile yukarı çekilmesi söz konusu.
Bu sorun, bacağın iç ve arka kısımlarında da görülebiliyor. Daha da ileri durumlarda, örneğin 40-50 kilo veren kişilerde, eldiven gibi bacağın tüm üst bölümünün yukarı çekilmesi şeklinde bir ameliyat yapılması gerekiyor. Bu da oldukça zor bir ameliyat.
Bu konuda hastalara belli bir süre hareketsizlik öneriyoruz. Buradaki izlerin, özellikle kasık içindekilerin yerçekimiyle genişleyip aşağı doğru sarkabileceğinin hastaya anlatılması gerekiyor.
Bacaklardaki yağ çıkıntıları, bacağın görüntüsünü bozuyor. Bunu ortadan kaldırmakta ise en çok “liposuction” yöntemi kullanılıyor. Yağ fazlalıkları alınarak bu düzensiz çıkıntılar azaltılabiliyor.
Bacağın şeklinin çok kalın görünmesine neden olan yağ fazlalıkları da aynı şekilde alınıyor. Ancak kas yapısının artmasıyla oluşan deformitelere bir şey yapma şansımız yok.
Bu sorun, bacağın iç ve arka kısımlarında da görülebiliyor. Daha da ileri durumlarda, örneğin 40-50 kilo veren kişilerde, eldiven gibi bacağın tüm üst bölümünün yukarı çekilmesi şeklinde bir ameliyat yapılması gerekiyor. Bu da oldukça zor bir ameliyat.
Bu konuda hastalara belli bir süre hareketsizlik öneriyoruz. Buradaki izlerin, özellikle kasık içindekilerin yerçekimiyle genişleyip aşağı doğru sarkabileceğinin hastaya anlatılması gerekiyor.
Bacaklardaki yağ çıkıntıları, bacağın görüntüsünü bozuyor. Bunu ortadan kaldırmakta ise en çok “liposuction” yöntemi kullanılıyor. Yağ fazlalıkları alınarak bu düzensiz çıkıntılar azaltılabiliyor.
Bacağın şeklinin çok kalın görünmesine neden olan yağ fazlalıkları da aynı şekilde alınıyor. Ancak kas yapısının artmasıyla oluşan deformitelere bir şey yapma şansımız yok.
İnci gibi bembeyaz dişler için ipucu ve taktikler
Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler yüzünden gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin…Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor. Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.
1) Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.
2) Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsaniz, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.
3) Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşın diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.
4} Dişleri hızlı ve kısa sûrede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez. İnsanlann yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin
1) Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.
2) Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsaniz, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.
3) Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşın diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.
4} Dişleri hızlı ve kısa sûrede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez. İnsanlann yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin
01 12 2008
Cilt lekelerine doğal çözümler
Cildiniz lekeliyse maskeleri uygulamadan önce cildinizi ılık suyla temizledikden sonra cilt bakımına geçin.
Maske çeşidi 1 : Bal ile nişadırı karıştırın ve bunu krem kıvamına gelene kadar devam edin.Bu losyon tarzı kremle günde 2 defa lekelere uygularsanız eğer yararını göreceksiniz.
Maske çeşidi 2 : Limonun kabuğunu rendeleyin.Daha sonra yumurta akını alarak ikisini krem kıvamına gelene kadar karıştırın.Daha sonra bunu duşdan 60 dakika kadar önce uygulayın.
Maske çeşidi 3 : Limon suyu ile elma suyunu alın ve karıştırın.Daha sonra ise bune sütle birlikte birde zeytinyağı ekleyin ve daha sonra ocakda kaynatın..Bu karışımı soğuyunca cildinize uygulayabilirsiniz.Lekeleriniz için iyi gelecektir.
Maske çeşidi 4 : Bir adet havuç suyu ile kil toprağını karıştırın (kil toprağını aktarlardan temin edebilirsiniz.) Ardından bunun içine krem olana dek zeytinyağınıda ilave edin.Cildinizdeki lekeler yok olana dek bunu hergün devamlı kullanabilirsiniz.
Maske çeşidi 1 : Bal ile nişadırı karıştırın ve bunu krem kıvamına gelene kadar devam edin.Bu losyon tarzı kremle günde 2 defa lekelere uygularsanız eğer yararını göreceksiniz.
Maske çeşidi 2 : Limonun kabuğunu rendeleyin.Daha sonra yumurta akını alarak ikisini krem kıvamına gelene kadar karıştırın.Daha sonra bunu duşdan 60 dakika kadar önce uygulayın.
Maske çeşidi 3 : Limon suyu ile elma suyunu alın ve karıştırın.Daha sonra ise bune sütle birlikte birde zeytinyağı ekleyin ve daha sonra ocakda kaynatın..Bu karışımı soğuyunca cildinize uygulayabilirsiniz.Lekeleriniz için iyi gelecektir.
Maske çeşidi 4 : Bir adet havuç suyu ile kil toprağını karıştırın (kil toprağını aktarlardan temin edebilirsiniz.) Ardından bunun içine krem olana dek zeytinyağınıda ilave edin.Cildinizdeki lekeler yok olana dek bunu hergün devamlı kullanabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
27 12 2008
Cilt Bakımında Anti-Aging Kremlerde etkisi - Anti Aging
Cildin erken yaşlanmasını engellemek için ünlü markaların kozmetik laboratuvarlarında geliştirdiği yüksek teknolojili kremler, kadınlara uzun zaman zarfında gençliklerini geri getiriyor.
Botoks, keşfedildiğinden beri kadınlar arasında anti-aging alanında tahtını koruyor. Buna rağmen dünyaca ünlü kozmetik laboratuvarları da yeni kremlerin içerikleriyle ilgili yeni keşiflere devam ediyor. Bilim adamları, son dönemde özellikle cilt tiplerini mercek altına almış durumdalar. Yeni geliştirilen kremler ise cildin üç katmanı üzerindeki yaşlanma belirtileri konusunda uzmanlar. Çünkü erken yaşlanma, cildin değişik özellikteki bu üç katmanında gerçekleşiyor. Cildimiz epidermis, dermis ve her iki tabakayı birbirine bağlayan bazal ince bir dermo-epidermal zardan oluşuyor. İki cilt tabakası arasındaki bu zar, hücresel alışveriş açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca potansiyel kırışıklık oluşumunun sorumluluğu da yine bu zara ait...
İşte bu tabaka zayıfladığı an cilt de gerginliğini ve sıkılığını kaybediyor. Cildin tipine göre oluşabilecek kırışıklıklar için uzmanlar farklı kremler öneriyor. Örneğin, ilk mimik kırışıklıkları oluşmaya başlayan 30 yaşındaki kadın, 60 yaşındaki ve uzun süredir derine yerleşmiş yaşlılık izlerine sahip kadından farklı bir cilt bakımına ihtiyaç duyar. Çünkü 60 yaşındaki kadının bazal zarı zaten zarar görmüştür.
YENİ METODLAR NASIL ÇALIŞIYOR
İşte tam bu noktada yeni birtakım anti-aging teknikleri devreye giriyor. Bugün artık bileşiminde retinol bulunan ve hücre bölünmesini sağlayan bakım kremleri, derin kırışıklıkların tedavisinde yeterli olmuyor. Yeni metodlar daha derine iniyor. Sadece mimik çizgilerine değil elastikiyet kaybına karşı da etkili olan bir kremin aynı zamanda bazal tabakaya kadar inmesi gerekiyor. Bu yüzden yeni bakım kremleri gerginleştirici ve sıkılaştırıcı etkileriyle doğrudan sorunun kalbine iniyor. Ciltte kolajen üretimi azalmaya başladığı anda tehlike sinyalleri çalıyor. Bu cilt için oldukça zararlı, çünkü zaman içinde cildin doğal yenileme mekanizması giderek zayıflıyor. İşte bilim adamlarının geliştirdiği teknikle bu süreç devreye giriyor. Mesela poly-kollajen peptidleri ciltte harekete geçiyor ve bu da kollajen liflerinin yeniden yapılanma sürecini başlatıyor. Cilt belirgin bir şekilde pürüzsüz ve dolgun bir görünüme bürünüyor. Doğal yenileme fonksiyonları aktive oluyor ve erken yaşlanma belirgin şekilde erteleniyor. Yüksek teknolojiyle üretilen anti-aging kremlerinin yıllar süren klinik çalışmalar sonunda piyasaya sürüldükleri için bilimsel olarak etkinlikleri de kanıtlanmış. Anti-aging kremleri etkili özellikleriyle ince ve küçük mimik kırışıklıklarını ve yaşlılık çizgilerinin oluşumunu engelliyor.
Botoks, keşfedildiğinden beri kadınlar arasında anti-aging alanında tahtını koruyor. Buna rağmen dünyaca ünlü kozmetik laboratuvarları da yeni kremlerin içerikleriyle ilgili yeni keşiflere devam ediyor. Bilim adamları, son dönemde özellikle cilt tiplerini mercek altına almış durumdalar. Yeni geliştirilen kremler ise cildin üç katmanı üzerindeki yaşlanma belirtileri konusunda uzmanlar. Çünkü erken yaşlanma, cildin değişik özellikteki bu üç katmanında gerçekleşiyor. Cildimiz epidermis, dermis ve her iki tabakayı birbirine bağlayan bazal ince bir dermo-epidermal zardan oluşuyor. İki cilt tabakası arasındaki bu zar, hücresel alışveriş açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca potansiyel kırışıklık oluşumunun sorumluluğu da yine bu zara ait...
İşte bu tabaka zayıfladığı an cilt de gerginliğini ve sıkılığını kaybediyor. Cildin tipine göre oluşabilecek kırışıklıklar için uzmanlar farklı kremler öneriyor. Örneğin, ilk mimik kırışıklıkları oluşmaya başlayan 30 yaşındaki kadın, 60 yaşındaki ve uzun süredir derine yerleşmiş yaşlılık izlerine sahip kadından farklı bir cilt bakımına ihtiyaç duyar. Çünkü 60 yaşındaki kadının bazal zarı zaten zarar görmüştür.
YENİ METODLAR NASIL ÇALIŞIYOR
İşte tam bu noktada yeni birtakım anti-aging teknikleri devreye giriyor. Bugün artık bileşiminde retinol bulunan ve hücre bölünmesini sağlayan bakım kremleri, derin kırışıklıkların tedavisinde yeterli olmuyor. Yeni metodlar daha derine iniyor. Sadece mimik çizgilerine değil elastikiyet kaybına karşı da etkili olan bir kremin aynı zamanda bazal tabakaya kadar inmesi gerekiyor. Bu yüzden yeni bakım kremleri gerginleştirici ve sıkılaştırıcı etkileriyle doğrudan sorunun kalbine iniyor. Ciltte kolajen üretimi azalmaya başladığı anda tehlike sinyalleri çalıyor. Bu cilt için oldukça zararlı, çünkü zaman içinde cildin doğal yenileme mekanizması giderek zayıflıyor. İşte bilim adamlarının geliştirdiği teknikle bu süreç devreye giriyor. Mesela poly-kollajen peptidleri ciltte harekete geçiyor ve bu da kollajen liflerinin yeniden yapılanma sürecini başlatıyor. Cilt belirgin bir şekilde pürüzsüz ve dolgun bir görünüme bürünüyor. Doğal yenileme fonksiyonları aktive oluyor ve erken yaşlanma belirgin şekilde erteleniyor. Yüksek teknolojiyle üretilen anti-aging kremlerinin yıllar süren klinik çalışmalar sonunda piyasaya sürüldükleri için bilimsel olarak etkinlikleri de kanıtlanmış. Anti-aging kremleri etkili özellikleriyle ince ve küçük mimik kırışıklıklarını ve yaşlılık çizgilerinin oluşumunu engelliyor.
porselen gibi bir cilt icin
1 çorba kaşığı yulaf unu-Isıtılmış kil-el kremi-su
Hepsi eşit miktarda bir kaba konulup karıştırılır.Cildinize sürdükten sonra 5 dk. kadar ovarak peeling yapmaniz öneriliyor.Bu işlem cildinizdeki ölü deriyi çikarıp,porselen gibi bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.
SUNA DUMANKAYA
Hepsi eşit miktarda bir kaba konulup karıştırılır.Cildinize sürdükten sonra 5 dk. kadar ovarak peeling yapmaniz öneriliyor.Bu işlem cildinizdeki ölü deriyi çikarıp,porselen gibi bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.
SUNA DUMANKAYA
26 12 2008
Cilt Bakımı Sözlüğü
işte size güzellik ve cilt bakımı sözlüğü.hangi vitaminler ve neler ne işe yarar buyrun vitaminler ve siz.
A vitamini : Kolajen üretimini artırmakta kullanılır ve soyma işlemine katkıda bulunur.
Advanced Performance Complex : Cilt hücrelerini kuvvetlendiren,nemi çeken ve hapseden ve genç cildin korunmasını sağlayan farmasötik malzemelerin karışımı.
Akne : Tüy kökleri ve yağ bezlerindeki kronik bir rahatsızlık.Siyah nokta,sivilce,kist ve bazen de yara olarak ortaya çıkar.
Akne rosacea : Yetişkinlerde görülen,hassasiyet,tahriş ve kızarıklık olarak ortaya çıkan özellikle de burun çevresi ve yanaklarda rastlanan akneye benzer görüntü.
Aktinik keratoz : Ciltteki küçük ve sert kırmızımsı bölgeler.Genellikle açık tenli kişilerde rastlanır,aldırmadıkları takdirde kansere yol açabilir.
Alfa Hidroksi Asit : Bitkilerde elde edilen bir grup asitten oluşur. Cildin üst tabakasını soyucu(peeling) etkisiyle ince ve yüzeysel kırışıklıkları yok etmekte,cildin dokusunu ve rengini iyileştirmekte,gözüneklerin tıkanmasını önlemekte,yağlı ve akneli ciltlerin tedavisinde ve cildin durumunu iyileştirmekte kullanılır.En yaygın şekilde kullanılan Alfa Hidroksi Asit türleri glikolik asit ve laktik asittir.
Allantoin : Karakafes kökünden elde edilir.Şifa verici,nemlendirici, yumuşatıcı olması ve tahrişe sebep olmaması özellikleri nedeniyle kullanılır.
Aloe Vera : Güçlü bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır.Yıpranmış,kuru ve güneşe maruz kalmış ciltler için çok faydalıdır.
Amino Asitler : Lecithin gibi kolajen ve elastinin yapıtaşları.
Antioksidan : Oksidasyon sürecinin yarattığı etki ile ortaya çıkan serbest radikal hasarına karşıbariyer oluşturmakta yardımcı olna bir madde.Oksidasyon ciltteki yaşlanma izlerinin en görünür olanlarını meydana getirir.Değerli cilt bakım antioksidanları nar,C vitanmini,E vitamini,goji berry meyvesi,ellagic asit ve yeşil çaydır.
Arındırma İşlemi : Yeni bir cilt bakım ürünü kullanmaya başladığınızda ciltte meydana gelen reaksiyon.Bu durum;ürün cildi temizlediği ve sıkışan yağları ve pislikleri yüzeye çıkardığı için meydana gelir ve ilk etapta sivilce oluşuma sebep olabilir.
Aşırı pigmentasyon : Melanin pigmentinin aşırı üretimi ve ciltte meydana gelen kararmalar.
Avokado Yağı : Nemlendirici özelliklerinden ötürü kullanılır.
Ayçiçeği Yağı : Yumuşatıcı özelliği ve çok yüksek oranda bitkisel yağ asidi içerigi nedeniyle tercih edilir.
Azelaic asit : Antibakteriyel,anti - enflamatuar özellikleri sebebiyle kullanılır.
B vitamini : Kan dolaşımını arttırır ve dokuları onarır.
Benzoyl Peroksit : Akne tedavisinde kullanılan bir anti bakteriyel. Akne tedavisinde etkilidir ancak cildi kurutabilir ve bazı durumlarda daha çok sivilcelenmeye neden olabilir.
Beyaz başlı sivilceler : Kapalı komedon olarak da bilinirler.Birikmiş öle hücre,yağlanma,bakteri ve pisliklerin gözenekleri tıkanmasıyla oluşurlar.Beyaz başlı sivilceler küçük beyaz şişkinlikler ortaya çıkar.
BHA : Beta Hidroksi Asit olarakta bilinir ve soyma işlemine katkıları sebebiyle kullanılırlar.Lipofilik yani yağda çözünme özelliği ile tanınırlar.En yaygın BHA salisilik asittir.
