17 02 2011

Hamilelikte Selülit Çözümleri


Hamilelikte Selülit Çözümleri

Selülit, senelerdir estetik bir sorun olarak görülmektedir fakat aslında tıbbi bir problemdir ve oluşumu kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Selülit genellikle bacakların üst kısımlarında, dizin ve bileğin iç kısımlarında, kalçalarda, baldırlarda ve ender olarak da kolların iç yüzeyinde, kol altlarında ve bel bölgesinde ortaya çıkar.

Kadınlık hormonları nedeniyle kadınlar fazla yağlarını vücutlarının dişi kıvrımlarının bulunduğu kısımlarda depolarlar. Bu sebepten selülit vücudun bu bölgelerinde yoğunlaşır.
Cilt 3 katmandan oluşur. Epidermis, dermis ve hipodermis tabakaları. Selülit dokusu ise daha çok dermis ve hipodermis olarak bilinen cildin “derin” dokularında ortaya çıkar. Ergenlikte başlayıp, ilerki yaşlara kadar ve özellikle hamilelik döneminde görülebilir. Yüzeysel yani cilde yakın yağların günlük enerji olarak kullanılmamaları sonucu şekil değiştirmeleri selülite yol açar. Cilt üzerindeki portakal kabuğu görüntüsünün nedeni çok fazla büyüme ve sayıları artmış yağ hücrelerinin bağ dokusu arasına hapsolması nedeniyle ortaya çıkan basınçtır. Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menapoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörlerdir. Ciddi bir problem olan selülit, sanılanın aksine sadece kilolu bayanlarda görülmez. Zayıf ya da şişman her kadının korkulu rüyasıdır. Selülit azaltılabilir ve oluşumu kontrol altına alınabilir. Erken safhalardaki selülit tedavileri daha basit ve kolay olmaktadır. Hamilelik zamanında ortaya çıkan selülitlerin medikal tedavisi bu zaman içerisinde yapılamadığından, ancak önlem almak ve bu dönemi selülit olasılığını en aza indirerek geçirmek gereklidir. Bu sebepten hamilelerin günlük yaşamda yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

www.guzelllik.com önerileri

- Sodyum yani tuz muhakkak azaltılmalıdır

- Yağ tüketiminden kaçınılmalıdır
- Bitkisel yağ tercih edilmeli ve mümkün olduğu kadar az kullanılmalıdır

- Bol bol su içilmelidir. Mümkünse su tüketiminde günde iki litrenin altında olamamalıdır

- Şekeri daha az tüketilmelidir
- Alkol azaltılmalıdır
- Kahve çok az tüketilmelidir
- Bol miktarda salata ve sebze yenmeli ve sebzeler mümkün olduğu kadar taze tüketilmelidir
- Yemeklerle ya da hemen sonra meyve yemek yağ emilimini artıracağından, meyve en az 2 saat sonra yenmelidir
- Yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir

- Banyo yaparken, bacaklara kese yapmak ve soğuk su ile yıkamak kan akışını hareketlendireceğinden faydalıdır
- Karbonhidratlı yiyecekler daha az yenmelidir
- Katkı maddesi içiren gıdalardan uzak durulmalıdır
- Düzenli olarak spor yapılmalıdır. Yürüyüş yapmak ve yüzmek, hem yağların yakılmasını sağlamakta hem de selülitten korumaktadır
- Çikolata ve kolalı içecekler çok tüketilmemelidir
- Fast food gıdalar tercih edilmemelidir

07 02 2011

Burun Estetiği Hakkında


Burun Estetikleri:

Suratın tam ortasında bulunması burunun yüz estetiğinin en önemli unsuru olmasına yol açar. Bu sebepten burun estetiği ameliyatları kişinin yüz görünümünde belirgin bir değişime neden olur. Bu değişimin hastayı olumlu etkilemesi, yani operasyon sonucundan memnun kalması için muhakkak kendisini hazır hissetmesi ve bu girişime yeterince kendini hazırlaması şarttır. Burun estetiği burun kıkırdak ve kemiklerinin gelişimini tamamladığı 17 yaşından önce yapılmamalıdır. Karar verildikten ve doktora başvurulduktan sonra burun şeklinin farklı yön ve açılardan incelenmesi, burun içi hava yollarının muayenesi, fotoğraf ve gerekirse röntgenlerin çekilmesi gerekir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonraki aşama kişinin cinsiyetine, yüz şekline, saç ve cilt yapısına uyacak burun modelinin belirlenmesidir. Bu amaçla benzer yüz şeklindeki hastalara daha önce yapılmış olan ameliyat fotoğraflarından ve kişinin kendi yüzünün bilgisayar ekranında rötüşlanması ile oluşturulan şekillerden yararlanılır. Ameliyat genel anestezi altına yapılır ve yaklaşık 45 dakika sürer. Bu süre sonunda burun içine tamponlar yerleşmiş ve burun üstten alçılanmış olarak hasta uyanır. Ameliyatın tamamı burun deliklerinin içinden yapıldığından dışardan hiçbir iz oluşmaz.

Ameliyat sırasında burun içine verilen kanamayı önleyici ilaçlara rağmen ameliyat sonrasında göz çevresi ve yanaklarda, bünyeye göre değişen miktarlarda, ödem-şişme oluşur. Bu şişme ve bazen morarma nedeni ile dışarıdan bakanlar için ameliyat sonrası yüz görünümü ürkütücü olsa da hastalar ağrı duymamakta ve isterlerse aynı gün eve gitmelerine izin verilmektedir. Burun içindeki tamponlar 1 günde, burun üzerindeki alçı ise 1 haftada alınır. Bu arada ameliyat sonrası şişler de dağılmış olur. Kalan az miktardaki ödemin dağılması ve burunun son şeklini alması birkaç ay devam eden bir süreçtir. Sonuç ne kadar olumlu olursa olsun yeni şekle adaptasyon için belirli bir zaman gereklidir. Hasta ne kadar gençse ve ameliyat olmaya ne kadar istekli ise bu süre o kadar kısalır. Yaygın endişenin aksine iyileşmiş bir burun ameliyatının sonradan çökmesi yada düşmesi söz konusu değildir. Ehil olmayan ellerde gereğinden küçük yapılmış, ancak erken ameliyat sonrası dönemde şişler yüzünden bu durumun belli olmadığı olgularda, ödemler dağılıp gerçek şekil ortaya çıktığında burun çöktü şeklinde bir yanlış tanımlama yapılmaktadır.

Unutulmamalıdır ki uzman olan kişilerce yapıldığında böyle bir olasılık yoktur. Alçı sonrası hamam, sauna ve güneşlenme 6 hafta süre ile sakıncalıdır. Bu sayılanların kişinin sağlığı yada ameliyat sonucuna hiçbir zararı olmamakla birlikte, ödemlerin-şişlerin inmesini geciktirmesi nedeni ile yapılmaması uygundur. Spor yapmaya ise üç hafta sonra izin verilir.

.

.

17 02 2011

Hamilelikte Selülit Çözümleri


Hamilelikte Selülit Çözümleri

Selülit, senelerdir estetik bir sorun olarak görülmektedir fakat aslında tıbbi bir problemdir ve oluşumu kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Selülit genellikle bacakların üst kısımlarında, dizin ve bileğin iç kısımlarında, kalçalarda, baldırlarda ve ender olarak da kolların iç yüzeyinde, kol altlarında ve bel bölgesinde ortaya çıkar.

Kadınlık hormonları nedeniyle kadınlar fazla yağlarını vücutlarının dişi kıvrımlarının bulunduğu kısımlarda depolarlar. Bu sebepten selülit vücudun bu bölgelerinde yoğunlaşır.
Cilt 3 katmandan oluşur. Epidermis, dermis ve hipodermis tabakaları. Selülit dokusu ise daha çok dermis ve hipodermis olarak bilinen cildin “derin” dokularında ortaya çıkar. Ergenlikte başlayıp, ilerki yaşlara kadar ve özellikle hamilelik döneminde görülebilir. Yüzeysel yani cilde yakın yağların günlük enerji olarak kullanılmamaları sonucu şekil değiştirmeleri selülite yol açar. Cilt üzerindeki portakal kabuğu görüntüsünün nedeni çok fazla büyüme ve sayıları artmış yağ hücrelerinin bağ dokusu arasına hapsolması nedeniyle ortaya çıkan basınçtır. Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menapoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörlerdir. Ciddi bir problem olan selülit, sanılanın aksine sadece kilolu bayanlarda görülmez. Zayıf ya da şişman her kadının korkulu rüyasıdır. Selülit azaltılabilir ve oluşumu kontrol altına alınabilir. Erken safhalardaki selülit tedavileri daha basit ve kolay olmaktadır. Hamilelik zamanında ortaya çıkan selülitlerin medikal tedavisi bu zaman içerisinde yapılamadığından, ancak önlem almak ve bu dönemi selülit olasılığını en aza indirerek geçirmek gereklidir. Bu sebepten hamilelerin günlük yaşamda yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

www.guzelllik.com önerileri

- Sodyum yani tuz muhakkak azaltılmalıdır

- Yağ tüketiminden kaçınılmalıdır
- Bitkisel yağ tercih edilmeli ve mümkün olduğu kadar az kullanılmalıdır