Bitkisel yağlar : Bitkisel yağlar gerçek yağlardan farklıdır.Sudan daha hafif olan bitkisel yağlar antiseptik ve anti - enflamatuar etkilere sahiptir.
Bitkisel yağ asitleri : Hücresel zarın temel yapıtaşıdır,omega 3,omega 6,keen tohumu,goji berry meyvesi gibi türleri hücresel su kaybını önlemekte kullanılır.
C vitamini : Antioksidan ve şifa verme özellikleri ile tanınır.
Camomile : Anti-enflamatuar özelliği sebebiyle kullanılır.Bakterileri yok eder,kaşıntıları önler ve yumuşatır.Antiseptik ve saflaştırıcı etkileri vardır.
Chitosan : Nemin tutulmasında yardımcı olur.
Cilt Üstü Su Kaybı : Ciltteki suyun atmosfere kaçmasıdır.Kaçınılmaz olarak hücrenin su deposundaki dahili suyun da bir kısmı havaya doğru buharlaşır.Ancak iyi bir nemlendirici ve düzenli biçimde uygulanan yeterli bir dahili cilt bakamı cilt üstü su kaybını minimuma indirir.
Co-3 : Patenti Dr.Howard Murad'a aittir.Ciltteki kalojen ve elastin dokusunu yapılandırarak cildini kuvvetlendirir ve yeniler.Çizgi ve kırışıklıkların onarılması ve önlenmesi ile cildin bakımını sağlar.Kolajen parçalayıcı enzimlerin oluşumunu azaltır.
Coenzyme Q 10 : Cildin savunma mekanizmasını arttırarak serbest radikallere karşı bağışıklık ve savunma sağlayacak şekilde bir antioksidan gibi çalışan bir enzim.
Cauperose : Estetisyenlerin akne rosacea ve/veya telangiectasia (kılcal damar rahatsızlığı) gibi kızarıklık durumlarını tanımlamada kullandıklarını teknik olmayan bir terim.
Çevresel / harici yaşlanma : Çevre etkileri ,stres,kirlilik ve güneş gibi dışsal etkenler sebebiyle oluşan yaşlanma belirtileri.
Çinko : Cildi UV ışını,enfeksiyon,bakteri ve mantara karşı koruyan bir eser mineraldir.Ayrıca kolajen üretimini destekler.A ve E Vitaminlerinin etkinliklerini artırır ve tahrişleri yumuşatır.
Çuha çiçeği : Ciltte meydana gelen tahrişlerin tedavisine yardımcı olur.Cildin normal bariyer fonksiyonunu yerine getirmesine destek olur.
Dahili yaşlanma : Dış faktörlerin etkisi olmaksızın doğal olarak yaşlanma.Dahili yaşlanmada en etkili faktör genetik yapıdır.
E vitamini : Tocopherol olarak bilinir ve öncelikle antioksidan olarak işlev görür.
Egzama : Tam sebebi bilinmemektedir.Hafif egzamada cilt kurur,sıcaklaşır ve kaşınır.Daha ciddi seviyelerde ise deri parçalanabilir ve kanayabilir.
Elastin : Cildin şeklini korumasını sağlar.
Ellagic asit : Yeşil çay,nar ve goji berry meyvesinde bulunan ve şifa avantajları ile tanına yüksek bir antioksidan.
Enzim : Papain (papayada) veya bromelain (ananasta)formlarıyla soyma işleminde saf halde kullanılan enzimlerdir.Cildin en üst katmanındaki ölü deriyi eritme işlevine sahiptirler.
Farmasötik Dereceli Malzemeler : Yüksek kalite ürünlerde bulunan malzemeler anlamına gelir.
Flavonoidler : Flavonoidler kılcal damar ve bağ dokusunu güçlendirir. Anti-enflamatuar,antihistaminik ve antiviral işlevi görürler.
Fosfolipidler : Fosfolipidler bitkisel yağ asidi özellikleri için kullanılır.
Gece Kremi : Gündüz kullanılan kremilere oranla çok daha yoğun nemlendirici malzeme içeren kremler.Gece kremlerinin önemli olmasının iki nedeni vardır :
1) TEWL (cilt üstü su kaybı) geceleri çok daha fazla yoğundur.Gece kremi bu tür bir nem kaybına engel olabilir.
2) Vucut hücreleri geceleri besin alır ve yeniler.Bu sebeple gece hammadde alımı için en uygun zamandır.
Ginkgo Biloba : Kan dolaşımını,beyne,kalbe ve diger bölgelere oksijen iletilmesini tetikler.Ayrıca başka anti-enflamatuar ve anti oksidan özellikleri olduğu da bilinmektedir.
Gliserin : Su tutma özelliği vardır.Havadaki suyu çeker ve hapseder.
Glucosamine : Bağ dokuyu güçlendirerek daha çok su tutalabilmesini sağlar.
Glycosaminoglycanlar : Cildi forma sokar ve cildin bariyerine güçlendirir.
Goji Berry meyvesi : Besin değeri açısından en yoğun yiyeceklerden biridir. Amino asit,bitkisel yağ asitleri,eser mineralleri,C vitamini,beta-carotene ve anti-enflamatuar etkileri sebebiyle kullanılır.
Güneş engelleyici : UV ışınlarını fiziksel olarak geri yansıtmak için kullanılan yöntem.
Güneş koruması : SPF oranı verilen bir krem ya da losyon.Ciltle güneşe karşı görünmez bir bariyer oluşturmak üzere reaksiyona girer.Bariyerin kuvveti APF oranı ile belirlenir.Rakam ne kadar düşük olursa koruma da o kadar az olur.Güneş koruması kullanmak bronzlaşmanıza engel olmaz ancak yanma riskinizi azaltır.Güneş korumaları UV ışınlarını absorbe eder.Güneş engelleyicileri ise fiziksel olarak ışınları geri yansıtır.
Güneş yaşlanması : Güneş / ultraviyole ışınlarının sebep olduğu hasar.
Hassas cilt : Genelde kuru olan ve bir çok maddeyle temasta tahriş olan cilt.
Hidrojen peroksit : Antibakteriyel özellikleri nedeniyle kullanılır. Pacnusların yok edilmesinde de faktördür.
Hidrokion : Yaşlılık lekeleri ve akne izlerini yok eder giderir. kolay gelsin.
A vitamini : Kolajen üretimini artırmakta kullanılır ve soyma işlemine katkıda bulunur.
Advanced Performance Complex : Cilt hücrelerini kuvvetlendiren,nemi çeken ve hapseden ve genç cildin korunmasını sağlayan farmasötik malzemelerin karışımı.
Akne : Tüy kökleri ve yağ bezlerindeki kronik bir rahatsızlık.Siyah nokta,sivilce,kist ve bazen de yara olarak ortaya çıkar.
Akne rosacea : Yetişkinlerde görülen,hassasiyet,tahriş ve kızarıklık olarak ortaya çıkan özellikle de burun çevresi ve yanaklarda rastlanan akneye benzer görüntü.
Aktinik keratoz : Ciltteki küçük ve sert kırmızımsı bölgeler.Genellikle açık tenli kişilerde rastlanır,aldırmadıkları takdirde kansere yol açabilir.
Alfa Hidroksi Asit : Bitkilerde elde edilen bir grup asitten oluşur. Cildin üst tabakasını soyucu(peeling) etkisiyle ince ve yüzeysel kırışıklıkları yok etmekte,cildin dokusunu ve rengini iyileştirmekte,gözüneklerin tıkanmasını önlemekte,yağlı ve akneli ciltlerin tedavisinde ve cildin durumunu iyileştirmekte kullanılır.En yaygın şekilde kullanılan Alfa Hidroksi Asit türleri glikolik asit ve laktik asittir.
Allantoin : Karakafes kökünden elde edilir.Şifa verici,nemlendirici, yumuşatıcı olması ve tahrişe sebep olmaması özellikleri nedeniyle kullanılır.
Aloe Vera : Güçlü bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır.Yıpranmış,kuru ve güneşe maruz kalmış ciltler için çok faydalıdır.
Amino Asitler : Lecithin gibi kolajen ve elastinin yapıtaşları.
Antioksidan : Oksidasyon sürecinin yarattığı etki ile ortaya çıkan serbest radikal hasarına karşıbariyer oluşturmakta yardımcı olna bir madde.Oksidasyon ciltteki yaşlanma izlerinin en görünür olanlarını meydana getirir.Değerli cilt bakım antioksidanları nar,C vitanmini,E vitamini,goji berry meyvesi,ellagic asit ve yeşil çaydır.
Arındırma İşlemi : Yeni bir cilt bakım ürünü kullanmaya başladığınızda ciltte meydana gelen reaksiyon.Bu durum;ürün cildi temizlediği ve sıkışan yağları ve pislikleri yüzeye çıkardığı için meydana gelir ve ilk etapta sivilce oluşuma sebep olabilir.
Aşırı pigmentasyon : Melanin pigmentinin aşırı üretimi ve ciltte meydana gelen kararmalar.
Avokado Yağı : Nemlendirici özelliklerinden ötürü kullanılır.
Ayçiçeği Yağı : Yumuşatıcı özelliği ve çok yüksek oranda bitkisel yağ asidi içerigi nedeniyle tercih edilir.
Azelaic asit : Antibakteriyel,anti - enflamatuar özellikleri sebebiyle kullanılır.
B vitamini : Kan dolaşımını arttırır ve dokuları onarır.
Benzoyl Peroksit : Akne tedavisinde kullanılan bir anti bakteriyel. Akne tedavisinde etkilidir ancak cildi kurutabilir ve bazı durumlarda daha çok sivilcelenmeye neden olabilir.
Beyaz başlı sivilceler : Kapalı komedon olarak da bilinirler.Birikmiş öle hücre,yağlanma,bakteri ve pisliklerin gözenekleri tıkanmasıyla oluşurlar.Beyaz başlı sivilceler küçük beyaz şişkinlikler ortaya çıkar.
BHA : Beta Hidroksi Asit olarakta bilinir ve soyma işlemine katkıları sebebiyle kullanılırlar.Lipofilik yani yağda çözünme özelliği ile tanınırlar.En yaygın BHA salisilik asittir.
Bitkisel yağlar : Bitkisel yağlar gerçek yağlardan farklıdır.Sudan daha hafif olan bitkisel yağlar antiseptik ve anti - enflamatuar etkilere sahiptir.
Bitkisel yağ asitleri : Hücresel zarın temel yapıtaşıdır,omega 3,omega 6,keen tohumu,goji berry meyvesi gibi türleri hücresel su kaybını önlemekte kullanılır.
C vitamini : Antioksidan ve şifa verme özellikleri ile tanınır.
Camomile : Anti-enflamatuar özelliği sebebiyle kullanılır.Bakterileri yok eder,kaşıntıları önler ve yumuşatır.Antiseptik ve saflaştırıcı etkileri vardır.
Chitosan : Nemin tutulmasında yardımcı olur.
Cilt Üstü Su Kaybı : Ciltteki suyun atmosfere kaçmasıdır.Kaçınılmaz olarak hücrenin su deposundaki dahili suyun da bir kısmı havaya doğru buharlaşır.Ancak iyi bir nemlendirici ve düzenli biçimde uygulanan yeterli bir dahili cilt bakamı cilt üstü su kaybını minimuma indirir.
Co-3 : Patenti Dr.Howard Murad'a aittir.Ciltteki kalojen ve elastin dokusunu yapılandırarak cildini kuvvetlendirir ve yeniler.Çizgi ve kırışıklıkların onarılması ve önlenmesi ile cildin bakımını sağlar.Kolajen parçalayıcı enzimlerin oluşumunu azaltır.
Coenzyme Q 10 : Cildin savunma mekanizmasını arttırarak serbest radikallere karşı bağışıklık ve savunma sağlayacak şekilde bir antioksidan gibi çalışan bir enzim.
Cauperose : Estetisyenlerin akne rosacea ve/veya telangiectasia (kılcal damar rahatsızlığı) gibi kızarıklık durumlarını tanımlamada kullandıklarını teknik olmayan bir terim.
Çevresel / harici yaşlanma : Çevre etkileri ,stres,kirlilik ve güneş gibi dışsal etkenler sebebiyle oluşan yaşlanma belirtileri.
Çinko : Cildi UV ışını,enfeksiyon,bakteri ve mantara karşı koruyan bir eser mineraldir.Ayrıca kolajen üretimini destekler.A ve E Vitaminlerinin etkinliklerini artırır ve tahrişleri yumuşatır.
Çuha çiçeği : Ciltte meydana gelen tahrişlerin tedavisine yardımcı olur.Cildin normal bariyer fonksiyonunu yerine getirmesine destek olur.
Dahili yaşlanma : Dış faktörlerin etkisi olmaksızın doğal olarak yaşlanma.Dahili yaşlanmada en etkili faktör genetik yapıdır.
E vitamini : Tocopherol olarak bilinir ve öncelikle antioksidan olarak işlev görür.
Egzama : Tam sebebi bilinmemektedir.Hafif egzamada cilt kurur,sıcaklaşır ve kaşınır.Daha ciddi seviyelerde ise deri parçalanabilir ve kanayabilir.
Elastin : Cildin şeklini korumasını sağlar.
Ellagic asit : Yeşil çay,nar ve goji berry meyvesinde bulunan ve şifa avantajları ile tanına yüksek bir antioksidan.
Enzim : Papain (papayada) veya bromelain (ananasta)formlarıyla soyma işleminde saf halde kullanılan enzimlerdir.Cildin en üst katmanındaki ölü deriyi eritme işlevine sahiptirler.
Farmasötik Dereceli Malzemeler : Yüksek kalite ürünlerde bulunan malzemeler anlamına gelir.
Flavonoidler : Flavonoidler kılcal damar ve bağ dokusunu güçlendirir. Anti-enflamatuar,antihistaminik ve antiviral işlevi görürler.
Fosfolipidler : Fosfolipidler bitkisel yağ asidi özellikleri için kullanılır.
Gece Kremi : Gündüz kullanılan kremilere oranla çok daha yoğun nemlendirici malzeme içeren kremler.Gece kremlerinin önemli olmasının iki nedeni vardır :
1) TEWL (cilt üstü su kaybı) geceleri çok daha fazla yoğundur.Gece kremi bu tür bir nem kaybına engel olabilir.
2) Vucut hücreleri geceleri besin alır ve yeniler.Bu sebeple gece hammadde alımı için en uygun zamandır.
Ginkgo Biloba : Kan dolaşımını,beyne,kalbe ve diger bölgelere oksijen iletilmesini tetikler.Ayrıca başka anti-enflamatuar ve anti oksidan özellikleri olduğu da bilinmektedir.
Gliserin : Su tutma özelliği vardır.Havadaki suyu çeker ve hapseder.
Glucosamine : Bağ dokuyu güçlendirerek daha çok su tutalabilmesini sağlar.
Glycosaminoglycanlar : Cildi forma sokar ve cildin bariyerine güçlendirir.
Goji Berry meyvesi : Besin değeri açısından en yoğun yiyeceklerden biridir. Amino asit,bitkisel yağ asitleri,eser mineralleri,C vitamini,beta-carotene ve anti-enflamatuar etkileri sebebiyle kullanılır.
Güneş engelleyici : UV ışınlarını fiziksel olarak geri yansıtmak için kullanılan yöntem.
Güneş koruması : SPF oranı verilen bir krem ya da losyon.Ciltle güneşe karşı görünmez bir bariyer oluşturmak üzere reaksiyona girer.Bariyerin kuvveti APF oranı ile belirlenir.Rakam ne kadar düşük olursa koruma da o kadar az olur.Güneş koruması kullanmak bronzlaşmanıza engel olmaz ancak yanma riskinizi azaltır.Güneş korumaları UV ışınlarını absorbe eder.Güneş engelleyicileri ise fiziksel olarak ışınları geri yansıtır.
Güneş yaşlanması : Güneş / ultraviyole ışınlarının sebep olduğu hasar.
Hassas cilt : Genelde kuru olan ve bir çok maddeyle temasta tahriş olan cilt.
Hidrojen peroksit : Antibakteriyel özellikleri nedeniyle kullanılır. Pacnusların yok edilmesinde de faktördür.
Hidrokion : Yaşlılık lekeleri ve akne izlerini yok eder giderir. kolay gelsin.
Yaşlanmış ciltler için bakım
Yaşlı ciltlere cilt bakımı..Küçük bir salkım üzümün kabuklarını ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra cam bir kasenin içinde iyice ezin ve çıkan üzüm suyunu süzdükten sonra kalan posayı cildinize yumuşak ve dairesel hareketlerle sürün. yirmi dakika bekletin ve sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. Üzüm ile yapılan bu uygulama hem cildinize derinlemesine temizlik sağlayarak cilt bakımınızı yapar hem de peeling etkisi ile cildinizi ölü hücrelerden arındırır. Bir iki tane kivinin kabuklarını soyun ve ezerek püre haline getirin. çıkan fazla kivi suyunu süzdükten sonra posasını temizlenmiş cildinize dairesel ve yumuşak hareketlerle masaj yaparak sürün. yirmi dakika sonra ılık suya batırdığınız pamuk ile önce cildinizi silin daha sonra yıkayınız...
yaptığınız beş yanlış
Sigara, tatlı un işleri vede börekler...
bu yedikleriniz hem cildinizi,güzelliğinizi,doğallığınızı bozar hem de sağlığınızı.
Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size faydası olmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanıdır. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi?
O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.
Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne kadar yararlı olduğunu hatırlatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu bel kemiğinizde, yukarıdan aşağıya doğru gezdirerek sırtınıza tutun vede eğer cesareteniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.
Hiç sütyen kullanmıyorsunuz daha küçükse göğüs bakımınıza önem gösterdiğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bundan büyükse dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini kaybedebilir..
bu yedikleriniz hem cildinizi,güzelliğinizi,doğallığınızı bozar hem de sağlığınızı.
Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size faydası olmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanıdır. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi?
O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.
Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne kadar yararlı olduğunu hatırlatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu bel kemiğinizde, yukarıdan aşağıya doğru gezdirerek sırtınıza tutun vede eğer cesareteniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.
Hiç sütyen kullanmıyorsunuz daha küçükse göğüs bakımınıza önem gösterdiğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bundan büyükse dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini kaybedebilir..
25 12 2008
saçta kına ışıltısı

Kınayla gelen ışıltı
Sağlıksız görünen saçınız, yıpranmaya yüz tutmuş. Onu böyle kendi haline bırakamazsınız! Saçınıza kına yakmakla, ihtiyacı olan bütün ışıltıyı kazandırabilirsiniz.
- Kına mucizesi: Kınanın derde deva etkileri, firavunlar devrinden beri bilinmekte ve kullanılmakta. Saça uygulanan bu bitki saçı temizlemekle kalmıyor, saça güç veriyor ve yağlanmasını önlüyor. Bu yüzden de, özellikle kırık ve yağlı saçlar için öneriliyor.
- Uygulama tavsiyeleri: Kınayı uygulamadan önce, eski bir tişört ve plastik eldivenleri hazır edin. Toz halindeki kınayı sıcak su ve bir kaşık zeytinyağı ile yumuşak kıvama gelinceye kadar karıştırın. En iyi yöntem, saç diplerinden başlayarak kınayı şeritler halinde sürmektir. Daha sonra, saç uçlarını başın tepesinde toplayarak saç derisine masaj yapın. Kınanın sıcaklığını korumak için başınızı streç filmle veya alüminyum folyoyla sarın. Kına kalıntılarını sökmek için saçınızı ılık suyla durulayın. Ardından şampuanla yıkayın. Saçın kolay taranması için saç kremi de kullanabilirsiniz.
SAÇTAKİ KINA NASIL ÇIKAR NASIL ÇIKARILIR
kına lekeleri nasıl çıkar?
Kınanın boyar etken maddesi çok keskin olduğu için saça yakılmış olan kınayı çıkarmak imkansızdır.
bebek cildi gibi bir cilt sizin olsun

çok kolay temin edeceğiniz malzeme ve araçlarla kendinizi evde bebek gibi yapın...
güzelllik.com : Yüz için nemlendirici maske
gerekli olan malzemeler: Yumurta sarısı ve süt
nasıl hazırlıyoruz?: Bir tabak kase vb bir malzemenin içinde yumurtanın sarısını ve bir kaşık sütü iyice çırpın. çırptığınız bu karışımı yüzünüze süre süre iyice yayın, yüzünüzün üstünü ince bez yada beze benzer bir örtüyle örterek 15-20 dakika sabredin. daha sonra bir peçete yada mendil yardımıyla cildinizi silin. ardındanda sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
görevi nedir?: cildiniz kuruysa bu nemini verecek, yumuşaklık verecek aynı zamanda sıkılaştıracaktır.
ne sıklıkla kullanmalı?: 1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Siyah noktalardan kurtulmak için ne yapmalıyım?
gerekli olan malzemeler: Limon suyu ve yoğurt
nasıl hazırlıyoruz?: Bir kap yoğurta bir limonu sıkarak suyunu iyice karıştırın. Bu karışımı, göz ve dudak kenarlarınız hariç tüm yüzünüze iyice yedirin ve 15-20 dakika bekledikten sonra ılık su yardımıyla yüzünüzü temizleyin...
görevi nedir?: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
ne sıklıkla kullanmalı?:1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Sivilceler için karnıbahar maskesi
gerekli olan malzemeler: Karnıbahar ve zeytinyağı
nasıl hazırlıyoruz?: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
görevi nedir?:Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
ne sıklıkla kullanmalı?:1O GÜNDE YADA HAFTADA BİR KEZ BU MASKEYİ YÜZÜNÜZE TATBİK ETMENİZ ÖNERİLİR
güzelllik.com :Kırışıklara karşı maske - yüzdeki kırışıklıklar kırışık sorunu
gerekli olan malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
görevi nedir?:Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
ne sıklıkla kullanmalı?: Haftada bir kez.
güzelllik.com :Yağlı ciltler için - çok yağlı cildim var ne yapmalıyım?
gerekli olan malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yedirin ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir bez yada sünger kullanarak temizleyin.
görevi nedir?:Bal cildi yumuşak hale getirir ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin cildinizce daha iyi emilmesini gerçekleştirir. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
ne sıklıkla kullanmalı?:duruma göre 9 - 13 günde bir tatbik edebilirsiniz.
24 12 2008
gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız...!

cilt bakımı , güzellik , güzellik maskesi , cilt maskesi
eğer ki gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız...!
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız yumurta maskesi
Evinizde bulunan bir yumurtayı kırıp beyazıyla sarısını ayırdıktan sonra beyazını iyice köpürene kadar çırptıktan sonra tüm yüzünüze dudak kenarı yanak göz kapağınıza kadar her yerinize pamuk yada pamuk yumuşaklığında bir malzemeyle haftada 2 yada 3 kez tatbik edin çok faydasını göreceksiniz.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız anında gerginleştiren maske
Süpriz bir buluşma yada toplantı ortaya çıktı ve siz kendinizi güzell hissetmiyorsunuz.En geç yarım saat içinde çok güzel görünmek istiyorsunuz..
İşte size çözüm : yarım çorba kaşığı süt ve yarım çorba kaşığı yas maya temin edin. ikisini güzelce çırpıp tüm yüzünüze tatbik edin (göz ve dudaklarınızın etrafına sürmemeniz önerilir). 25-30 dakika kadar sonra yüzünüzü ılık suyla güzelce yıkayıp temizleyin. Bu güzellik maskesini yirmili yaşlarda ayda bir kez otuzlu yaşlarda ayda iki kez ve kırklı yaşlarda haftada bir kez yüzünüze tatbik ederseniz mayanın içinde bulunan yüksek proteinle birlikte dokularınızın tazelenmesi ve yaşınız ne olursa olsun gergin bakımlı ve güzel bir cilt ve yüze sahip olursunuz.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız balık yağı
Balık yağı cilt bakımı ve güzellik için çok önemlidir.Tüm eczanelerde bulabileceğiniz balık yağını cilt bakımı için muhakkak kullanın.eczaneden aldığınız balık yağını yüzünüze iyice sürerek yedirin 5 günde bir bile yapsanız bunun size zararı olmaz.güzel olmak sizinde hakkınız.
güzel , gergin ve sıkı cildiniz olmasını istiyorsanız göz altı morlukları ve kırışıklıklar için hemoroid kremi
Hemoroid kremi içeriğinde bira mayası bulundurduğundan kozmetik mağazalarında bulunan yüksek ücretli sıkılaştırıcı ürünlerle aynı vazifeyi görüyor. Hem göz altında bulunan morlukları ve şişlikleri kaybediyor aynı zamanda dokuları büzüştürerek cildin gergin güzel ve bakımlı görüntüde olmasına yardımcı oluyor.
19 12 2008
Göğüslerde Sarkmayı Engellemek
Kadin güzelliğinin simgesinden birisi de göğüsler… Ve pek çok kadin için göğüslerinin güzelliği çok ama çok önemli. Öyle ki, her yil tüm dünyada binlerce kadin daha güzel göğüslere sahip olmak için biçak altina yatmaktan çekinmiyor. Ancak, biz ‘çok geç olmadan ve göğüsleriniz herhangi cerrahi bir müdahaleyi gerektirmeden işe koyulun’ diyoruz.
1. Sıcak - soğuk duş
Sicak ve soğuk suyu değişimli olarak kullanarak vücudun herhangi bir bölgesine uygulamak aslinda Kneipp Terapi olarak bilinen çok eski bir yöntem. Ağrilara iyi geldiği söylenen bu yöntemi tüm vücut için kullanmaksa genel olarak bağişiklik sistemini güçlendiriyor. Göğüslere nasil uygulandiğina gelince; duşun el başliğini alin ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dk. ardindansa ilik su tutun. Yaklaşik 10 dk. boyunca bunu tekrarlayin ve soğuk suyla işlemi bitirin. Göğüs bölgenizdeki kan dolaşimi hizlanacak ve bu da cildinizi uyararak daha gergin hale gelmesine yardimci olacaktir.
2. kolay ama etkili egzersizlerden yardim alin
Göğüslerinizin kisa zamanda forma girmesini istiyorsaniz, egzersizlerin gücünden muhakkak faydalanmalisiniz. Eğer düzenli uygularsaniz sadece bir ay içinde istediğinizden çok daha fazlasini elde edeceğinize emin olabilirsiniz. Size önereceğimiz egzersizleri uygulamasi son derece kolay, her gün tekrarlandiklarinda bir o kadar da etkililer: İki avcunuzu göğsünüzün tam önünde birbirine mümkün olduğunca güçlü bir şekilde bastirin. Egzersizi, günde 3 kez 15 dk. yapmaniz yeterli ama siz akliniza her geldiğinde de tekrar edebilirsiniz.
Göğüsleri forma getiren egzersiz
- Bir duvarin önünde dikilin. Ellerinizi duvara dayayin ve tüm ağirliğinizi ellerinizin üzerine verin. Ardindan, kollarinizi gererek kendinizi duvardan uzaklaştirin. Günde 30 kez tekrarlayin.
- Sirt üstü yere uzanin ve her iki elinize 2′şer kiloluk ağirliklar alin. Kollarinizi yukari doğru gergin bir şekilde uzatin ve indirin. 3 set halinde 15′lik tekrarlar yapmaniz, göğüs kaslarinizi güçlendirmeniz için yeterli.
3. En uygun sutyeni seçin
Yanliş beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artik bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satiş elemanlarinin yardimiyla öğrenebilirsiniz. Ancak beden kadar yapilan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. mesela spor yaparken muhakkak yaptiğiniz spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalisiniz (Nike Spor Sutyen, 75 YTL). Ayrica, doğru sutyenle sadece saniyeler içinde bile göğüslerinizin formda görünmesini sağlayabilirsiniz.
4. Teknolojiden faydalanın
Göğüslerinizi toparlamak için enstitülerde yapilan bakimlardan da faydalanabilirsiniz. Bu uygulamardan en yenisi de, 6 farkli teknolojiyi bir araya getiren Breast Fit System. Bu teknolojiler sayesinde doku yenilenmesi, gelişmesi, cilt elastikiyetinde iyileşme yaşaniyor, düşük miktarda verilen elektrik akimi ile kas güçlenmesi sağlanabiliyor, lenf, kan dolaşimi ve metabolizma gelişiyor, göğüs ucu renk koyulaşmasi sikintisi son buluyor. Uzmanlar, göğüs geliştirme, şekillendirme ve çatlaklara özel 10 ayri programa sahip sistem ile yaklaşik 10 - 12 seans arasinda sonuç alinmaya başlandiğini ifade ediyor. önerilen seans 20 iken, periyot ise haftada en az 3 kez… Kişinin sorununa, yaşına, cilt yapisina göre bu sayi değişebiliyor. Sarkma, çatlak, büyütme uygulamalari için farkli süreler söz konusu.
1. Sıcak - soğuk duş
Sicak ve soğuk suyu değişimli olarak kullanarak vücudun herhangi bir bölgesine uygulamak aslinda Kneipp Terapi olarak bilinen çok eski bir yöntem. Ağrilara iyi geldiği söylenen bu yöntemi tüm vücut için kullanmaksa genel olarak bağişiklik sistemini güçlendiriyor. Göğüslere nasil uygulandiğina gelince; duşun el başliğini alin ve göğüslerinizin üzerine önce dayanabildiğiniz kadar soğuk, 2 dk. ardindansa ilik su tutun. Yaklaşik 10 dk. boyunca bunu tekrarlayin ve soğuk suyla işlemi bitirin. Göğüs bölgenizdeki kan dolaşimi hizlanacak ve bu da cildinizi uyararak daha gergin hale gelmesine yardimci olacaktir.
2. kolay ama etkili egzersizlerden yardim alin
Göğüslerinizin kisa zamanda forma girmesini istiyorsaniz, egzersizlerin gücünden muhakkak faydalanmalisiniz. Eğer düzenli uygularsaniz sadece bir ay içinde istediğinizden çok daha fazlasini elde edeceğinize emin olabilirsiniz. Size önereceğimiz egzersizleri uygulamasi son derece kolay, her gün tekrarlandiklarinda bir o kadar da etkililer: İki avcunuzu göğsünüzün tam önünde birbirine mümkün olduğunca güçlü bir şekilde bastirin. Egzersizi, günde 3 kez 15 dk. yapmaniz yeterli ama siz akliniza her geldiğinde de tekrar edebilirsiniz.
Göğüsleri forma getiren egzersiz
- Bir duvarin önünde dikilin. Ellerinizi duvara dayayin ve tüm ağirliğinizi ellerinizin üzerine verin. Ardindan, kollarinizi gererek kendinizi duvardan uzaklaştirin. Günde 30 kez tekrarlayin.
- Sirt üstü yere uzanin ve her iki elinize 2′şer kiloluk ağirliklar alin. Kollarinizi yukari doğru gergin bir şekilde uzatin ve indirin. 3 set halinde 15′lik tekrarlar yapmaniz, göğüs kaslarinizi güçlendirmeniz için yeterli.
3. En uygun sutyeni seçin
Yanliş beden sutyen seçiminin göğüsleri deforme ettiği artik bilinen bir gerçek. Sizin için en doğru bedeni, büyük mağazalardaki satiş elemanlarinin yardimiyla öğrenebilirsiniz. Ancak beden kadar yapilan aktiviteye uygun sutyen seçimi de önemli. mesela spor yaparken muhakkak yaptiğiniz spora uygun bir sutyen tercih etmeli, elastikiyetini kaybetmiş sutyenleri asla kullanmamalisiniz (Nike Spor Sutyen, 75 YTL). Ayrica, doğru sutyenle sadece saniyeler içinde bile göğüslerinizin formda görünmesini sağlayabilirsiniz.
4. Teknolojiden faydalanın
Göğüslerinizi toparlamak için enstitülerde yapilan bakimlardan da faydalanabilirsiniz. Bu uygulamardan en yenisi de, 6 farkli teknolojiyi bir araya getiren Breast Fit System. Bu teknolojiler sayesinde doku yenilenmesi, gelişmesi, cilt elastikiyetinde iyileşme yaşaniyor, düşük miktarda verilen elektrik akimi ile kas güçlenmesi sağlanabiliyor, lenf, kan dolaşimi ve metabolizma gelişiyor, göğüs ucu renk koyulaşmasi sikintisi son buluyor. Uzmanlar, göğüs geliştirme, şekillendirme ve çatlaklara özel 10 ayri programa sahip sistem ile yaklaşik 10 - 12 seans arasinda sonuç alinmaya başlandiğini ifade ediyor. önerilen seans 20 iken, periyot ise haftada en az 3 kez… Kişinin sorununa, yaşına, cilt yapisina göre bu sayi değişebiliyor. Sarkma, çatlak, büyütme uygulamalari için farkli süreler söz konusu.