- Bol bol su içilmelidir. Mümkünse su tüketiminde günde iki litrenin altında olamamalıdır

- Şekeri daha az tüketilmelidir
- Alkol azaltılmalıdır
- Kahve çok az tüketilmelidir
- Bol miktarda salata ve sebze yenmeli ve sebzeler mümkün olduğu kadar taze tüketilmelidir
- Yemeklerle ya da hemen sonra meyve yemek yağ emilimini artıracağından, meyve en az 2 saat sonra yenmelidir
- Yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir

- Banyo yaparken, bacaklara kese yapmak ve soğuk su ile yıkamak kan akışını hareketlendireceğinden faydalıdır
- Karbonhidratlı yiyecekler daha az yenmelidir
- Katkı maddesi içiren gıdalardan uzak durulmalıdır
- Düzenli olarak spor yapılmalıdır. Yürüyüş yapmak ve yüzmek, hem yağların yakılmasını sağlamakta hem de selülitten korumaktadır
- Çikolata ve kolalı içecekler çok tüketilmemelidir
- Fast food gıdalar tercih edilmemelidir

07 02 2011

Burun Estetiği Hakkında


Burun Estetikleri:

Suratın tam ortasında bulunması burunun yüz estetiğinin en önemli unsuru olmasına yol açar. Bu sebepten burun estetiği ameliyatları kişinin yüz görünümünde belirgin bir değişime neden olur. Bu değişimin hastayı olumlu etkilemesi, yani operasyon sonucundan memnun kalması için muhakkak kendisini hazır hissetmesi ve bu girişime yeterince kendini hazırlaması şarttır. Burun estetiği burun kıkırdak ve kemiklerinin gelişimini tamamladığı 17 yaşından önce yapılmamalıdır. Karar verildikten ve doktora başvurulduktan sonra burun şeklinin farklı yön ve açılardan incelenmesi, burun içi hava yollarının muayenesi, fotoğraf ve gerekirse röntgenlerin çekilmesi gerekir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonraki aşama kişinin cinsiyetine, yüz şekline, saç ve cilt yapısına uyacak burun modelinin belirlenmesidir. Bu amaçla benzer yüz şeklindeki hastalara daha önce yapılmış olan ameliyat fotoğraflarından ve kişinin kendi yüzünün bilgisayar ekranında rötüşlanması ile oluşturulan şekillerden yararlanılır. Ameliyat genel anestezi altına yapılır ve yaklaşık 45 dakika sürer. Bu süre sonunda burun içine tamponlar yerleşmiş ve burun üstten alçılanmış olarak hasta uyanır. Ameliyatın tamamı burun deliklerinin içinden yapıldığından dışardan hiçbir iz oluşmaz.

Ameliyat sırasında burun içine verilen kanamayı önleyici ilaçlara rağmen ameliyat sonrasında göz çevresi ve yanaklarda, bünyeye göre değişen miktarlarda, ödem-şişme oluşur. Bu şişme ve bazen morarma nedeni ile dışarıdan bakanlar için ameliyat sonrası yüz görünümü ürkütücü olsa da hastalar ağrı duymamakta ve isterlerse aynı gün eve gitmelerine izin verilmektedir. Burun içindeki tamponlar 1 günde, burun üzerindeki alçı ise 1 haftada alınır. Bu arada ameliyat sonrası şişler de dağılmış olur. Kalan az miktardaki ödemin dağılması ve burunun son şeklini alması birkaç ay devam eden bir süreçtir. Sonuç ne kadar olumlu olursa olsun yeni şekle adaptasyon için belirli bir zaman gereklidir. Hasta ne kadar gençse ve ameliyat olmaya ne kadar istekli ise bu süre o kadar kısalır. Yaygın endişenin aksine iyileşmiş bir burun ameliyatının sonradan çökmesi yada düşmesi söz konusu değildir. Ehil olmayan ellerde gereğinden küçük yapılmış, ancak erken ameliyat sonrası dönemde şişler yüzünden bu durumun belli olmadığı olgularda, ödemler dağılıp gerçek şekil ortaya çıktığında burun çöktü şeklinde bir yanlış tanımlama yapılmaktadır.

Unutulmamalıdır ki uzman olan kişilerce yapıldığında böyle bir olasılık yoktur. Alçı sonrası hamam, sauna ve güneşlenme 6 hafta süre ile sakıncalıdır. Bu sayılanların kişinin sağlığı yada ameliyat sonucuna hiçbir zararı olmamakla birlikte, ödemlerin-şişlerin inmesini geciktirmesi nedeni ile yapılmaması uygundur. Spor yapmaya ise üç hafta sonra izin verilir.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.