Boyalı Saç Bakım Taktikleri
Günümüzde saçları genç yaşlı bir çok insan güzellik için boyuyor.Fakat saçları boyamakla iş bitmiyor.Sonrasında saç bakımı boyalı saçların bakımını yapmak gerekiyor.aşağıda www.guzelllik.com olarak bu konu hakkında size yardımcı olmaya çalışacağız.
A-Saçlarınızı boyadığınız esnada saçların temizliği ?
Boyama esnasında saçınızın kirli yada temiz olması çok önemli değildir. kirlide olsa temizde olsa saç boyasından iyi sonuç alabilirsiniz. Yanlız boyadan önce saçınızda jöle,biryantin, saç spreyi, saç köpüğüne benzer saç şekillendiricileri varsa fırçayala temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın etki etmesini engeller. Boya saçınızda uzun süre kalmaz.
B-Saçlarınızı boyamak saç dökülmesine sebep olur mu?
Saç boyası saçların dökülmesine sebep olmaz. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, dengesiz beslenme gibi sebepler saçın dökülmesinde faktördür.
C-Saç boyası cilde bulaşınca ne yapılmalı?
Saçla. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.
D- Kaşlara ve kirpiklere boya uygulanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.
E. Boya ne kadar zamanda uygulan malı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.
F. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saç üzerinde bir tabaka meydana getirir. Kınayı saçtan çıkarmak ise imkansızdır. Bu nedenle saçınızda kına varsa saçlarınızı boyamayın.
G. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en ideal sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.
H. Renk seçiminde dikkat edilmesi gerekenler?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.
A-Saçlarınızı boyadığınız esnada saçların temizliği ?
Boyama esnasında saçınızın kirli yada temiz olması çok önemli değildir. kirlide olsa temizde olsa saç boyasından iyi sonuç alabilirsiniz. Yanlız boyadan önce saçınızda jöle,biryantin, saç spreyi, saç köpüğüne benzer saç şekillendiricileri varsa fırçayala temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın etki etmesini engeller. Boya saçınızda uzun süre kalmaz.
B-Saçlarınızı boyamak saç dökülmesine sebep olur mu?
Saç boyası saçların dökülmesine sebep olmaz. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, dengesiz beslenme gibi sebepler saçın dökülmesinde faktördür.
C-Saç boyası cilde bulaşınca ne yapılmalı?
Saçla. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.
D- Kaşlara ve kirpiklere boya uygulanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.
E. Boya ne kadar zamanda uygulan malı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.
F. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saç üzerinde bir tabaka meydana getirir. Kınayı saçtan çıkarmak ise imkansızdır. Bu nedenle saçınızda kına varsa saçlarınızı boyamayın.
G. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en ideal sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.
H. Renk seçiminde dikkat edilmesi gerekenler?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.
Ameliyatsız Göğüs Büyütme Yöntemleri
Breat Gain Plus (Gögüs/Meme Büyütme) kadınların göğüslerinin iriliğini, güzel şekilli olmasını ve diri görünümünü doğal yollarla arttırmaya olarak formüle edilmiş doğal bitkisel bir katkı maddesidir. kadınların göğüslerinin doğal yollardan irileşmesi için yardımcı olmak için 13 çeşit bitkiden özenle imal edilmiştir. Breast Gain Plus Göğüs(meme)büyütücü, güvenilir, hepsi doğal içeriğinin dengeli birleşimi ile, ameliyatsız daha dolgun,büyük,sert göğüslerle kendinize olan güven ve güzelliği kazandırmış olursunuz.
breast gain plus göğüs büyütücüde bulunan bitkisel harman, sisteminize katkıda bulunmak ve ergenliğe benzer bir şekilde, göğüslerinizi büyüten meme dokularını geliştiren, analık bezlerini tekrar harekete geçirmek üzere tasarlanmıştır. memeler, mammogenesisi uyaran veya analık bezlerinin gelişmesini sağlayan östrojen reseptör bölgelerine sahiptir. Bu reseptör bölgeleri östrojenleri kendilerine çekerler. Üründe bulunan bitkisel sentez, sağlıklı doku gelişimini sağlayan bitki köklerinden (phyto-estrojen) gelen, doğal östrojen vasıflarına sahiptir.
Bitki bilimince Fenugeek ( çemen/boyotu ), Fennel Seed ( rezene tohumu ), Dong Quai Root ( Dong Quai kökü ), Blessed Thistle Herb (devedikeni ), Dandelion Root ( Karahindiba kökü), Watercress Leaf ( suteresi ), L-Tyrosine ( bir amino asid çesidi ), ve Kelp ( büyük kahverengi deniz yosunu ) doğal östrejenleri, phyto-nutrients (bitkisel-besinleri) ve diosgenini ( kortizon ve progesterone gibi hormonların karışımında kullanılan başlangıç maddesi) en yüksek derecede ihtiva eder. Bu bitkisel karışım hafif fakat etkilidir ve sağlığa yararları çoktur. Birçok kimyasal ve çevresel toksinler östrojeni taklit ederler ve reseptör bölgelerine tutunarak büyüme işlemini yavaşlatır. Breast Gain Plus, bu toksinleri vücuttan atarak, sağlıklı göğüs dokusu gelişimine katkıda bulunan, bitkisel besinleri ihtiva eder.
Birçok kadında, analık bezlerinin yeniden etkin hale gelmesi ve meme dokusunun gelişimi 6 ila 7,5 hafta arasıdır. Bununla beraber memelerin iri ve sert hale gelmesi 4 hafta gibi kısa zamanda olabilir. İlk iki ayın sonunda, üçüncü aya girilirken kadeh büyülüğündeki büyüme baslar, ½ kadehten 2 kadehe kadar, hatta kullanıma devam edilirse 3 kadeh büyüklüğüne erişilir. Bazı bayanlar büyümeyi bu zaman dilimi içinde, diğerleri bu zaman dilimi dışında yaşayacaktır. Metabolizmada ve vücut kimyasında değişimler, bu bitkilerin size ne kadar çabuk ve etkili yarayacağını gösterecektir. Yeterli olacak seviyekadından kadına değişim gösterir.
en iyi göğüs hapı kabul ediliyor
*Kısa zamanda iri göğüslere sahip olmanıza yardım eder .
*Bilinen bir Yan etkisi bildirilmemiştir.
*Göğüslerinizi doğal yoldan büyütmenize yardım eder.
*Tehlikeli cerrahi müdahaleye paydos.
*Her yerde bütün bakışlar size yönelecek.
*FDA(Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) Onaylı..
breast gain plus güvenli midir ?
Breast Gain içinde yer alan harmanlanmış bitkiler, yüzyıllardır kullanılmaktadır. Belirtilen bitkiler ilgili ilgili olarak her hangi bir sağlık uyarısı ve güvenlik ikazı bulunmamaktadır. Bu bitkiler FDA nın (Amerikan Gıda ve İlaç Örgütü) güvenli yiyecekler listesinde (GRAS listesi) yer almaktadır. Ürün, eczacılıkta ilaçlar statüsü yerine bitkisel ilaçlar (Fitoterapi) statüsündedir. (sarımsak gibi) PMS (premenstrual syndrome - bayanlarda adet öncesi görülen sendrom) ve menopoz belirtilerini hafiflettiği gibi faydalarının olduğu, kadın vücuduna has özelliklerle, toplanan fazla sudan dolayı kilo artmasını azalmasında faydalı olduğu söylenmektedir.
Phytoestrojenler (Breast Gain Plus içindekiler gibi-bitkilerde doğal olarak bulunan kimyasal bilesik) östrojen benzeri özellikleri ile menopozun ve aşağıdakilerin belirtilerine karşı rahatlamaya destek sağlar:
*Gece terlemeleri
*Ani ve uç ruhsal durum değişiklikleri
*Dölyolu (vajina) kuruluğu
*Göğüs sarkması
*Cinsel isteksizlik
*Kilo almak
*Hafıza ve yoğunlaşma (konsantrasyon) sorunları
*Depresyon
*Menopoz dönemlerinde olan geçici sıcak his
*Osteoporoz- kemik dokusunda, kalsiyum kaybı sonucu, atrofi gelişmesi ile belirgin durum.
*Ağrılı ve sancılı cinsel ilişki
*Uykusuzluk
*Kalp ritminin hızlı atması
*Bitkinlik
*Saçta farklılıklar
*Ağır kanamalar
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İstanbul Tarım İl Müdürlüğü 20/12/2006 tarih ve 0634006994 sayılı izni ile ithal edilmiştir.
15 12 2008
ciltteki çil ve leke sorunu ve tedavisi
drek güneş ışıklarıyla meydana gelen güneş lekeleri aslında korumak için meydana gelen bir savunma kalkanıdır ve hastalık sayılmaz fakat önemli kozmetik kusur olarak kabul görür.Normalde cilde rengini veren melanin denilen maddenin dengesi olmayan bir biçimde artması sonucu oluşur. Melanin melanosit isimli hücrelerden salgılanan cildi güneş ışınlarından koruyan kahverengi bir pigmenttir.bu savunma sistemi karşımıza güneş lekesi yada çil olarak çıkar.
TEŞHİS: çocukluktan itibaren çili zaten taşıyorsunuzdur.Gebelik lekesinin (kloazma) oluşumu ve tedaviye verdiği cevap çok değişiktir.Birbirlerine çok benzer ama gebelik lekesinin tedavi şansı daha diğerine göre azdır.
LEKE TEDAVİSİ:
Genel olarak poliklinik şartlarında yüzden tabaka kaldırmaya yarayan düşük yoğunluklu asitli kremler ve güneş koruyucu önerilir,yeterli iyileşme görülmezse diğer uygulamalara geçilir.
LAZERLE LEKE TEDAVİSİ:
Laser tedavisinde lekeli bölgeye çok kısa süreli yüksek enerjili belirlenmiş dalga boyunda ışık uygulanır.Uygulanan bu ışık ciltten daha koyu olan bölge tarafından fazla tutulduğu için cilt zarar görmezken lekeler ısınır. Isınan lekeler ince tabaka şeklinde dökülür.Laser yüzeyel lekeleri yok ettiği gibi lekeyi yapan derin plandaki melanositleride etkileyerek lekenin asıl sebebini yok eder. Bu sayede kökten çözüm sağlanarak lekeler kalıcı olarak yok edilir.
Laser uygulaması esnasında yüzdeki lekelerle birlikte yaşlılık ifadesi veren kılcal damarlarda yok olmaktadır ve aynı alandaki ince kırışıklıklarda gerilemektedir.
KİMYASAL PEELİNG İLE LEKE TEDAVİSİ:
Doğumsal lekeler,güneş lekesi ve çil gibi ciltten daha koyu renkli oluşumlar kimyasal peeling ile ciltten ince bir tabaka kaldırılarak tedavi edilmektedir.Bu yöntemde etkinlik yetersiz kalabilmekte tamamen düzelme elde edilememektedir.
Güneş lekesinde ciddi ölçüde sağlanan gerileme tatmin edici sonuç verir güneş koruyucularla güneşin etkisinin azaltılması tekrar oluşumunu geciktirir.Dik güneşe maruz kalındığında tekrar oluşabilir.
Kimyasal peelingle tedavinin sonunda lekeler azaldığı gibi tazelenen ciltte daha kırışıksız,genç ve parlak bir görünüm elde edilir.
Çil ve lekenin kişisel yatkınlık olduğu için tekrarından korunmak amacıyla özellikle yazın güneşten koruyucu kremler kullanmak gerekir.
Gebeliğe ilişkili olarak oluşan lekelerin oluşum tarzı çok farklı olduğu için gerek kimyasal peeling gerekse lazer yeterince etkili olamamakta ve % 65-76 oranında tekrarlamaktadır.Gebelik lekesinde her iki tedavi yöntemini de uygulamamaktayız.
TEŞHİS: çocukluktan itibaren çili zaten taşıyorsunuzdur.Gebelik lekesinin (kloazma) oluşumu ve tedaviye verdiği cevap çok değişiktir.Birbirlerine çok benzer ama gebelik lekesinin tedavi şansı daha diğerine göre azdır.
LEKE TEDAVİSİ:
Genel olarak poliklinik şartlarında yüzden tabaka kaldırmaya yarayan düşük yoğunluklu asitli kremler ve güneş koruyucu önerilir,yeterli iyileşme görülmezse diğer uygulamalara geçilir.
LAZERLE LEKE TEDAVİSİ:
Laser tedavisinde lekeli bölgeye çok kısa süreli yüksek enerjili belirlenmiş dalga boyunda ışık uygulanır.Uygulanan bu ışık ciltten daha koyu olan bölge tarafından fazla tutulduğu için cilt zarar görmezken lekeler ısınır. Isınan lekeler ince tabaka şeklinde dökülür.Laser yüzeyel lekeleri yok ettiği gibi lekeyi yapan derin plandaki melanositleride etkileyerek lekenin asıl sebebini yok eder. Bu sayede kökten çözüm sağlanarak lekeler kalıcı olarak yok edilir.
Laser uygulaması esnasında yüzdeki lekelerle birlikte yaşlılık ifadesi veren kılcal damarlarda yok olmaktadır ve aynı alandaki ince kırışıklıklarda gerilemektedir.
KİMYASAL PEELİNG İLE LEKE TEDAVİSİ:
Doğumsal lekeler,güneş lekesi ve çil gibi ciltten daha koyu renkli oluşumlar kimyasal peeling ile ciltten ince bir tabaka kaldırılarak tedavi edilmektedir.Bu yöntemde etkinlik yetersiz kalabilmekte tamamen düzelme elde edilememektedir.
Güneş lekesinde ciddi ölçüde sağlanan gerileme tatmin edici sonuç verir güneş koruyucularla güneşin etkisinin azaltılması tekrar oluşumunu geciktirir.Dik güneşe maruz kalındığında tekrar oluşabilir.
Kimyasal peelingle tedavinin sonunda lekeler azaldığı gibi tazelenen ciltte daha kırışıksız,genç ve parlak bir görünüm elde edilir.
Çil ve lekenin kişisel yatkınlık olduğu için tekrarından korunmak amacıyla özellikle yazın güneşten koruyucu kremler kullanmak gerekir.
Gebeliğe ilişkili olarak oluşan lekelerin oluşum tarzı çok farklı olduğu için gerek kimyasal peeling gerekse lazer yeterince etkili olamamakta ve % 65-76 oranında tekrarlamaktadır.Gebelik lekesinde her iki tedavi yöntemini de uygulamamaktayız.
14 12 2008
Cilt izleri ve lekelerinde devrim - Fraxel Lazer
Sivilce izleri,cilt bakımı cilt lekeleri ve önerileri.
Sivilce sıkmanın yanlış olduğunu bir çok kez söyledik. Sıkılan ve tahrip edilmiş olan sivilceler iltihap yapıp çok daha büyük sorunlara ve şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Sivilce izi sivilce tedavisi tamamlanmamış yada hiç başlanmamış sivilceler ardından ciltte meydana gelen lekeler, çökme veya çıkıntılar şeklinde görülebilir. cildinizin prüzlü bir tarla gibi olmasını sağlar. Buda tahmin edeceğiniz gibi hiç birimizin istemediği bir şeydir.
Genelde yüzl bölgesinde görülür sivilce izleri ve kişinin sosyalleşmesini engelleyen, kendine güvenini azaltan psikolojik problemlere sebebiyet verebilir. Sivilcelerin kendi kendine geçmesini beklemek ya da bilmediğiniz ilaç maske karışım kullanmak sivilceleri daha da kötü hale sokabilir. Dermatoloji uzmanlarına erişim sağlayarak tedaviye başlamak en doğrusudur.
Gebelik Çatlakları
Gebeliğinizi geçirdiğiniz süreçte karın derisinin gerginleşmesine istinaden ciltte lekelenmeler izler ve çatlaklar oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumuna hız verir. Gebelik çatlaklarında zamanımıza kadar bilinen etkili bir tedavi şekli bilinmiyordu. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler sayesinde gelişmeler kaydedildi.
Ameliyat Yara Yanık İzleri
Deriye uygulanan herşekilde kesi yaralanma iz oluşumu yaratabilmektedir. Bu ciltteki izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok etkili olur ve ciltte kötü çirkin hatta iğrendirici gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.
FRAKSİYONEL LAZERLER CİLT İZLERİNİ LEKELERİNİ NE ŞEKİLDE İYİLEŞTİRİYOR?
Fraksiyonel lazer sivilce, yara, kötü gözüntü,yanık, selülit,ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yeni bir şekil kazandırmıştır. Cildin kötü görünen hasarlı bölümleri derinlemesine fakat kontrollü bir biçimde etkileyerek izleri yokeder yada küçültür.
Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahriş eder ve bununla beraber genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır.
Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3–6 seans sonrası sivilce izlerini %50–80 oranında azalmak mümkündür.
Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur.
İşlemin bir sonraki gün hasta günlük hayatına dönebilir, isterse yüzüne makyaj yapabilir. İşlem ardındaki dönemde güneşten kendini korumak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak lazımdır. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görüntü alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. n tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Daphne lazer merkezlerinde bu tedavinin ayrıntılarını doktorlarımız ile görüşerek edinebilirsiniz.
DAPHNE LAZER EPiLASYON VE ESTETiK MERKEZLERi
OSMANBEY
Halaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1
Osmanbey Şişli
Tel: 0212 230 28 08 (pbx)
ACIBADEM
Acıbadem Caddesi 139/13
Üsküdar
Tel: 0216 545 70 45 (pbx)
BAKIRKÖY
Fişekhane cd. No:54 D:5
Bakırköy
Tel: 0212 466 15 45 (pbx)
BAĞDAT CADDESİ
Bağdat Caddesi No:439 Suadiye
Kadıköy
Tel: 0216 416 26 99 (pbx)
Sivilce sıkmanın yanlış olduğunu bir çok kez söyledik. Sıkılan ve tahrip edilmiş olan sivilceler iltihap yapıp çok daha büyük sorunlara ve şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Sivilce izi sivilce tedavisi tamamlanmamış yada hiç başlanmamış sivilceler ardından ciltte meydana gelen lekeler, çökme veya çıkıntılar şeklinde görülebilir. cildinizin prüzlü bir tarla gibi olmasını sağlar. Buda tahmin edeceğiniz gibi hiç birimizin istemediği bir şeydir.
Genelde yüzl bölgesinde görülür sivilce izleri ve kişinin sosyalleşmesini engelleyen, kendine güvenini azaltan psikolojik problemlere sebebiyet verebilir. Sivilcelerin kendi kendine geçmesini beklemek ya da bilmediğiniz ilaç maske karışım kullanmak sivilceleri daha da kötü hale sokabilir. Dermatoloji uzmanlarına erişim sağlayarak tedaviye başlamak en doğrusudur.
Gebelik Çatlakları
Gebeliğinizi geçirdiğiniz süreçte karın derisinin gerginleşmesine istinaden ciltte lekelenmeler izler ve çatlaklar oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumuna hız verir. Gebelik çatlaklarında zamanımıza kadar bilinen etkili bir tedavi şekli bilinmiyordu. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler sayesinde gelişmeler kaydedildi.
Ameliyat Yara Yanık İzleri
Deriye uygulanan herşekilde kesi yaralanma iz oluşumu yaratabilmektedir. Bu ciltteki izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok etkili olur ve ciltte kötü çirkin hatta iğrendirici gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.
FRAKSİYONEL LAZERLER CİLT İZLERİNİ LEKELERİNİ NE ŞEKİLDE İYİLEŞTİRİYOR?
Fraksiyonel lazer sivilce, yara, kötü gözüntü,yanık, selülit,ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yeni bir şekil kazandırmıştır. Cildin kötü görünen hasarlı bölümleri derinlemesine fakat kontrollü bir biçimde etkileyerek izleri yokeder yada küçültür.
Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahriş eder ve bununla beraber genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır.
Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3–6 seans sonrası sivilce izlerini %50–80 oranında azalmak mümkündür.
Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur.
İşlemin bir sonraki gün hasta günlük hayatına dönebilir, isterse yüzüne makyaj yapabilir. İşlem ardındaki dönemde güneşten kendini korumak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak lazımdır. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görüntü alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. n tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Daphne lazer merkezlerinde bu tedavinin ayrıntılarını doktorlarımız ile görüşerek edinebilirsiniz.
DAPHNE LAZER EPiLASYON VE ESTETiK MERKEZLERi
OSMANBEY
Halaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1
Osmanbey Şişli
Tel: 0212 230 28 08 (pbx)
ACIBADEM
Acıbadem Caddesi 139/13
Üsküdar
Tel: 0216 545 70 45 (pbx)
BAKIRKÖY
Fişekhane cd. No:54 D:5
Bakırköy
Tel: 0212 466 15 45 (pbx)
BAĞDAT CADDESİ
Bağdat Caddesi No:439 Suadiye
Kadıköy
Tel: 0216 416 26 99 (pbx)
11 12 2008
güneş lekeleri ve çözümü
hızlı makyaj
Çok az zamanınız var ve evden hemen çıkmanız gerekiyor bu durumda makyajınız ne olacak?
İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri:
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı.
Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.
Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri:
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı.
Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.
Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
dolgun dudaklar için

Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin simgesi.
Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin kuruması, saçların azalması ve dudakların incelmesi bu dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de bilmeden kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.
Enjeksiyon
Yabancı dolgu madde enjeksiyonu
Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.
Operasyon
Kişinin kendi dokusuyla
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.
Kesilerle
Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit girişimler.
cilt bakiminda 7 yanlis
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 7 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyor.
1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
4. yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
5. yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
6. yanlış
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
7. yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.
1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
4. yanlış
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
5. yanlış
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
6. yanlış
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
7. yanlış
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.
yaz aylarının kabusu ter kokusu ve çözümleri
Ter ve koku, bakterilerin ter ifrazı ile karışmasından meydana gelir. Genel temizliğine itina eden kişilerde bile oluşur.Ter kokularını engellemek için yapılması gerekenler:
- Magnezium, Zinc, Paba ve B6 vitaminleri ter kokularını engeller.
- Her gün su ve sabun ile yıkanmak yerine haftada 2 defa yıkanmak yeterlidir. Zira sık yıkanmak vücudun genel koruyucu yağını azalttığı için bakterilerin yerleşmesi hızlanır.
- Gerekirse kol altına antibiyotik yağ ve krem kulanın, bitkisel Tea Tree yağı bu iş için idealdir.
- Ayak ve genital bölgeleri her gün yıkayın.
- Ticari deodorantları ve üzerinde anti-persperant yazan (ter engelleyici) ürünleri kullanmayın, zira vücudun doğal mekanizmasını bozar.
bebek gibi bir yüz icin
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz...
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Sivilceler için karnabahar
Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.
Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.
Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.
Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Sivilceler için karnabahar
Malzemeler: Karnabahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnabahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.
Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.
uyurken güzelleşin

Derin bir uykuya dalan insanın vücudundaki hormon düzeyi dengelenir ve hücreleri yenilenir...
Uyku, güzelliğin en etkili ilacı. Geceleri cildimiz, gündüze oranla kendini sekiz kat daha çabuk yeniler. Hücreler ve damarlar aktif bir şekilde çalışır ve cilt daha gergin olur. Gece yatmadan önce süreceğiniz bir nemlendirici de sabahları cildinizin daha pürüzsüz olmasını sağlar.
Midenizin geceleri rahat etmesini istiyorsanız, yatmadan önce hafif bir şeyler yemeğe özen göstermelisiniz. En ideali makarna, ekmek veya patates. Çünkü karbonhidrat, vücudu uykuya hazırlar. Ayrıca tatlı sevenlerde yaşadı! Çikolata, içerdiği mutluluk hormonu serotoninin sayesinde vücudun rahatlamasını ve gevşemesini sağlıyor.
Yatmadan önce ayak tabanlarınıza, saç derinize ve alnınıza masaj yapabilirsiniz. Ne kadar rahatladığınızı ve gece daha iyi uyuduğunuzu fark edeceksiniz.
Kendinize sıkı bir uyku programı hazırlayın. Gece yatacağınız ve sabah kalkacağınız saatler belli olsun. Geceleri daha rahat uyumak istiyorsanız, yatmadan önce birkaç ısınma hareketi yaparak kaslarınızın gevşemesini sağlayın.
Gece için üretilen nemlendiriciler ve vücut losyonları içerdikleri maddeler sayesinde sakin ve huzurlu bir gece geçirmenizi sağlar. Bu nedenle yatmadan önce vücudunuzu bakım ürünleriyle beslemeyi ihmal etmeyin.
Kola, çay, kahve ve nikotin uykunun en büyük düşmanlarıdır. Yatacağınıza yakın bunlardan uzak durun. Alkolü ise fazla kaçırmayın. Bir bardak bira veya şarap rahat uyumanızı sağlayacak, fakat daha fazlası uyumanızı engelleyecektir.
Yattığınız oda da uykunuzun aynasıdır. En ideal odalar; ses olmayan, karanlık, iyi havalandırılmış ve maksimum 18 derece olan odalardır. Uyuduğunuz odada mavi rengin hakim olmasına özen gösterin. Çünkü mavi insanı dinlendirir. Gece rahat uyumak istiyorsanız, size bir önerimiz var: Su dolu bir kasenin içine 2-3 gül ve 5 damla gül yağı koyun ve başucunuza alın. Sabah ne kadar huzurlu uyandığınızı fark edince, siz de şaşıracaksınız.
Stresli ve yoğun bir gün mü geçirdiniz? O zaman küveti ılık suyla doldurun, içine lavanta ve biberiye esansları ekleyin ve günün yorgunluğunu üzerinizden atın.
Yatağınıza yattıktan kısa bir süre sonra uykuya dalamıyor ve sürekli bir yandan bir yana dönüyorsanız, yatmadan önce bir şeyler okumayı deneyin. Tercihinizi güzel bir aşk hikayesinden yana yaparsanız, daha huzurlu bir şekilde uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz. Hatta kısık seste klasik veya slow müzik de hiç fena olmaz.
yazin artan sivilceler
Yaz aylarında başınıza bela olan sivilcelerle mücadele etmek aslında sanıldığı kadar zor değil. Dermatolog Erçin Özüntürk'ün anlattığı yöntemleri uygularsanız, yaz sivilcelerinden kolaylıkla kurtulabilirsiniz.
Yaz aylarında sivilceler neden artar?
Bilindiği gibi yaz aylarında daha fazla terleriz. Kişilerin yüzde 15'inde sivilce artmasının nedeni de terlemedir. Bunun dışında güneş ışınları genelde sivilceleri iyileştirse de zaman zaman yağ bezlerinin ürettiği yağ miktarını çoğaltarak sivilce artışına neden olabilir. Bu tür sivilceler, 'tropikal akne' olarak adlandırılır.
Genetik, ırksal, hormonal, psikolojik faktörlerin yanı sıra kullanılan birtakım ilaçlar ve kozmetik ürünlerinin de sivilceye neden olduğu biliniyor. Bu noktada tavsiyeleriniz neler olacak?
Özellikle ağızdan alınan veya sürülen kortizon veya hormon içeren ilaçların kullanımıyla akne oluşabilir. Dolayısıyla sivilceye eğilimli ciltlerde, bu ilaçlar kullanılırken dikkat edilmelidir. Kozmetik ürünlere gelince; içeriğinde özellikle lanolin, vazelin, bazı bitkisel yağlar, 'butil stearat', 'loril alkol', 'oleik asit' gibi maddeler bulunan kozmetikler bazı kişilerde akneye sebep olabilir. Bunun dışında değinmek istediğim bir başka nokta da şu ki; meslek gereği yağlı maden ve maden kömürü katranı içeren maddelerle temas eden kişilerde, özellikle uyluk ve ön kollarda meydana gelen 'meslek aknesi' dediğimiz akneler ortaya çıkar. Bunu engellemek için mümkün olduğu kadar bu maddelerle çıplak temastan kaçınılması gerekmektedir. En fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de; içerdikleri maddelerin ciltte yağ dengesini bozarak tahriş ve sivilcelere neden olabilecek ucuz ve kalitesiz kozmetik ürünlerini asla tercih etmemek gerektiğidir.
Güneşin sivilceye iyi geldiğine dair yaygın bir kanı vardır. Bu doğru mu?
Evet, doğrudur. Güneşin yaydığı UVB ışınlarının iltihabı önleyici etkisi vardır. Tatil dönemlerinde, sivilcelerin azalmasına etken budur. Ancak tabii ki bir yandan da tatil stresten uzaklaşmak demektir. Bu sayede de sivilcelerde bir azalma sağlanır. Bunların yanında bronzlaşmanın akneyi maskelemesi, güneşin sivilcelere iyi geldiği kanısını oluşturmuştur. Fakat bu durum her cilt için geçerli değildir. Örneğin, açık tenlilerde güneş akneyi artırır. Çünkü komedon (ciltteki siyah ve beyaz noktalar) çoğalmasına neden olabilir.
Güneş ışınları ciltte; özellikle sivilceli ciltlerde ne gibi hasarlara yol açar? Bu sorunların oluşmasını engellemek için nasıl önlemler almak gerekir?
Sivilceli ciltler, kesinlikle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Bunun için saat 10-16 arası güneş altına çıkmaktan kaçınmak, bu saatlerin dışında ise 'gün örtüsü' adını verdiğimiz değişik koruma faktörlerini içeren ama yağ içermeyen krem, losyon gibi ürünleri cilt tipine uygun olarak kullanmak gereklidir. Ayrıca şapka kullanmak da önemli bir koruma faktörüdür.
Güneş alerjisinin nedenleri nedir? Nasıl korunabiliriz?
En çok 20'li yaşlarda başlar. Güneşe maruz kalan deri bölgesinde yarım ile 3 dakika içinde kızarmalar, kaşıntı ve kabarmalarla kendini gösterir. Ani alerjilerin başında ise güneş yanıkları gelir. Bu yanıkların oluşmasına güneşin yaydığı UVA ışınları sebep olur. Işınların en yoğun olduğu sabah 10 ile öğleden sonra 16 saatleri arasını kapsayan zaman diliminde, güneş altında bulunmamak, ani yanıkları önler. Güneş yanıklarında, tedavi olarak; reaksiyon şiddetine göre ağrıyı ve ateşi kesen ilaçlar alınması veya yalnızca ıslak kompres uygulanması ve hemen ardından krem ve losyonların kullanılması gerekir. Bunun yanında kalıcı alerjilere örnek olarak; yüze yerleşen küçük kahverengi lekeler olarak ortaya çıkan çiller, ışığa bağlı yaşlanma ve benlerin artması sıralanabilir.
Güneş koruyucular, cildimizi güneşten korumak için yeterli midir? Güneş koruyucuların etkili olması için nasıl kullanmak gerekir?
Güneşten koruyucu ürünlerin yanı sıra şapka ve koruyucu giysiler muhakkak kullanılmalıdır. Kullandığımız ürünün etkili olması için koruyucunun mutlaka SPF 30 faktör ve üzerinde olması gerekir. Ayrıca mutlaka güneşe çıkmadan 30 dakika önce santimetrekareye 2 ml olacak şekilde tüm yüze ve bütün vücuda sürülmelidir. Yapılacak aktiviteye, suya girme ve terleme durumuna göre ürün seçilmelidir. SPF'si yüksek olan ürünlerin, yanığı önlemede diğerlerinden çok farkı olmasa da derin hasarı önlemede daha etkili oldukları ispatlanmıştır.
Yaz aylarında cilt bakımı nasıl yapılmalı?
Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı olarak, özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruyor. Bu yüzden koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalı. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiricileri 2-3 saatte bir yenilemek gerekiyor. Yüze sürülen C vitamini içerikli nemlendiricilerin; güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri var. Nemlendirici, cilt kurutulduktan sonra sürülmeli. Islak cilde nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde, meyve asitli ve cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılmalı. Meyve asitli nemlendiriciler, güneşten koruyucularla birlikte ya da akşam sürülmelidir
Yaz aylarında sivilceler neden artar?
Bilindiği gibi yaz aylarında daha fazla terleriz. Kişilerin yüzde 15'inde sivilce artmasının nedeni de terlemedir. Bunun dışında güneş ışınları genelde sivilceleri iyileştirse de zaman zaman yağ bezlerinin ürettiği yağ miktarını çoğaltarak sivilce artışına neden olabilir. Bu tür sivilceler, 'tropikal akne' olarak adlandırılır.
Genetik, ırksal, hormonal, psikolojik faktörlerin yanı sıra kullanılan birtakım ilaçlar ve kozmetik ürünlerinin de sivilceye neden olduğu biliniyor. Bu noktada tavsiyeleriniz neler olacak?
Özellikle ağızdan alınan veya sürülen kortizon veya hormon içeren ilaçların kullanımıyla akne oluşabilir. Dolayısıyla sivilceye eğilimli ciltlerde, bu ilaçlar kullanılırken dikkat edilmelidir. Kozmetik ürünlere gelince; içeriğinde özellikle lanolin, vazelin, bazı bitkisel yağlar, 'butil stearat', 'loril alkol', 'oleik asit' gibi maddeler bulunan kozmetikler bazı kişilerde akneye sebep olabilir. Bunun dışında değinmek istediğim bir başka nokta da şu ki; meslek gereği yağlı maden ve maden kömürü katranı içeren maddelerle temas eden kişilerde, özellikle uyluk ve ön kollarda meydana gelen 'meslek aknesi' dediğimiz akneler ortaya çıkar. Bunu engellemek için mümkün olduğu kadar bu maddelerle çıplak temastan kaçınılması gerekmektedir. En fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de; içerdikleri maddelerin ciltte yağ dengesini bozarak tahriş ve sivilcelere neden olabilecek ucuz ve kalitesiz kozmetik ürünlerini asla tercih etmemek gerektiğidir.
Güneşin sivilceye iyi geldiğine dair yaygın bir kanı vardır. Bu doğru mu?
Evet, doğrudur. Güneşin yaydığı UVB ışınlarının iltihabı önleyici etkisi vardır. Tatil dönemlerinde, sivilcelerin azalmasına etken budur. Ancak tabii ki bir yandan da tatil stresten uzaklaşmak demektir. Bu sayede de sivilcelerde bir azalma sağlanır. Bunların yanında bronzlaşmanın akneyi maskelemesi, güneşin sivilcelere iyi geldiği kanısını oluşturmuştur. Fakat bu durum her cilt için geçerli değildir. Örneğin, açık tenlilerde güneş akneyi artırır. Çünkü komedon (ciltteki siyah ve beyaz noktalar) çoğalmasına neden olabilir.
Güneş ışınları ciltte; özellikle sivilceli ciltlerde ne gibi hasarlara yol açar? Bu sorunların oluşmasını engellemek için nasıl önlemler almak gerekir?
Sivilceli ciltler, kesinlikle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Bunun için saat 10-16 arası güneş altına çıkmaktan kaçınmak, bu saatlerin dışında ise 'gün örtüsü' adını verdiğimiz değişik koruma faktörlerini içeren ama yağ içermeyen krem, losyon gibi ürünleri cilt tipine uygun olarak kullanmak gereklidir. Ayrıca şapka kullanmak da önemli bir koruma faktörüdür.
Güneş alerjisinin nedenleri nedir? Nasıl korunabiliriz?
En çok 20'li yaşlarda başlar. Güneşe maruz kalan deri bölgesinde yarım ile 3 dakika içinde kızarmalar, kaşıntı ve kabarmalarla kendini gösterir. Ani alerjilerin başında ise güneş yanıkları gelir. Bu yanıkların oluşmasına güneşin yaydığı UVA ışınları sebep olur. Işınların en yoğun olduğu sabah 10 ile öğleden sonra 16 saatleri arasını kapsayan zaman diliminde, güneş altında bulunmamak, ani yanıkları önler. Güneş yanıklarında, tedavi olarak; reaksiyon şiddetine göre ağrıyı ve ateşi kesen ilaçlar alınması veya yalnızca ıslak kompres uygulanması ve hemen ardından krem ve losyonların kullanılması gerekir. Bunun yanında kalıcı alerjilere örnek olarak; yüze yerleşen küçük kahverengi lekeler olarak ortaya çıkan çiller, ışığa bağlı yaşlanma ve benlerin artması sıralanabilir.
Güneş koruyucular, cildimizi güneşten korumak için yeterli midir? Güneş koruyucuların etkili olması için nasıl kullanmak gerekir?
Güneşten koruyucu ürünlerin yanı sıra şapka ve koruyucu giysiler muhakkak kullanılmalıdır. Kullandığımız ürünün etkili olması için koruyucunun mutlaka SPF 30 faktör ve üzerinde olması gerekir. Ayrıca mutlaka güneşe çıkmadan 30 dakika önce santimetrekareye 2 ml olacak şekilde tüm yüze ve bütün vücuda sürülmelidir. Yapılacak aktiviteye, suya girme ve terleme durumuna göre ürün seçilmelidir. SPF'si yüksek olan ürünlerin, yanığı önlemede diğerlerinden çok farkı olmasa da derin hasarı önlemede daha etkili oldukları ispatlanmıştır.
Yaz aylarında cilt bakımı nasıl yapılmalı?
Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı olarak, özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruyor. Bu yüzden koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalı. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiricileri 2-3 saatte bir yenilemek gerekiyor. Yüze sürülen C vitamini içerikli nemlendiricilerin; güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri var. Nemlendirici, cilt kurutulduktan sonra sürülmeli. Islak cilde nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde, meyve asitli ve cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılmalı. Meyve asitli nemlendiriciler, güneşten koruyucularla birlikte ya da akşam sürülmelidir
dudaklarınıza bakıyor musunuz?
Cildiniz için besleyici ya da nemlendirici kullanıyorsunuz. Peki ya dudaklarınız için?
Ağız ve dudaklar, insanların fikir ve duygularını iletmede kullandıkları son derece etkili bir bölge. Ağlarken, gülerken, konuşurken ya da öpüşürken hep dudaklarımızı kullanıyoruz. Dudakların korunmasız ve özen bekleyen bir organ olduğunu da unutmamak gerekiyor. Düşünün ki sadece dış etkenlere karşı korunmasız yağ ve ter bezlerinden oluşan, yüzün diğer bölgelerinden 20 kat daha ince bir mukozadan bahsediyoruz. İşte tüm bu sebepler de, ergenlikten itibaren, ağız ve dudak bölgesine özel bir dikkat ve özen göstermenin, genç ve sağlıklı dudaklara sahip olmaktaki gerekliliğine işaret ediyor.
18 yaş: İyi alışkanlıklar edinin!
Genç bir insanın dudakları doğal haliyle de güzeldir. Fakat bu, bakıma ve özene ihtiyacı olmadıkları anlamına gelmez.
• Makyajınızı çıkarırken, dudaklarınızı kabaca ovuşturmayın. Dudak temizliği için hassas ve yumuşak bir ürün kullanın. Örneğin göz makyajınızı temizlerken kullandığınız ürünü dudaklarınız için de kullanabilirsiniz.
• Doğal yumuşaklığını korumak için günlük nemlendirici kreminizi dudaklarınıza yumuşak ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin.
• İster yaz, ister kış mevsimi olsun, dudaklarınız için mutlaka nemlendirici, koruyucu stick kullanın. Kurumayı ve çatlamayı önleyici vitaminli bir ürün ya da yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmak için ultraviyole filtreli bir formül tercih edebilirsiniz.
• Bu yaşta makyajınız çok hafif olmalı. Çarpıcı renkli rujları geceleri tercih edin. Gündüz bir parlatıcı ile dudaklarınıza dolgunluk kazandırabilirsiniz.
30 yaş: Şekil ve hacime dikkat!
Bu yaşta dudaklar hala belirgindir; fakat hafif hafif incelmeye de başlarlar. Dudakların şeklini ve hacmini koruması için her sabah makyaj yapmadan ve her akşam yatmadan önce, ağız çevresi için besleyici, kırışıklıklara karşı, E ve C vitaminleriyle zenginleştirilmiş özel bir ürün sürün.
• Günlük güzelllik programınıza bazı jimnastik hareketlerini de ekleyin. Böylelikle dudakların dolgun ve şekilli olmasını sağlayan mukozayı destekleyen kasları da çalıştırmış olursunuz.
• Bu yaşlar göz alıcı bir makyaj yapmak için ideal! Gündüz opak, geceleri parlak renklerde UV filtreli ve nemlendiricili rujlar seçmelisiniz.
40 yaş: Gençleştirici bakımlar uygulayın!
Yaşın ilerlemesiyle dudak dokusundaki kolajen ve elastinin hasar görmesi, çizgiler ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dudak çevresi üst derisi (epidermit), yüzün diğer bölgelerinden daha hızlı bir şekilde incelir, yaşlanır. Başlangıçta bu belirtiler dikkatinizi çekmese de, önlem almadığınız takdirde hızlı ve istenmeyen şekilde yaşlanma görülür.
• Cildin hücresel etkinliğini canlandırmak için hafif bir temizleme maskesi uygulayın. Parmaklarınızla özel dudak bakım kremini masaj yaparak sürün. Sonra da dudaklarınızı ılık suyla durulayın.
• Sabah ve akşam dudak çevrenize ve dudaklarınıza kırışıklıklara karşı bir krem kullanın. Dolaşımı canlandırmak için bu bölgeyi parmağınızla çimdikleyin.
• 40'lı yaşlardan sonra, gözle görülür değişiklikler karşısında, izlerden ve kırışıklıklardan kurtulmak, dudak çevrenizi belirginleştirmek ya da dudaklarınıza daha dolgun bir görünüm kazandırmak için bir plastik cerrah ya da estetisyene başvurabilirsiniz.
• Makyajda ise, hafifliğe önem verin. Açık ve parlak tonlar seçin ve mutlaka parlatıcı kullanın. Dudak kalemi ile dudak çevrenizi çevrelemeyi de unutmayın.
Ağız ve dudaklar, insanların fikir ve duygularını iletmede kullandıkları son derece etkili bir bölge. Ağlarken, gülerken, konuşurken ya da öpüşürken hep dudaklarımızı kullanıyoruz. Dudakların korunmasız ve özen bekleyen bir organ olduğunu da unutmamak gerekiyor. Düşünün ki sadece dış etkenlere karşı korunmasız yağ ve ter bezlerinden oluşan, yüzün diğer bölgelerinden 20 kat daha ince bir mukozadan bahsediyoruz. İşte tüm bu sebepler de, ergenlikten itibaren, ağız ve dudak bölgesine özel bir dikkat ve özen göstermenin, genç ve sağlıklı dudaklara sahip olmaktaki gerekliliğine işaret ediyor.
18 yaş: İyi alışkanlıklar edinin!
Genç bir insanın dudakları doğal haliyle de güzeldir. Fakat bu, bakıma ve özene ihtiyacı olmadıkları anlamına gelmez.
• Makyajınızı çıkarırken, dudaklarınızı kabaca ovuşturmayın. Dudak temizliği için hassas ve yumuşak bir ürün kullanın. Örneğin göz makyajınızı temizlerken kullandığınız ürünü dudaklarınız için de kullanabilirsiniz.
• Doğal yumuşaklığını korumak için günlük nemlendirici kreminizi dudaklarınıza yumuşak ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin.
• İster yaz, ister kış mevsimi olsun, dudaklarınız için mutlaka nemlendirici, koruyucu stick kullanın. Kurumayı ve çatlamayı önleyici vitaminli bir ürün ya da yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmak için ultraviyole filtreli bir formül tercih edebilirsiniz.
• Bu yaşta makyajınız çok hafif olmalı. Çarpıcı renkli rujları geceleri tercih edin. Gündüz bir parlatıcı ile dudaklarınıza dolgunluk kazandırabilirsiniz.
30 yaş: Şekil ve hacime dikkat!
Bu yaşta dudaklar hala belirgindir; fakat hafif hafif incelmeye de başlarlar. Dudakların şeklini ve hacmini koruması için her sabah makyaj yapmadan ve her akşam yatmadan önce, ağız çevresi için besleyici, kırışıklıklara karşı, E ve C vitaminleriyle zenginleştirilmiş özel bir ürün sürün.
• Günlük güzelllik programınıza bazı jimnastik hareketlerini de ekleyin. Böylelikle dudakların dolgun ve şekilli olmasını sağlayan mukozayı destekleyen kasları da çalıştırmış olursunuz.
• Bu yaşlar göz alıcı bir makyaj yapmak için ideal! Gündüz opak, geceleri parlak renklerde UV filtreli ve nemlendiricili rujlar seçmelisiniz.
40 yaş: Gençleştirici bakımlar uygulayın!
Yaşın ilerlemesiyle dudak dokusundaki kolajen ve elastinin hasar görmesi, çizgiler ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dudak çevresi üst derisi (epidermit), yüzün diğer bölgelerinden daha hızlı bir şekilde incelir, yaşlanır. Başlangıçta bu belirtiler dikkatinizi çekmese de, önlem almadığınız takdirde hızlı ve istenmeyen şekilde yaşlanma görülür.
• Cildin hücresel etkinliğini canlandırmak için hafif bir temizleme maskesi uygulayın. Parmaklarınızla özel dudak bakım kremini masaj yaparak sürün. Sonra da dudaklarınızı ılık suyla durulayın.
• Sabah ve akşam dudak çevrenize ve dudaklarınıza kırışıklıklara karşı bir krem kullanın. Dolaşımı canlandırmak için bu bölgeyi parmağınızla çimdikleyin.
• 40'lı yaşlardan sonra, gözle görülür değişiklikler karşısında, izlerden ve kırışıklıklardan kurtulmak, dudak çevrenizi belirginleştirmek ya da dudaklarınıza daha dolgun bir görünüm kazandırmak için bir plastik cerrah ya da estetisyene başvurabilirsiniz.
• Makyajda ise, hafifliğe önem verin. Açık ve parlak tonlar seçin ve mutlaka parlatıcı kullanın. Dudak kalemi ile dudak çevrenizi çevrelemeyi de unutmayın.
TIRNAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI
Uzmanlar, yanlış manikürden dolayı çıkan şeytan tırnaklarının ellerin mikrop kapmasına ve iltihaplı hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.
Sağlıksız ortamlarda yapılan manikürler ise çok ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İşte Dermatolog Dr. Meriç Aksoy'dan tırnak bakımına dair önemli ipuçları...
Tırnak bakımı nasıl yapılmalı?
Parmak uçlarını darbelerden korumak, küçük cisimleri tutmak gibi önemli görevleri olan tırnakların güzel ve bakımlı olması, kişinin kendine güvenini artırır. Sağlıklı tırnaklar sert, düzgün yüzeyli, ten rengine yakın renkte ve esnektir. Böyle tırnaklara sahip olmak için her hafta düzenli bakım yapmalısınız. 4-6 haftada bir de profesyonel bakım yaptırmanız iyi olur. Profesyonel bakım için kendi manikür aletlerinizi götürün, manikür suyunun size özel olmasına ve aletlerin sterilizasyon makinesinde bekletildiğine de dikkat edin.
• Tırnaklarınızı her biri aynı boyutta olacak şekilde düzgünce kesin. Çok derine girmeyin, aksi takdirde enfeksiyon ve batıklar oluşabilir.
• Tırnağa, törpüleme işlemini hep aynı yöne doğru yaparak şekil verin.
• Tırnak etlerini yumuşatmak için ellerinizi suda bekletip, yumuşayan tırnak etlerini makasla kesebilir ya da tahta çubukla geriye doğru itebilirsiniz.
• Renkli ojeyi alta koruyucu ve besleyici bir oje sürdükten sonra uygulayın.
Tırnak bakımında nelere dikkat edilmeli?
Sağlıklı, güçlü görünümlü tırnaklara sahip olmak için iş yaparken mutlaka eldiven kullanın. Suda, deterjanlı suda, tozlu ortamda korumasız kalmamalarına dikkat edin. Kaliteli bir el kremi kullanın. Tırnak masajını kökten uçlara doğru yapın; unutmayın ki el ve tırnak sağlığı açısından masaj çok önemlidir.
Sağlıksız ortamlarda yapılan manikürler ise çok ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İşte Dermatolog Dr. Meriç Aksoy'dan tırnak bakımına dair önemli ipuçları...
Tırnak bakımı nasıl yapılmalı?
Parmak uçlarını darbelerden korumak, küçük cisimleri tutmak gibi önemli görevleri olan tırnakların güzel ve bakımlı olması, kişinin kendine güvenini artırır. Sağlıklı tırnaklar sert, düzgün yüzeyli, ten rengine yakın renkte ve esnektir. Böyle tırnaklara sahip olmak için her hafta düzenli bakım yapmalısınız. 4-6 haftada bir de profesyonel bakım yaptırmanız iyi olur. Profesyonel bakım için kendi manikür aletlerinizi götürün, manikür suyunun size özel olmasına ve aletlerin sterilizasyon makinesinde bekletildiğine de dikkat edin.
• Tırnaklarınızı her biri aynı boyutta olacak şekilde düzgünce kesin. Çok derine girmeyin, aksi takdirde enfeksiyon ve batıklar oluşabilir.
• Tırnağa, törpüleme işlemini hep aynı yöne doğru yaparak şekil verin.
• Tırnak etlerini yumuşatmak için ellerinizi suda bekletip, yumuşayan tırnak etlerini makasla kesebilir ya da tahta çubukla geriye doğru itebilirsiniz.
• Renkli ojeyi alta koruyucu ve besleyici bir oje sürdükten sonra uygulayın.
Tırnak bakımında nelere dikkat edilmeli?
Sağlıklı, güçlü görünümlü tırnaklara sahip olmak için iş yaparken mutlaka eldiven kullanın. Suda, deterjanlı suda, tozlu ortamda korumasız kalmamalarına dikkat edin. Kaliteli bir el kremi kullanın. Tırnak masajını kökten uçlara doğru yapın; unutmayın ki el ve tırnak sağlığı açısından masaj çok önemlidir.
Mükemmel saçların sırrı
Ödüllü İngiliz saç stilisti Lisa Shepherd'a göre mükemmel saçların sırrı, kurutmadan itibaren başlıyor!
İsterseniz, çok kısa bir süre içinde kuaförden çıkmış gibi saçlara sahip olabilirsiniz. Shepherd'dan 5 dakikada saç şekillendirmenin ipuçlarını öğrendik.
Bir havlu yardımıyla saçlarınızdaki fazla nemi alın. Islak saç, kurutma işlemini yavaşlatır. Ayrıca kullanılan herhangi bir saç şekillendirme ürününün etkisini de hafifletir. Saç tipinize uygun ürünü saçlarınıza eşit bir şekilde dağıttıktan sonra saçlarınızı tarayın.
Başınızı aşağıya doğru tutun ve saçlarınızı bir saç kurutma makinesi yardımıyla kabartarak kurutun. Saçınızı hangi tarafa taramak istiyorsanız, parmaklarınızın yardımıyla o tarafa ayırın. Saçı farklı yönlere doğru taramak, saçın çok sabit görünmesini engeller. Saçlarınızı kuruttuktan sonra en mükemmel şekilde ayırmanız her zaman mümkün. Saçları kurutmanın amacı sönük olmalarını engellemektir.
Saçlarınızı yuvarlak bir fırça kullanarak ve bölümlere ayırarak hızlı bir şekilde kurutun. Kurutma işlemi sırasında makinenin yere doğru bakıyor olması önemli. Saçın tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra şekil vermek için devam edin. Ayrıca edineceğiniz seramik bazlı bir fırça, sıcak bigudi gibi kullanılabilir. Şekil verirken, saçı pürüzsüzleştirirken parlaklık da kazandırır.
Saçlarınıza şekil vermeyi bitirmeden önce saç kurutma makinesini soğuk hava verme moduna getirip saçlarınıza tutun. Soğuk hava, şekli sabitlemede özellikle profesyonellerin kullandığı bir teknik. Ilık ve sıcak hava saçı yumuşatıp şekle girmesini kolaylaştırıyor.
İsterseniz, çok kısa bir süre içinde kuaförden çıkmış gibi saçlara sahip olabilirsiniz. Shepherd'dan 5 dakikada saç şekillendirmenin ipuçlarını öğrendik.
Bir havlu yardımıyla saçlarınızdaki fazla nemi alın. Islak saç, kurutma işlemini yavaşlatır. Ayrıca kullanılan herhangi bir saç şekillendirme ürününün etkisini de hafifletir. Saç tipinize uygun ürünü saçlarınıza eşit bir şekilde dağıttıktan sonra saçlarınızı tarayın.
Başınızı aşağıya doğru tutun ve saçlarınızı bir saç kurutma makinesi yardımıyla kabartarak kurutun. Saçınızı hangi tarafa taramak istiyorsanız, parmaklarınızın yardımıyla o tarafa ayırın. Saçı farklı yönlere doğru taramak, saçın çok sabit görünmesini engeller. Saçlarınızı kuruttuktan sonra en mükemmel şekilde ayırmanız her zaman mümkün. Saçları kurutmanın amacı sönük olmalarını engellemektir.
Saçlarınızı yuvarlak bir fırça kullanarak ve bölümlere ayırarak hızlı bir şekilde kurutun. Kurutma işlemi sırasında makinenin yere doğru bakıyor olması önemli. Saçın tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra şekil vermek için devam edin. Ayrıca edineceğiniz seramik bazlı bir fırça, sıcak bigudi gibi kullanılabilir. Şekil verirken, saçı pürüzsüzleştirirken parlaklık da kazandırır.
Saçlarınıza şekil vermeyi bitirmeden önce saç kurutma makinesini soğuk hava verme moduna getirip saçlarınıza tutun. Soğuk hava, şekli sabitlemede özellikle profesyonellerin kullandığı bir teknik. Ilık ve sıcak hava saçı yumuşatıp şekle girmesini kolaylaştırıyor.
04 12 2008
İple yapılan kulak estetiği

Kepçe kulak estetik ameliyatı yıllardır yapılan bir ameliyattır. Bende son 10 yılda yüzlerce yaptım. Kulak arkasında bir kesi yapılır ,kıkırdak geriye doğru katlanır,cilt kapatılır,kulak sarılır ve en az 10-15 gün sargılı kalır.
İple yapılan teknikte ise kulak arkasından özel bir alet ve bir ip yardımı ile hiç kesi yapmadan kulak geriye doğru katlanır.Kesi olmadığından sonrasında pansuman ,bandaj gerekmiyor,iz olma ihtimali sıfır. Yaklaşık 15-20 dk içende lokal anestezi ile yapılıyor. Sadece kulağınızı korumak amacıyla üzerine bir saç bandı takılıyor.
İmkansız gibi geliyor değil mi. Evet tüm hastalarıma da öyle gelmişti zaten. Hepsi böyle bir şey nasıl olabilir, biz başka yerlere sorduk bu imkansız dediler diye bana geri döndüler. Ama hepsi 15 dk sonra kendileri ellerindeki aynadan gördüklerine inanamadılar . Bildiğim kadarıyla Türkiye’de ilk ve tek benim uyguladığım bu yöntem bilinen tüm ameliyatlar içinde en etkili sonucu veren ve en konforlu olanıdır. Hele bir de bu ameliyatı isteyenlerin çocuk olduğunu göz önüne alırsanız; Harika bir şey.
Hala inanamayanlar; merkez kliniğimizde örnek video izleyebilir ve önceden ameliyat olmuş hastalarla konuşabilirler.
Kulak Estetik Ameliyatı
En sık kulak boyutunu küçültme ya da kepçe durumunu düzeltmek amacıyla yapılır. Plastik Cerrahide kulak kepçesinin normalden daha fazla öne doğru kıvrık olması durumuna "kepçe kulak"veya "yelken kulak" (protruding ear) adı verilmektedir. Kulak kepçesindeki Y şeklindeki kıvrımın yetersiz gelişmesi ya da düz olası, genellikle temel sebeptir. Günümüzde pek çok kişinin özellikle okula yeni başlayan çocukların en büyük komplekslerinden biri olan bu durum, kültürden kültüre farklılık gösterir. Kepçe kulak batı toplumlarında alay konusu olmasına karşılık, Japonlarda sevimlilik ve güzellik belirtisi olarak kabul edilir.
Kepçe kulak halk arasında olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Gerçekte bu doğru değildir. Kepçe kulak ile normal kulak arasında çok anormal bir büyüklük farkı yoktur. Esas sorun kepçe kulakta kıkırdağın kıvrık olması gereken bazı kısımlarının düz olmasıdır. Bunun sonucunda kulak kepçesi ile baş arasında normalden daha fazla bir açı oluşur ve kulak öne doğru kıvrıktır. Kıkırdağın özellikle kulak kepçesinin üst kısmı normale göre daha düzdür.
Kepçe kulak ameliyatı bayan hastalar tarafından özellikle saçlarını toplayamama ya da topuz yapamama yakınması ile gündeme getirilir. Erkeklerde ise yine saçını kısa kestirememe ençok belirtilen sebeptir.
Doğuştan ya da ailesel olabilen kepçe kulak, herhangi bir sebebe bağlı oluşmaz. Herhangi bir hastalık ya da bozukluk belirtisi değildir. Çocuk okul çağında ise aile, kepçe kulak durumunun çocuklarını etkileyip etkilemediğini araştırmalıdırlar. Çünkü bazen çocuk bunu dile getiremez ve ruhsal bunalıma girebilir. Eğer çocuğunuz bu durumdan şikayet ediyorsa mutlaka bu konuyu önemseyiniz. Ancak çocuk bu durumdan şikayetçi değilse aile acele etmemeli, çocuğu ameliyata zorlamamalıdır. Çünkü kulak ameliyatı her devrede yapılabilir. Özellikle tedaviyi ve ameliyatı kendi isteyen çocuklar tedavi sırasında daha uyumlu olmaktadırlar. Çocuklarda 7-9 yaşnda bu işlem yapılabilir.
Sivilce (Akne Vulgaris) sıkılması

Bu sık görülen hastalık hem fiziksel olarak görüntüyü bozmakta hem de bu görüntü bozukluğu psikolojik bozuklukların artmasına neden olmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde uzun yıllar, hatta bir ömür boyunca devam edebilen bir hastalık haline dönüşmektir.
En sık karşılaştığımız 12-18 yaş gurubundan başlayarak, uygun tedavi alışkanlıkları ve tedavileri, hastanın cilt tipine ve hastalığın şiddetine göre uygulanmalıdır. Sivilce sadece yüz bölgesinde değil aynı zamanda sırt, göğüs, boyun gibi vücudun diğer bölümlerinde de çıkabilir.
Aknelerinizden kurtulmak için ne yapabilirsiniz ?
Yardım için bir eczacıya veya doktorunuza başvurmanın yanısıra, aknenizi etkileyecek şeylerden uzak durarak da kendinize yardım edebilirsiniz.
Sadece yıkamak tek başına akneyi iyileştirir mi ?
Sadece yıkamak aknenizi iyileştirmeyecektir. Tüm yaptığı deri yüzeyini aşırı yağlanmadan uzak tutmaktır.Deriyi temiz tutmanın kesinlikle birtakım yararları olmakla birlikte, aşırı temizlemeye dikkat edin. Belli bir miktar sebum, derinin, çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir; dolayısıyla aşırı yıkama ve ovuşturma yarardan çok zarar getirebilir. Tavsiye: Sade ve parfümsüz bir sabun deneyin. Eğer kullandığınız sabun derinizi tahriş ediyorsa, başka bir sabun deneyin.
Kozmetik ürünler akneyi artırırlar mı ?
Genç kızlar arasında, aknelerini makyaj ile gizlemeye çalışma eğilimi vardır. Bu, lekeleri nadiren kapatır ve deri gözeneklerini tıkar - bu neredeyse aknenin daha da kötüleşmesini garanti altına alan bir durumdur. Eğer makyaj yapmak istiyorsanız, hafif makyaj yapın ve soğuk krem değil hafif ve yağsız bir losyon deneyin.
Tavsiye: Yüz pudraları, dudak boyaları, göz kalemi, eyeliner ve rimel kesinlikle akneye neden olmaz ve nadiren deriyi tahriş eder.
Eğer akne varsa kaçınılması gereken herhangi bir yiyecek var mıdır ?
Tıbbi araştırmalar, akneye yol açan herhangi bir özel yiyecek türüne işaret etmemektedir. Fakat eğer herhangi bir yiyeceğin ani akne atakları ile ilişkili olduğunu düşünüyorsanız, o zaman bir süre bundan uzak durun ve neler olduğunu gözleyin. Yiyecekler konusunda genel olarak, vücudunuz ve onun içten içe akne ile savaşma yeteneği için ancak sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin yararlı olacağı söylenebilir.
Başka şeyler aknenizi kötüleştirebilir mi ?
Her türlü yağa maruz kalmak (örneğin, mekanik olarak), tıpkı diğer endüstriyel kimyasallar gibi akneye neden olabilir. Fırın içi gibi çok yüksek sıcaklıklar aşırı terlemeye ve aknenizin kötüleşmesine neden olabilir. Öte yandan, güneş ışığı lekeler için iyidir ve akneniz yaz aylarında daha kolay iyileşir. Bununla birlikte, önceden doktorunuzun tavsiyesi olmaksızın çok uzun süre güneş banyosu yapmaktan veya solaryumda kalmaktan kaçının.
Aknenin kötüleştiği dönemler var mıdır?
Evet, çok fazla stres ve endişe sıklıkla aknenizi kötüleştirebilir. Öğrenciler genellikle, aknelerinin sınav öncesi veya sınav dönemlerinde arttığını farkederler. Bunun yanında insanların stres altında iken akneleri ile oynama alışkanlıkları vardır.
Adet kanaması akneyi etkileyebilir mi ?
Evet, menstürasyonun başlamasından 7-10 gün önce aknelerin kötüleşmesi ender rastlanan bir durum değildir. Bu, hormon seviyelerindeki aylık değişikliklere bağlı bir durumdur.
Tavsiye: Bazı kontraseptif ilaçlar, premenstrüel aknenin etkisini hafifletebilirler.
Akneleri sıkmak, temizlenmesine yardımcı olur mu ?
Zaman zaman çok güçlü bir istek duysanız bile, sivilcelerinizi sıkmamaya çalışın. Sivilcelerin sertçe sıkılması deriye zarar verir, enfeksiyon ve enflamasyonun yayılma olasılığını artırır ve dolayısıyla iyileşmeyi geciktirir. Bazı durumlarda, kalıcı nedbeleşmeye yol açabilir. Kendinize engel olamadığınız durmlarda, sivilceyi nazik bir biçimde sıkın ve ardından birtakım dezenfektanlar sürün.
Aknenin kaybolması ne kadar zaman alır ?
Akne ile ilgili hemen her şey "olumsuzdur"-ve tedaviye yanıt vermesi için gereken zaman da buna dahildir. En etkili ürünlerde bile, herhangi bir ciddi ilerleme görmeniz için belli bir süre, bazen uzun bir süre geçmesi gerekir. Aknelerinizin temizlenmesi için genellikle birkaç aylık bir tedavi gerekir. Ayrıca akneye olan eğiliminiz devam ettikçe zaman zaman yeniden tedaviye gereksiniminiz olacağını da bilmelisiniz. Bu yüzden sabırlı olmayı deneyin, tedavinizi düzenli olarak uygulayın ve doktorunuzun önerilerini dinleyin.
Akne sadece ergenlik döneminde mi ortaya çıkar ?
Hayır, her ne kadar başlıca ergenlik çağındakilerin problemi olsa da, akne hem erken çocukluk döneminde hem de yetişkinlerde, hatta otuzlu kırklı yaşlarda bile görülebilir.
Giysiler akneyi etkileyebilir mi ?
Evet. Eğer vücudunuzda akne varsa, hafif giysiler giyin, yünlü ve sentetik malzeme gibi tahriş edici kumaşlardan kaçının. Akne bulunan bölgeler ile temas eden iç çamaşırlarınızı ve giysilerinizi çok temiz tutun.
Rezene + anason + biberiye ile selülit çözümü
Selülit çoğu kadının ortak derdi diyebiliriz.Bir maske ile bunada çözüm bulalım.
Malzemelerimiz : Rezene + anason + biberiye
Hazırlanış biçimi ise : Her sabah 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok
olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.Kolay gelsin.
Malzemelerimiz : Rezene + anason + biberiye
Hazırlanış biçimi ise : Her sabah 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok
olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.Kolay gelsin.
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Cilt Bakımı Yapıyor musunuz?
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Boyun kırışıklığı için çözüm ÖNERİLERİ.Buyrun sizinle paylaşalım.Kalın bir limon dilimi ile boynunuzu iyice ovalayın. Limon suyu boynunuzda 15 dakika kadar kaldıktan sonra, bol ılık suyla güzelce yıkayın.
Krem sürmeden önce, sıcak suya batırılmış havluyu boynunuza sararak 15- 20 dakika bırakın. Kremi de boynunuza aşağıdan yukarıya doğru kaydırarak sürün.
Her gün sürekli olarak boyun jimnastiği yapmayı ihmal etmeyin.
BOYUN KIRIŞIKLIĞI - BOYUNDAKİ KIRIŞIKLIKLAR
Boyun kırışıklığı için çözüm ÖNERİLERİ.Buyrun sizinle paylaşalım.Kalın bir limon dilimi ile boynunuzu iyice ovalayın. Limon suyu boynunuzda 15 dakika kadar kaldıktan sonra, bol ılık suyla güzelce yıkayın.
Krem sürmeden önce, sıcak suya batırılmış havluyu boynunuza sararak 15- 20 dakika bırakın. Kremi de boynunuza aşağıdan yukarıya doğru kaydırarak sürün.
Her gün sürekli olarak boyun jimnastiği yapmayı ihmal etmeyin.
03 12 2008
Kepçe büyük Kulak Cerrahisi
Otoplasti genellikle kepçe kulakları başa daha yaklaştırmak, eksik kıvrımlarını şekillendirmek veya büyük kulakları küçültmek amacıyla yapılır. Bu operasyon genellikle dört ve on yaş arasındaki çocuklara yapılmaktadır. Dört yaş itibariyle kulaklar hemen hemen tam olarak gelişmiş kabul edilir ve operasyon ne kadar erken yapılırsa çocukların dış çevrede karşılaşacağı problemler daha az olacaktır. Bu ameliyat erişkinlerde de yapılabilir ve erişkinler için ek bir risk söz konusu değildir.
Eğer kulak ameliyatını kendiniz veya çocuğunuz için düşünüyorsanız bu broşür size yapılacak işlemi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Birçok cerrah, çocukların kepçe kulakları hakkındaki hissi sorunlarına ebeveynlerin duyarlı olmalarını önermektedir; çocuğunuz değişiklik isteyene kadar cerrahi için ısrar etmeyiniz.Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle işlem sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.
İlk görüşmede operatörünüz hastanın durumunu değerlendirecek ve en etkili tekniği önerecektir.Ayrıca cerrahi müdahale için nasıl hazırlanılması gerektiğini açıklayacaktır.
Otoplasti genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır; bazen doktorunuz müdahalenin hastahanede yapılmasını önerebilir, böyle bir durumda hastanede bir gece geçirebilirsiniz.
Çocuğunuz küçükse doktorunuz genel anestezi önerebilir, böylece çocuğunuz operasyon boyunca derin bir uyku içinde olacaktır.
Otoplasti genellikle bir buçuk-iki saat sürer, komplike olgular daha uzun sürebilir.
Erişkinler ve çocuklar ameliyattan sonra ayağa kalkıp dolaşabilir ve eve gidebilirler. Hastamızın başı, ameliyatın sonunda şekillenme ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için sarılacaktır. Kulaklar birkaç gün ağrıyabilir ancak bu şikayet ilaçlarla yatıştırılabilir.
Yedi gün sonra bu sargı çıkarılarak daha hafif bir pansuman ile baş sarılacaktır. Bu sargıların da çıkarılmasından sonra doktorunuz özellikle geceleri kullanmak üzere kafa bandı (tenisçi bandı-bandana) önerecektir. Bu bandın gündüz de kullanılması kulağın şeklinin daha iyi muhafazasına yardımcı olacaktır. Dikişler genellikle bir hafta içinde alınır veya kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.Kulağın büküleceği herhangi bir aktiviteden bir buçuk ay kadar kaçınılmalıdır. Erişkinlerin çoğu işlerine aşağı yukarı on gün içinde dönebilir. Çocuklar yedi gün civarı bir sürede okula gidebilirler,ancak aktivitelerde dikkatli olmaları gerekir. Çocuğunuzun öğretmeninden bu konuda birkaç hafta boyunca çocuğunuza göz kulak olması yönünde yardım isteyebilirsiniz.
Otoplasti kalifiye,deneyimli bir cerrah tarafından yapılırsa komplikasyonlar oldukça nadir ve küçüktür. Ancak her cerrahide olduğu gibi cerrahi ile ilgili riskler ve işleme özel spesifik komplikasyonlar söz konusu olabilir.
Hastaların küçük bir yüzdesinde kulakta kan pıhtısı gelişebilir. Bu pıhtı kendiliğinden eriyip yok olabilir veya bir iğneyle çekilebilir. Nadiren, kulak kıkırdağında skar dokusu oluşumuna neden olan bir enfeksiyon gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir; nadiren enfekte bölgeyi cerrahi işlemle boşaltmak gerekebilir.
Kepçe kulak dışında, ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Bunlar arasında “Lop Ear” kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı ise; “Cup Ear” çok küçük kulak ve “Shell Ear” dış kenardaki kurvatur, doğal kıvrım ve çizgilerin kaybolduğu kulak sayılabilir. Ayrıca büyük kulak memelerine yönelik işlemler de yapılabilir. Yine ek olarak doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulak yapılabilir. Bazen orijinal problemden daha kötü olan bir skar kalabilir. Kendi probleminizle ilgili olarak cerrahinin etkinliğini doktorunuza sorunuz.
Birçok hasta ,genç veya erişkin kulak ameliyatı sonucundan tatmin olmayabilir. Ancak amaç unutmayınız ki mükemmele ulaşmak değil daha iyiye ulaşmaktır. Her iki kulağın tıpa tıp eşit olacağını ummayınız; mutlak simetri hem olanaksız hem de doğal olmayan bir şeydir. Müdahaleyi ve beklentilerinizi operasyon öncesi doktorunuzla tartışırsanız sonuçtan daha memnun kalma şansınız artar.
Eğer kulak ameliyatını kendiniz veya çocuğunuz için düşünüyorsanız bu broşür size yapılacak işlemi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Birçok cerrah, çocukların kepçe kulakları hakkındaki hissi sorunlarına ebeveynlerin duyarlı olmalarını önermektedir; çocuğunuz değişiklik isteyene kadar cerrahi için ısrar etmeyiniz.Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle işlem sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.
İlk görüşmede operatörünüz hastanın durumunu değerlendirecek ve en etkili tekniği önerecektir.Ayrıca cerrahi müdahale için nasıl hazırlanılması gerektiğini açıklayacaktır.
Otoplasti genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır; bazen doktorunuz müdahalenin hastahanede yapılmasını önerebilir, böyle bir durumda hastanede bir gece geçirebilirsiniz.
Çocuğunuz küçükse doktorunuz genel anestezi önerebilir, böylece çocuğunuz operasyon boyunca derin bir uyku içinde olacaktır.
Otoplasti genellikle bir buçuk-iki saat sürer, komplike olgular daha uzun sürebilir.
Erişkinler ve çocuklar ameliyattan sonra ayağa kalkıp dolaşabilir ve eve gidebilirler. Hastamızın başı, ameliyatın sonunda şekillenme ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için sarılacaktır. Kulaklar birkaç gün ağrıyabilir ancak bu şikayet ilaçlarla yatıştırılabilir.
Yedi gün sonra bu sargı çıkarılarak daha hafif bir pansuman ile baş sarılacaktır. Bu sargıların da çıkarılmasından sonra doktorunuz özellikle geceleri kullanmak üzere kafa bandı (tenisçi bandı-bandana) önerecektir. Bu bandın gündüz de kullanılması kulağın şeklinin daha iyi muhafazasına yardımcı olacaktır. Dikişler genellikle bir hafta içinde alınır veya kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.Kulağın büküleceği herhangi bir aktiviteden bir buçuk ay kadar kaçınılmalıdır. Erişkinlerin çoğu işlerine aşağı yukarı on gün içinde dönebilir. Çocuklar yedi gün civarı bir sürede okula gidebilirler,ancak aktivitelerde dikkatli olmaları gerekir. Çocuğunuzun öğretmeninden bu konuda birkaç hafta boyunca çocuğunuza göz kulak olması yönünde yardım isteyebilirsiniz.
Otoplasti kalifiye,deneyimli bir cerrah tarafından yapılırsa komplikasyonlar oldukça nadir ve küçüktür. Ancak her cerrahide olduğu gibi cerrahi ile ilgili riskler ve işleme özel spesifik komplikasyonlar söz konusu olabilir.
Hastaların küçük bir yüzdesinde kulakta kan pıhtısı gelişebilir. Bu pıhtı kendiliğinden eriyip yok olabilir veya bir iğneyle çekilebilir. Nadiren, kulak kıkırdağında skar dokusu oluşumuna neden olan bir enfeksiyon gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir; nadiren enfekte bölgeyi cerrahi işlemle boşaltmak gerekebilir.
Kepçe kulak dışında, ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Bunlar arasında “Lop Ear” kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı ise; “Cup Ear” çok küçük kulak ve “Shell Ear” dış kenardaki kurvatur, doğal kıvrım ve çizgilerin kaybolduğu kulak sayılabilir. Ayrıca büyük kulak memelerine yönelik işlemler de yapılabilir. Yine ek olarak doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulak yapılabilir. Bazen orijinal problemden daha kötü olan bir skar kalabilir. Kendi probleminizle ilgili olarak cerrahinin etkinliğini doktorunuza sorunuz.
Birçok hasta ,genç veya erişkin kulak ameliyatı sonucundan tatmin olmayabilir. Ancak amaç unutmayınız ki mükemmele ulaşmak değil daha iyiye ulaşmaktır. Her iki kulağın tıpa tıp eşit olacağını ummayınız; mutlak simetri hem olanaksız hem de doğal olmayan bir şeydir. Müdahaleyi ve beklentilerinizi operasyon öncesi doktorunuzla tartışırsanız sonuçtan daha memnun kalma şansınız artar.
5 Aşamada Yumuşak yumuşacık Dudaklar
Kış geliyor, dudaklarınız yavaş yavaş kuruyabilir. Dudaklarınız sık sık çatlıyorsa, bu probleminizi çözmenin kolay yolları var. 5 adımda yumuşak dudaklara sahip olun! * Bir kumaş parçasını ıslak suya batırıp biraz sıkarak dudaklarınızda bekletin. Sıcak ve nemli bez dudaklarınızı yumuşatacaktır.
* Dudaklarınızı bol miktarda bal ile sürtün.
* Dudaklarınızı diş fırçanız ile ovun.
* Dudaklarınıza bir bez parçasıyla bal ya da erimiş şekeri güzelce sürün.
* Dudaklarınızı hafifçe ovun.
* Dudaklarınızı bol miktarda bal ile sürtün.
* Dudaklarınızı diş fırçanız ile ovun.
* Dudaklarınıza bir bez parçasıyla bal ya da erimiş şekeri güzelce sürün.
* Dudaklarınızı hafifçe ovun.
Şimdi ‘pantolon estetiği’
Bacak estetiğinin alanına giren birçok konu var. En önemlilerinden biri, baldırlara uygulanan estetik işlemler. Bu operasyonlar, ileri derecede kilo alıp vermiş kişilerde bacağın üst bölümünün sarkması nedeniyle uygulanıyor. Bu durumda bacakta oluşan ve deri fazlalığı olan bölgelerin adeta pantolon çeker gibi estetik operasyon ile yukarı çekilmesi söz konusu.
Bu sorun, bacağın iç ve arka kısımlarında da görülebiliyor. Daha da ileri durumlarda, örneğin 40-50 kilo veren kişilerde, eldiven gibi bacağın tüm üst bölümünün yukarı çekilmesi şeklinde bir ameliyat yapılması gerekiyor. Bu da oldukça zor bir ameliyat.
Bu konuda hastalara belli bir süre hareketsizlik öneriyoruz. Buradaki izlerin, özellikle kasık içindekilerin yerçekimiyle genişleyip aşağı doğru sarkabileceğinin hastaya anlatılması gerekiyor.
Bacaklardaki yağ çıkıntıları, bacağın görüntüsünü bozuyor. Bunu ortadan kaldırmakta ise en çok “liposuction” yöntemi kullanılıyor. Yağ fazlalıkları alınarak bu düzensiz çıkıntılar azaltılabiliyor.
Bacağın şeklinin çok kalın görünmesine neden olan yağ fazlalıkları da aynı şekilde alınıyor. Ancak kas yapısının artmasıyla oluşan deformitelere bir şey yapma şansımız yok.
Bu sorun, bacağın iç ve arka kısımlarında da görülebiliyor. Daha da ileri durumlarda, örneğin 40-50 kilo veren kişilerde, eldiven gibi bacağın tüm üst bölümünün yukarı çekilmesi şeklinde bir ameliyat yapılması gerekiyor. Bu da oldukça zor bir ameliyat.
Bu konuda hastalara belli bir süre hareketsizlik öneriyoruz. Buradaki izlerin, özellikle kasık içindekilerin yerçekimiyle genişleyip aşağı doğru sarkabileceğinin hastaya anlatılması gerekiyor.
Bacaklardaki yağ çıkıntıları, bacağın görüntüsünü bozuyor. Bunu ortadan kaldırmakta ise en çok “liposuction” yöntemi kullanılıyor. Yağ fazlalıkları alınarak bu düzensiz çıkıntılar azaltılabiliyor.
Bacağın şeklinin çok kalın görünmesine neden olan yağ fazlalıkları da aynı şekilde alınıyor. Ancak kas yapısının artmasıyla oluşan deformitelere bir şey yapma şansımız yok.
İnci gibi bembeyaz dişler için ipucu ve taktikler
Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler yüzünden gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin…Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor. Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.
1) Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.
2) Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsaniz, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.
3) Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşın diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.
4} Dişleri hızlı ve kısa sûrede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez. İnsanlann yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin
1) Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?
Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.
2) Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsaniz, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.
3) Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?
Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşın diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.
4} Dişleri hızlı ve kısa sûrede fırçalamak iyi sonuç verir mi?
Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez. İnsanlann yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin
01 12 2008
Cilt lekelerine doğal çözümler
Cildiniz lekeliyse maskeleri uygulamadan önce cildinizi ılık suyla temizledikden sonra cilt bakımına geçin.
Maske çeşidi 1 : Bal ile nişadırı karıştırın ve bunu krem kıvamına gelene kadar devam edin.Bu losyon tarzı kremle günde 2 defa lekelere uygularsanız eğer yararını göreceksiniz.
Maske çeşidi 2 : Limonun kabuğunu rendeleyin.Daha sonra yumurta akını alarak ikisini krem kıvamına gelene kadar karıştırın.Daha sonra bunu duşdan 60 dakika kadar önce uygulayın.
Maske çeşidi 3 : Limon suyu ile elma suyunu alın ve karıştırın.Daha sonra ise bune sütle birlikte birde zeytinyağı ekleyin ve daha sonra ocakda kaynatın..Bu karışımı soğuyunca cildinize uygulayabilirsiniz.Lekeleriniz için iyi gelecektir.
Maske çeşidi 4 : Bir adet havuç suyu ile kil toprağını karıştırın (kil toprağını aktarlardan temin edebilirsiniz.) Ardından bunun içine krem olana dek zeytinyağınıda ilave edin.Cildinizdeki lekeler yok olana dek bunu hergün devamlı kullanabilirsiniz.
Maske çeşidi 1 : Bal ile nişadırı karıştırın ve bunu krem kıvamına gelene kadar devam edin.Bu losyon tarzı kremle günde 2 defa lekelere uygularsanız eğer yararını göreceksiniz.
Maske çeşidi 2 : Limonun kabuğunu rendeleyin.Daha sonra yumurta akını alarak ikisini krem kıvamına gelene kadar karıştırın.Daha sonra bunu duşdan 60 dakika kadar önce uygulayın.
Maske çeşidi 3 : Limon suyu ile elma suyunu alın ve karıştırın.Daha sonra ise bune sütle birlikte birde zeytinyağı ekleyin ve daha sonra ocakda kaynatın..Bu karışımı soğuyunca cildinize uygulayabilirsiniz.Lekeleriniz için iyi gelecektir.
Maske çeşidi 4 : Bir adet havuç suyu ile kil toprağını karıştırın (kil toprağını aktarlardan temin edebilirsiniz.) Ardından bunun içine krem olana dek zeytinyağınıda ilave edin.Cildinizdeki lekeler yok olana dek bunu hergün devamlı kullanabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
